Hikâyenin Sonu: COP31 | Sayı #14
Fizik tedavi ve rehabilitasyon süreçlerinin iklim krizi ile ne alakası var?
Antroposen’e hoşgeldiniz! Artık insanlığın doğa üzerindeki tahakkümünün paradoksundan kaçamayacaksınız. İnsanların özgürlüğünü mümkün kılan istikrarlı iklimsel ve ekolojik koşullar, gene onların faaliyetlerinin yarattığı bu küresel kriz yüzünden tehdit altında.
Slavoj Žižek 2012 yılında yayımlanan Antroposen’e Hoşgeldiniz kitabında bu paradoks üzerine düşünürken, özellikle iklim krizinin bir sağlık acil durumu olarak ele alınmasının ve “duyarlılık” düzeyinde tartışmalarla kaybedecek vaktimizin olmadığının altını çiziyor.

Öte yandan, geçtiğimiz hafta Apaçık Radyo’da yayınlanan Önce Sağlık’ta da konuştuğumuz gibi; Holosen döneminin gezegeni yuvaya dönüştüren, mevsimlerin tahmin edilebilir olmasını, güvenli gıdaya ulaşmamızı ve suyla, hayatla, diğer canlılarla uyumlu bir yaşam sürmemizi sağlayan sisteminin çökmesine neden olabilecek dokuz eşikten yalnızca biri küresel ısınmaya bağlı iklim değişikliği. Üstelik, küresel ısınmayı da kritik eşik olarak görülen sanayi öncesi döneme göre 1,5, derecenin altında (bu hedef 2015 yılında Paris Anlaşması’yla netleştirilmişti) tutamıyoruz.
Dr. Demet Parlar, ortalama hava sıcaklığı arttıkça hareketliliğin azaldığını açıklıyor. Oysa egzersiz, kas ve iskelet sistemi sorunlarını önlemenin yanı sıra metabolik hastalıkların, hipertansiyonun ve depresyonun kontrolünde de kritik. Ayrıca sıcaklık artışları, tıpkı bu yıl Avrupa’da olduğu gibi, yaşlılarda, yoksullarda ve açık havada çalışan emekçilerde erken ölüm riskini yükseltiyor. Fakat bu kadar da değil. Eğer iklim krizinin sağlık üzerindeki etkilerine karşı bir dirençlilik oluşturacaksak, enfeksiyon hastalıkları uzmanlarından halk sağlığı uzmanlarına, pediatristlerden kardiyologlara, nörologlardan psikiyatristlere kadar sağlık alanının bütün branşlarının bu sağlık acil durumunda rol alması gerekiyor.
Önce Sağlık’ta Selim Badur ve Ayşegül Tözeren ile konukları Dr. Demet Parlar, iklim krizinin çok boyutlu sağlık etkilerini, COP31 ve Halkların İklim Zirvesi hazırlıklarını, sağlık sistemlerinin iklim krizine karşı dayanıklılığını ve deprem sonrası Antakya’nın dirençli kent olma sürecinde yaşadığı sorunları konuşuyorlar.
Bu çok katmanlı krizin karşısında yalnızca devletlerin ve uluslararası kurumların ötesinde hepimizin, sağlık çalışanlarının, bilim insanlarının, yerel toplulukların ve iklim hareketlerinin de söz almasını sağlayan başka bir alan var: Halkların İklim Zirvesi.
COP31 sırasında gerçekleştirilecek Halkların İklim Zirvesi, iklim müzakerelerinin resmî gündeminin dışında kalan deneyimlerin, taleplerin ve mücadelelerin bir araya geleceği bir buluşma olarak hazırlanıyor. Sağlık, kentler, gıda, ekoloji, emek ve adalet gibi birbirinden ayrı görünen başlıkların aslında aynı krizin farklı yüzleri olduğunu hatırlamak ve “hikâyenin sonunu” yazarken kalemi ele almak için Halkların İklim Zirvesi üzerine yayınlarımızı takip edebilirsiniz!
Benzer İçerikler
COP31’e Doğru: İklim, Sağlık ve Adalet
Ayşegül Tözeren, Selim Badur, Demet Parlar
Her Şey Çalışıyor (Gibi)
Apaçık Radyo
"COP31, dünyanın fosil yakıtları değerlendireceği kritik bir dönüm noktası olmalı"
Atlas Sarrafoğlu
Neşemizi çalamazlar ya
Apaçık Radyo