Portre: Michel Jonasz (III) 1988-96

-
Aa
+
a
a
a

Apaçık Radyo programcılarından Sedat Nemli ile birlikte Michel Jonasz’ın kariyerini mercek altına aldığımız serinin üçüncü ve -şimdilik- son bölümünde, sanatçının doksanlarda yayınladığı iki albümden seçtiğimiz şarkıların yanı sıra 1988’de piyasaya çıkan canlı performans albümü “La Fabuleuse Histoire de Mister Swing”de yer alan parçalara kulak verdik.

Michel Jonasz

Devrim Özkan: Merhabalar, ben Devrim Özkan, Apaçık Radyo’da Fransız Öpücüğünde birlikteyiz. Bu hafta Michel Jonasz’a ayırdığımız serinin üçüncü bölümüne geldik artık. Geçen programda Sedat Nemli ile birlikte “Où est la source?” albümünde kalmıştık. Şimdi oradan devam edeceğiz.

Sedat Nemli: Evet, herkese merhaba. “Où est la source?” 1992 kaydı. Groove baby Groove adlı parçayı çaldık geçtiğimiz programın son parçası olarak. Yine bu programın açılışını o albümle yapıyoruz. O albümden iki parça çalacağız. Geçen hafta bahsettiğimiz önemli bir unsur bu albümle ilgili olarak, müzisyenlerin Amerikan kökenli olmalarıydı. Önemli Amerika stüdyo müzisyenleri bunlar. Dean Parks, Larry Carlton gibi ünlü gitaristler,  Abraham Laboriel gibi bir basçı ve Steve Gadd davulcu, Michel Jonasz’a bu plakta eşlik ediyorlardı. Bu programın açılışında iki parçayı peş peşe çalacağız. Bunlardan ilki Je descendrai la rivière. Buradaki org Michel Jonasz’ın kendisine ait. Kendisi aslında piyanistmiş gençlik yıllarında, çok piyano çalarmış ama sonraki albümlerinde buna daha az yer veriyordu. Bu albümde ise org çalmayı yeğlemiş ve hakikaten bu parçada çok hoş org soloları var. Onu takip edecek parça ise Lune.

D:Lune’ü dinleyeceğiz. Ben Lune’e şöyle bir ekleme yapayım. Alain Souchon, ki o da Fransa’nın ünlü popüler şarkıcılarından biri, Jonasz’ın da yakın dostu. Şöyle demiş şarkıyla ilgili: “Jonasz’ın bir şarkısını duyduğum anda, o içime işleyen lirizmle birlikte tüylerim diken diken oluyor. Mesela “Ay’ı seviyorum, güneşse canımı sıkıyor” dediği yer… Harika buluyorum. Sanki gündelik hayattan, gerçeklikten kaçıp geceye, karanlığa sığınıyor insan; orada yalnızlığınla, düşüncelerinle, çocukluk düşlerinle baş başa kalıyorsun. İşte bu beni çok derinden yakalıyor. Ben de gerek başkalarının, gerekse kendi şarkılarımda tam bunu arıyorum: Kendi duygularıma, kendi dünya görüşüme –politik ya da değil– yankılanan o iç titreşimi…” Şimdi Sedat Bey’in de belirttiği gibi önce Je descendrai la rivière adlı parçayı, bunun ardından da Lune’ü dinliyoruz.

D: Şimdi bir flashback yapacağız. Geçen programda değinme şansı bulamadığımız bir albüm: “La Fabuleuse Histoire de Mister Swing”, 1988.

S: Bu iki albümden oluşan bir çalışmaydı, on beş şarkılık ve işin ilginç tarafı bir canlı kayıt aslında fakat buna karşın bu parçaları ilk kez sahnede söylediği Michel Jonasz’ın. Sadece o konserler için tasarlanmış bir albüm olarak da nitelendirebiliriz.

D: Özel bir konsept…

S: Evet, La Cigale adlı konser salonunda, 5 Ocak-27 Şubat 1988 tarihleri arasındaki muhtelif konserlerden kaydedilmiş, dediğim gibi on beş şarkılık iki albümden oluşan bir çalışmayı “La Fabuleuse Histoire de Mister Swing”. Bence Michel Jonasz’ın en iyi albümlerinden biri, onun yanı sıra en iyi canlı albümlerinden de biri.

D: Özel olması dediğiniz gibi hiç daha önce çalınmamış şarkıları. Repertuarının eski şarkılarına yer vermeden izleyici karşısına çıkıyor çünkü izleyici genelde şarkıcılardan tanıdığı, bildiği şarkıları bekler. Beklentileri odur, bir şarkı için gelmiştir birileri bazen.

