"OHAL uygulamasının ivedilikle kaldırılması, hukuk devletine hızlı bir şekilde geri dönülmesi ve ifade özgürlüğünün yeniden tam ve eksiksiz olarak tesis edilmesi için çağrıda bulunuyoruz. Böyle bir adım Altan kardeşler ile Nazlı Ilıcak hakkında verilen kararların bozulmasına ve hızlı bir şekilde beraat etmelerine yol açacağı gibi, haksız yere tutuklu olanların da derhal tahliyesi ile sonuçlanacaktır. Ama bunlardan daha önemlisi, böyle bir adım Türkiye’yi tekrar özgür dünyanın onurlu bir üyesi hâline getirecektir."01.03.2018
Günün Sözü
“Suriye'li kardeşlerimize yardım ettiğimizden 200'den fazla yeni tip silahı denedik. Bugün birçok farklı yerden silahlarımızı satın almak için bize geliyor olmaları tesadüf değil, buna müttefikimiz olmayan ülkeler de dahil. Bugün askeri endüstri kompleksimiz ordumuzu gurur duyacağımız bir görünüme kavuşturdu.”26.02.2018
“Tüm dünya lanetlenmiş gibi, bu faciayı hareketsiz bir şekilde izliyor... Oysa, Dünya kamuoyu o kadar da güçsüz sayılmaz. BM Genel Kurulu, Güvenlik Konseyi müdahale edebilir...Ayrıca BM Suriye'deki savaş suçlarını yargılamak üzere bir uluslararası mahkemeyi görevlendirme hakkını kullanabilir. Bu, Suriye'deki savaşı bitirmeyecektir belki, ama savaşın mağdur ve faillerine, dünyanın durum karşısında çaresiz olmadığını gösterecektir.”23.02.2018
“Ahmet Altan, Mehmet Altan ve Nazlı Ilıcak’a verilen cezaları acımasız, haksız ve adaletsiz buluyorum... Bizi birbirimize bağlayacak şey hapishane korkusu ve hiç bitmeyen tehditler değil, barış ve düşünce özgürlüğüdür. Kıyıma ve haksızlığa uğrayan kamuoyunun kırk yıldır severek, tartışarak okuduğu bu değerli yazarlar değildir yalnızca... Bu ölçüsüz kararlarla zedelenen ve tükenen, toplumdaki adalet ve güven düşüncesi; demokrasi ve kanun nizam ile yönetildiğimiz inancıdır da... Bu temel duyguları kaybetmek bir milletin geleceğini zedeler... Cezalandırma ve hapse tıkma siyasetinden hükümet vazgeçmelidir. Bu kararın yeniden ele alınması lazımdır.”20.02.2018
"Uzatmaya gerek yok: Türk Tabipleri Birliği’nin kurumsal kimliğini temsil eden Merkez Konseyi yöneticilerinin gözaltına alınması ve binasında yapılan arama TTB’ye yönelik bir saldırıdır...Birçok uygulama, görüş ve düşüncede farklılıkları olabilen tabip odaları olarak hiçbir gerekçeyle Türk Tabipleri Birliği’ne yönelik hukuk dışı uygulamaları, hürmetsiz tutum ve davranışları asla kabul etmediğimizi ve etmeyeceğimizi en üst seviyeden bütün muhataplarımıza ilan ederiz."05.02.2018
“Şiddeti kınama, hükümetlerimizi ve diğer karar vericileri savaşın ve silahlı çatışmaların sağlık üzerindeki kısa ve uzun dönemli ağır sonuçlarına karşı uyarma, Türkiyeli meslektaşlarımız gibi, temsil ettiğimiz tüm hekimlerin görevidir... TTB yöneticileri hakkında soruşturma başlatılmış olması Türkiye tarafından 2003 yılında onaylanan, dolayısıyla hükümetler tarafından bağlayıcılığı kabul edilmiş olan Uluslararası Sivil ve Siyasal Haklar Sözleşmesi’nde belirtildiği gibi insan haklarının ağır ihlali niteliğindedir... Uluslararası hekim örgütlerinin yöneticileri olarak TTB'ye yönelik her tür taciz edici ve sindirmeye yönelik fiillere de derhal son verilmesini talep ederiz.” 02.02.2018