Uzman kuş gözlemcileri, tanıdık olmayan kuşları tanımlama konusundaki olağanüstü yeteneklerinin temelinde yatan beyin farklılıklarına sahip ve kuş gözlemciliğinin, dil veya müzik aleti öğrenmekle aynı şekilde beyni yeniden şekillendirebileceğini öne sürmekte. Bu tür aktiviteler, beynin yaşlanmaya karşı kendini savunma ve hasara uyum sağlama yeteneği olan bilişsel rezervi güçlendirebilir. Bir beceriyi öğrenirken veya uygularken, beyin kendini yeniden düzenler, ilgili yolları güçlendirir ve düzene sokar. Nöroplastisite olarak bilinen bu yetenek, uzmanlığın gelişimini destekler. Bu nedenle profesyonel müzisyenler, işitmeyle ilgili beyin bölgelerinde yapısal değişiklikler gösterirken, sporcular da motor alanlarda benzer adaptasyonlar sergilerler. Kısaca yaşlanmak istemiyorsanız kuş gözlemcisi olun diyor uzmanlar.
Yeni bir araştırma, orman yangını dumanına uzun süreli maruz kalmanın, yaşlılarda kalp hastalığı nedeniyle hastaneye yatış riskini artırabildiğini ortaya koydu. Bu bulgu, ısınan bir gezegenin sağlık üzerindeki maliyetlerine dair artan kanıtlara bir yenisini ekliyor. Araştırmacılar, 65 yaş ve üzerindeki 65 milyondan fazla ABD’linin hastane kayıtlarını analiz etti. Analiz sonucunda kardiyovasküler hastalık oranlarını mahalle bazında orman yangını dumanından kaynaklanan ince partikül kirliliğine maruz kalma düzeyiyle birkaç yıl boyunca karşılaştırdı. Üç yıllık bir dönemde ortalama duman maruziyeti daha yüksek olan bölgelerde yaşayan kişilerin, kalp rahatsızlıkları nedeniyle hastaneye yatma olasılığının daha fazla olduğu bulundu. Çalışma, genel kardiyovasküler hastalık, kalbe giden kan akışını daralmış atardamarlar nedeniyle azaltan iskemik kalp hastalığı ve düzensiz kalp ritimleri olan aritmiler için risk artışı bildirdi.
Dünya Ekonomik Forumu için hazırlanan yeni bir rapor, aşırı hava olaylarının, 2,3 trilyon dolarlık spor ekonomisindeki yıllık gelir artışını tehdit ettiğini gösterdi. Araştırma, gençlerin artan hareketsizliği ile müsabakaları ve tedarik zincirlerini sekteye uğratan aşırı hava olaylarının, 2030 yılına kadar spor endüstrisinde 500 milyar dolardan fazla gelir kaybına mâl olabileceğini ortaya koydu. Aşırı sıcaklar, seller, az kar yağışı ve kirlilik gibi hava olayları müsabakaların iptal edilmesine yol açarak medya görünürlüğüne ve reklam alanlarına zarar verebilir. Geçtiğimiz yıl Fransa, Tour de France yani Fransa Bisiklet Turu öncesinde sıcak hava dalgalarının etkisi altına girmiş ve bu durum bisikletçileri aşırı yüksek sıcaklıklarla başa çıkmanın yollarını bulmaya zorlamıştı. Profesyonel sporda medya hakları gelirlerinin %90’ından fazlası ve sponsorluk gelirlerinin %76’sı —ki bunlar sektörün iki temel gelir kaynağı— açık hava faaliyetlerinden elde ediliyor. Amatör spor faaliyetlerinde de kayıp her geçen gün artıyor. Sadece Birleşik Krallık’ta, elverişsiz hava koşulları yıllık yaklaşık 433 milyon dolarlık gelir kaybına ve bakım masrafına neden oluyor.
Pasifik Adaları Forumu (Pasific Island Forum-PIF) yaptığı açıklamada, Fiji ve Tuvalu’nun 2026’da yapılacak COP31 iklim zirvesine giden süreçte önemli toplantılara ev sahipliği yapacağını belirtti. Blok, Avustralya ve Türkiye arasında müzakere edilen bir anlaşma uyarınca Fiji’nin pre-COP31 toplantısına, Tuvalu’nun ise özel bir liderler toplantısına ev sahipliği yapacağını belirtti. Alçak rakımlı Pasifik adaları, küresel iklim değişikliğinin ön saflarında yer alıyor ve yükselen deniz seviyelerinin etkileriyle karşı karşıya kalıyor. Avustralya ve Türkiye, geçtiğimiz Kasım ayında COP31’e ortak ev sahipliği konusunda anlaşmaya varmıştı. Antalya’da 9-20 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek zirvenin başkanlığını Türkiye üstlenecek. Müzakereleri ise Avustralya yönetecek.
Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği tarafından yapılan açıklamaya göre, Çanakkale’nin doğasını ve su kaynaklarını doğrudan tehdit eden devasa bir madencilik projesi için ÇED süreci resmen başlatıldı. Kapsadığı alanın büyüklüğü ve kullanılacak yöntemler nedeniyle bölgedeki ekolojik dengeyi geri dönülemez bir şekilde bozma riski taşıyor. Maden projesinin planlandığı bölge, Çanakkale’nin tek içme suyu kaynağı olan Atikhisar Barajı’na sadece 4,5 kilometre mesafede yer alıyor. Ayrıca Kuşçayırı köyüne 1,5 kilometre uzaklıkta bulunan bu kompleks maden projesinde, cevheri zenginleştirmek amacıyla tonlarca kimyasalın kullanılacağı flotasyon ve tank liçi yöntemlerinin uygulanması bekleniyor. Proje kapsamında ortaya çıkacak devasa atıklar için bölgeye atık barajları kurulması planlanıyor. Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği “Bölgede büyük bir felaket yaşanmakta.” dedi.
Sabancı Üniversitesi, İstanbul Politikalar Merkezi (İPM) ve Stiftung Mercator Girişimi tarafından yürütülen Mercator-İPM’nin araştırmacılarından Sedat Gündoğdu, Türkiye ve Dünyada Hızlı Moda Sektörünün Çevre, İklim ve Emek Maliyeti: Sorunlar ve Çözüm Önerileri başlıklı İPM-Mercator Politika Notu hazırladı. Çalışma ile hızlı moda ve tekstil sektörünün çevresel, iklimsel ve sosyal maliyetleri, sentetik lif kullanımı, plastik ve mikroplastik kirliliği, fosil yakıt bağımlılığı ve emek rejimleri ekseninde bütüncül bir çerçevede ele alındı. Sedat Gündoğdu politika notunda, küresel ölçekte tekstil üretiminin mutlak artışı ve sentetik liflere dayalı malzeme kompozisyonunun, sektörün iklim hedefleri ve döngüsellik iddialarıyla yapısal bir uyumsuzluk içinde olduğunu gösterdiğine dikkat çekti.