S: Fakat iyi tepki vermişler, onu duyuyorsunuz kayıtlarda. İlk kez olmasına rağmen çok olumlu ve güzel karşılanmış parçaları ve hakikaten çok zengin bir albüm, her parçasıyla.

D: Şimdi iki programdır bahsediyoruz, 6 Kasım’da çıkan bir biyografi kitabı var Michel Jonasz’ın. Bu kitapta da bu albümle ilgili şöyle denmiş: “1980’lerin ortasında Jonasz öyle bir popülerlik seviyesine ulaşmıştı ki artık en çılgın riskleri alabilecek kadar özgür hissediyordu kendini. Ama onun çılgınlıkları, meslektaşlarının çoğunun yaptığı gibi değildi. Onlar altın plakları sıralayıp Palais des Sports’u doldurduktan sonra hemen bir üst lige, Zénith’e ya da Bercy’ye göz diker, sahnede de bütün hit’lerini art arda sıralardı. Jonasz ise tam tersini yaptı. Fikri ortaya atan yapımcısı Claude Wild’dı. Wild şöyle anlatıyor: "Benim gözümde Jonasz, Fransa’nın Peter Gabriel’ıydı. Şarkıları yüzünden değil, duruşu ve yaklaşımı yüzünden. Konu Michel olunca her seferinde şaşırtmak gerekiyordu. Bir öncekinden farklı, herkesten daha çarpıcı ne yapabilirdik? Wild, bir sonraki turnede tamamen yeni şarkılar çalınmasını ve albümün ancak konserlerden sonra yayımlanmasını önerdi. “Bu fikir bir akşam onun evinde, kafamız biraz iyiyken geldi” diyor Claude Wild aklıma.  “Ayık olsam asla cesaret edemezdim buna” diyor. “Michel o an bir şey demedi. Tam bir ay sonra büromu aradı ve dedi ki: “Adı La Fabuleuse Histoire de Mister Swing olacak, yani Mister Swing’in Harika Hikâyesi olacak. Bir buçuk yıl içinde sana bunu hazırlayacağım” demiş ve sözünü tutmuş. Sedat Bey’in de belirttiği gibi 5 Ocak’tan Şubat ayının sonuna kadar La Cigale konser salonunun ışıkları hiç sönmemiş ve bu efsanevi çift albüm de böyle büyülü bir atmosferde kaydedilmiş. Televizyon ekipleri röportaj için kapıya dayandığında, gösteriden yalnızca birkaç saniyelik görüntü almalarına izin verilmiş; geri kalan her şey sıkı sıkıya bir sır olarak saklanmış. Ama bu gizem kimseyi caydırmamış, aksine ateşi daha da harlayarak salon her akşam ağzına kadar dolmasını sağlamış.

S: Bu albümde biraz da farklı olan diğer albümlere göre, parçaların uzunca olmaları. Kısa bir-iki tane var ama bu on beş parçanın birçoğu, altı-yedi-dokuz-on hatta on bir-on iki dakikalara kadar varan parçalar var. Biz de bu programımızda iki tane uzunca parça seçtik.

D: Fransız Öpücüğünde bir ilk olacak aynı zamanda. Bu kadar uzun parça şu ana kadar hiç çalmadık, böylece bir ilki de gerçekleştireceğiz.

S: Ama hakikaten dinleyicilerimizin dikkatine değer, hoş parçalar. Aranjmanları muhteşem. Canlı kayıtlar bunlar tekrar edelim. Bunlardan ilki, Fifty fifty, sonrasında ise Le temps passé adlı parçayı çalacağız ki ikisini toplam süresi on sekiz dakika. Sabrınızı ve dikkatinizi rica ediyoruz.

D: Evet, yaklaşık yirmi dakika sürecek. Michel Jonasz da şöyle demiş zaten bu konuyla ilgili: “Seyircim bana adeta körü körüne güvenmişti. Onlardan tek istediğim, gerçek anlamda ‘seyirci’ olmalarıydı: Üç saat boyunca kulak kesilip, hiç duymadıkları şarkıları ilk kez keşfetmeleriydi”. Siz de şimdi belki de ilk kez bu iki şarkıyı keşfedeceksiniz.

