Açık Bilinç'te Güven Güzeldere, psikolinguistik serisinin bu bölümünde Koç Üniversitesi Dil ve İletişim Gelişimi Laboratuvarı yöneticisi Prof. Dr. Aylin Küntay ile Türkçeyi psikolinguistik alanında dünya haritasına yerleştiren akademik kuşak aktarımını ele alıyor.
Türkçe'yi anadili olarak edinen çocuklardaki süreçleri incelemeye başlayan Dan Slobin ve onun öğrencisi olarak Kaliforniya Üniversitesi Berkeley'de doktora yapan ve alanı Türkiye'ye taşıyan Ayhan Aksu Koç'un ardından konuğumuz, Boğaziçi Üniversitesi'nde Ayhan Aksu Koç'un öğrencisi olduktan sonra doktorasını yine Berkeley'de yapmış ve sonrasında Türkiye'ye dönerek psikolinguistik çalışmalarına devam etmiş olan Prof. Aylin Küntay.

Prof. Aylin Küntay, yıllardır Koç Üniversitesi'nde psikolinguistik çalışmalarını sürdürüyor ve bu alanda Türkiye ve Türkçe'nin uluslararası tanınırlığına sahip olmasında çok katkıları oldu.

Artık psikolinguistik denince geçmişin aksine alandaki herkesin aklına Türkçe çalışmaları geliyor.
Prof. Aylin Küntay'ın 1988'de kurulan ve Avrupa çapında bilgi ve eğitimi ilerletmeye adanmış saygın bireysel üyelerden oluşan seçkin bir Avrupa Beşeri Bilimler, Edebiyat ve Bilim Akademisi olan "Academia Europaea"daki tanınırlığını da unutmayalım.

Peki psikolingustik alanının geleceği nasıl görünüyor?
Öncelikle, son zamanlarda yapay zekânın "Büyük Dil Modelleri" sayesinde çok öne çıkması psikolingustik alanının önemini arttırdı. Prof. Küntay'ın "sosyal robotlar" alanında yeni çalışmaları olduğunu da
bu bağlamda not ediyorum.

Bu seri boyunca, Türkiye'deki psikolinguistik çalışmalarının nasıl evrilerek geliştiğini ve alanının büyümesiyle öneminin arttığını bu alanda çalışan genç kuşak araştırmacıların yaptıklarında da gözlemlemek mümkün.
Gelecek hafta, psikolingustik serisinin son bölümünde, bu alanda çalışmakta olan Türkiye kökenli en genç araştırmacı Prof. Ercenur Ünal'ı konuk edeceğiz.


