Haftanın Kitabı’nda Ceyhan Usanmaz, Babas’ın "İnsanını Nasıl Eğitirsin?" ile Ulrica Norberg ve Carina Nunstedt’in "Cat Power: Kedilerin Şifalı Gücü" kitaplarını mercek altına alarak; kedilerin aslında bizi yavaş yavaş evcilleştirdiğini ve bunun hiç de kötü bir şey olmadığını hatırlatıyor.
“Şu ana dek dünya üzerinde hiç bu kadar çok insan ve bu kadar çok kedi aynı anda yaşamamıştı. Görünüşe göre bu yaratıklarla bir arada yaşamayı öğrenmişiz. Bazen hayranlık verici yeteneklere sahip olan bu tür, çoğu zaman da akıl almaz bir aptallıkla hareket eder. Gerçek şu ki, onları eğitmek aslında oldukça kolaydır. Hatta tek tek bakarsak, bazıları hiç de fena sayılmaz.”

Kendisini kedilere adayan bir rehber var elimizde ama bakış açısını tersyüz ederek yapıyor bunu; bir kedinin bakış açısından insanını nasıl seçeceğin, nasıl eğiteceğin ve nasıl zararsız biçimde evcilleştireceğin üzerine fütursuzca tavsiyeler sunuyor. Büyük maymunlar ailesine mensup olan bu gürültücü türün (yani biz insanların) el dedikleri ön pati becerilerinden davranış kalıplarına, yalnız yaşayan bireylerin neden daha rahat “eğitilebilir” olduğuna, ilk insanların eşya kullanma alışkanlıklarından bugün eşyalara hizmet etmeye dönüşmüş tuhaf ritüellerine kadar pek çok başlığı eğlenceli bir bilimsel rapor gibi masaya yatırıyor bu el kitabı. Kedi olarak, bir insanı kendine nasıl bağlayacağını da gayet teknik bir ciddiyetle ele alıyor İnsanını Nasıl Eğitirsin?: Mırlama süresi, şirinliğin kritik eşiği, bekletme taktikleri, yaşam alanının sınırları, takıntılar, alışkanlıklar, birlikte yaşanan diğer canlılarla güç dengeleri… Kısacası, kedigillerin tarih boyunca zaten sessizce uyguladığı stratejilerin biraz daha açık edilmiş bir versiyonu.

Söz konusu ‘kedisel’ perspektifi tamamlayan, hatta yeni bir boyut ekleyen bir kitap daha var; üstelik, İnsanını Nasıl Eğitirsin?’le neredeyse eşzamanlı yayımlandı Türkçede: Ulrica Norberg ile Carina Nunstedt’in Cat Power’ı. Bu kitap, kedilerin insan üzerindeki etkisini yalnızca davranışsal değil, ruhsal ve duygusal boyutlarıyla ele alıyor. Norberg ile Nunstedt’e göre kedi, yalnızca bir ev arkadaşı değil; varlığıyla mekânı sakinleştiren, ritmi düşüren, bizi daha dengeli bir yaşama davet eden bir rehber. Kedinin suskun ama süreğen enerjisi, modern dünyanın hızına karşı adeta bir panzehir gibi işlev görüyor.

Bir yanda insanı ince ince işleyen, onun neye nasıl tepki verdiğini bilen taktiksel bir “kedi el kitabı”; diğer yanda kediyle kurulan ilişkinin insanın iç dünyasını dönüştüren, hatta iyileştiren yönünü vurgulayan bir çalışma. Bu iki kitap birlikte okunduğunda, bakış açılarının zıtlığına karşın oldukça ‘uyumlu’ bir tablo ortaya çıkıyor, en çok da insanı hafifçe utandıracak bir öz-farkındalık yaratma özellikleriyle kesişiyorlar. Ve bir de, sayfaları arasındaki harika çizimleriyle...

Belki de şöyle noktalamak gerek: Babas’ın İnsanını Nasıl Eğitirsin?’i, bize, aslında kedilerin bizi yavaş yavaş evcilleştirdiğini gösteriyor. Cat Power ise bunun hiç de kötü bir şey olmadığını fısıldıyor. Çünkü Norberg ile Nunstedt’in dediği gibi: “Kedinin yolu daha bilgece bir yaşam sürmemizi sağlayabilir; bizi daha dengeli ve keyifli bir hayata götürebilir.”
Babas
İnsanını Nasıl Eğitirsin?
çev. Doğan Aydoğan
KaraKarga Yayınları, 2025, 112 s.
•
Ulrica Norberg, Carina Nunstedt
Cat Power: Kedilerin Şifalı Gücü
çev. Oğuz Tecimen
Koridor Yayıncılık, 2025, 254 s.