D: 1992 tarihli albüme az önce yer vermiştik, onu atlıyoruz, 1996’ya geçiyoruz: "Soul Music Airlines" adlı albüm. Aslında bu serinin de son albümü, doksanlarla kapatacağız, daha sonra iki binler için tekrar Sedat Bey’le bir araya geldiğimiz birkaç program yaparız. "Soul Muisc Airlines"ın müzik direktörlüğünü İsviçreli Claude Lauzzana üstlenmiş. Bu aynı zamanda Jonasz’la altı yıl sürecek güzel bir dostluğun ilk adımı olarak tanımlanıyor. Albüm 1996 Kasım’ında piyasaya çıkmış ve hemen altın plak statüsüne erişmiş. "Çocukluk, aşk, geçmiş, gelecek… Jonasz’ın vazgeçemediği temalar yine bu albümde" deniyor. Billie Holiday’e göz kırpan o kıpır kıpır selam Cette lady-là adlı parçaya yer vermiş bunların yanı sıra albümde. Bir de kızı ve oğlu için yazdığı şarkılar var. Bir tanesi o dönemde on iki yaşında olan kızı Hannah’ya. Şöyle demiş şarkıda: “Bu şarkı bir demet çiçek gibi, prima dona’lara sunulan, büyük bir hayrandan küçük bir hediye, Hannah için şarkı. Öyle iyi biliyorsun ki her kalbin zincirini kırmayı,  Mutluluğun anahtarını arayanlar varsa, Hannah’nın gözlerine baksınlar yeter”. O dönemde on sekiz yaşında olan oğlu Florian’a da Ado yani Ergen, Adolescent’ın kısaltılmışı, Ado adlı şarkıyı yazmış. Oğlunda kendi geçmişini görüyor Michel Jonasz aynı zamanda ve şarkıda da hem kendi gençliğinin muhasebesini yapıyor hem de oğluna bakıyor: “Bir aşk ülkesine ihtiyacımız var, oysa biz hayallerimizi sattık, karşılığında kirlenmiş, şiddet dolu bir dünya kaldı geriye…”  Sonra da oğlunu şöyle yüreklendiriyor: “Haydi, kendi kanatlarınla uç, kuralları sars, daha yaşanabilir bir dünya için çarpış.” Şimdi biz de bu albümden üç parça arka arkaya dinliyoruz: önce Hannah, bunun ardından Ado, daha sonra da L’air que l’on respire.

D: Evet, Michel Jonasz’a ayırdığımız serinin sonuna geldik artık. Sedat Bey size çok teşekkür ediyorum.

S: Ben teşekkür ediyorum. Üç haftadır peş peşe çok keyif aldım. Bu çok önemli sanatçının 74 yılından 1996’ya kadar gelebildik sanıyorum. Çok zengin ve çok yönlü bir sanatçı Michel Jonasz tekrar hatırlatalım, yaptığı sayısız stüdyo ve canlı kayıt albümünün yanı sıra bir sinema kariyeri de var. Yirmi küsur filmde rol almış, tiyatro, televizyon derken hakikaten çok yönlü ve çok kıymetli bir sanatçı. Biz bu çalışmalarından en iyilerini işlemeye çalıştık, umarım ileride 2000’li yıllar ve ötesini de ele alabiliriz. Çok teşekkür ederim, çok keyif aldım.

D: Yapalım mutlaka bunu da. Çok teşekkürler. O zaman bu haftayı, Jonasz’ın “Soul Music Airlines” albümünde yer alan Extra-lucide adlı parçayla kapatıyoruz. Önümüzdeki hafta görüşünceye dek hoşça kalın.

S: Görüşmek üzere.

Kaynaklar:

- L'odyssée de la chanson française, Gilles Verlant & Jean-Dominique Brierre, Hors Collection, 2006

- Michel Jonasz - Mister Blues, Frédéric Quinonero, Archipel Eds, 2025

Şarkıcı / YorumcuParça AdıAlbüm AdıSüre
Michel Jonasz Je descendrai la rivière Où est la source? 4:27
Michel Jonasz Lune Où est la source? 4:13
Michel Jonasz Fifty Fifty (Live à la Cigale, 1988) La Fabuleuse Histoire de Mister Swing 7:45
Michel Jonasz Le temps passé (Live à la Cigale, 1988) La Fabuleuse Histoire de Mister Swing 11:19
Michel Jonasz Hannah Soul Music Airlines 3:43
Michel Jonasz Ado Soul Music Airlines 4:17
Michel Jonasz L'air que l'on respire Soul Music Airlines 6:04
Michel Jonasz Extra-lucide Soul Music Airlines 4:57