Kültürel Miras ve Koruma: Kim İçin? Ne İçin?’de Asu Aksoy ve Burçin Altınsay, Antalya falezlerinin bir bölümünün ‘Nitelikli Doğal Koruma Alanı’ statüsüne düşürülmesini ve bu kararın ekolojik, jeolojik ve planlama açısından doğuracağı telafisi mümkün olmayan etkilerini Akdeniz Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Nihat Dipova ile ele alıyorlar.
24 Aralık 2025’te Antalya’da birçok meslek odası ve sivil toplum kuruluşu Antalya falezlerinin bir kısmının koruma statüsünün düşürülmesi ile ilgili ortak bir basın açıklaması yaptı. Muratpaşa–Konyaaltı Falezleri 2020 yılında ‘Kesin Korunacak Hassas Alan’ ilan edilmişti ancak buranın bir kısmı 2024’te koruma açısından bu statüden daha düşük olan ‘Nitelikli Doğal Koruma Alanı’ statüsüne geçirilmişti. Bunun üzerine bu kararın iptali için TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası ve Şehir Plancıları Odası Antalya şubeleri dava açmıştı.

Bu davaya atanan bilirkişilerin falezler için yapacakları inceleme ve keşif ziyareti öncesinde Odalar ve STK’lar bir araya gelerek girişte bahsettiğimiz basın duyurusunu gerçekleştirdiler. Basın duyurusunda falezlerin koruma statüsünü düşüren kararın ekolojik, jeolojik ve planlama açısından telafisi mümkün olmayan etkiler yaratacağı belirtiliyordu. Odaların açtığı davada da 2020’de kesin korunacak kararı alınan falezlerin bir kısmının koruma statüsünün dört sene sonra düşürülmesini açıklayacak doğal bir değişim olmadığı, bu kararı haklı çıkartacak hiçbir durumun söz konusu olmadığı vurgulanmakta.

Falezler doğusu ve batısı ile aynı niteliklere sahip olmaya devam ediyorlar. Basın açıklamasında Antalya Arkeoloji Müzesi, Karayolları ve Meteoroloji arazilerinin önünde kalan kısım için hazırlanan revize rapor doğrultusunda falezlerin bu kısmının koruma statüsünün düşürüldüğü anlatılmakta. Bir doğal sit alanı, Nitelikli Doğal Koruma Alanı olarak ilan edilince buralarda günübirlik tesisler, iskele, balıkçı barınağı, su sporları, güneşlenme terası, ahşap iskele, teleferik, telesiyej vb. faaliyetlerin yapılmasının önü açılmış oluyor.
Konuğumuz Akdeniz Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü hocası Prof. Dr. Nihat Dipova ile daha önce de bir program yapmış ve Antalya Müzesini çürük ilan eden deprem raporu ile ilgili konuşmuştuk. Dipova’nın doktora tezi tam da Antalya Falezlerini meydana getiren 'tufa depositleri fenomeni' ile ilgili.

Prof. Dr. Nihat Dilova’dan Antalya falezlerinin önemini anlatmasını istedik: Kendisine falezlere yapılan müdahalelerin buradaki ekolojik hayatı nasıl etkilediğini, Antalya falezlerinin bir bütün olarak tüm değerleriyle korunmasının neden sağlanması gerektiğini ve bu bağlamda 2024 yılında falezlerin bir kısmının koruma statüsünün alçaltılmasını nasıl yorumladığını soruyor; falezlerini koruyamaz ise Antalya’nın kimliği ve mirasından geriye ne kalır diyerek de bir dahaki programlarda ele almak üzere sözleşiyoruz.


