Apaçık Radyo

Akdeniz radyoları ağına doğru: Marsilya buluşmaları

13 Ağustos 2026

Akdeniz yalnızca bizi birbirimize bağlayan bir deniz değil. Aynı zamanda birlikte konuşmamız gereken ortak bir hikâye. Şimdi o hikâyenin seslerini bir araya getirme zamanı.

Apaçık Radyo, 24 Temmuz’da Radio Grenouille’ün davetiyle Marsilya’daydı. “Akdeniz’den Bakınca İklim Krizi” başlıklı özel yayında, Akdeniz havzasının farklı kıyılarından gelen deneyimleri, iklim krizini ve bu krizi anlatma biçimlerini birlikte konuştuk.

Buluşma, Fransa’da 2026 yılı boyunca düzenlenen “Akdeniz Sezonu” etkinlikleri kapsamında hayata geçirilen Faire Mer ou Faire Mur projesinin bir parçasıydı. Radio Grenouille’ün çeşitli Akdeniz ülkelerinden medya kuruluşlarını, sanatçıları ve bağımsız sesleri bir araya getirdiği proje, Akdeniz’i yalnızca ortak bir coğrafya olarak değil, farklı deneyimlerin, seslerin ve mücadelelerin birbirine temas ettiği hareketli bir alan olarak ele alıyor.

Marsilyalı meslektaşlarımızın ifadesiyle, “Medya ortamları, üzerinde seyrettiğimiz denizler gibidir; seslerin birbirine dokunduğu, yanıt verdiği, beraber dönüştüğü ve yüz yüze geldiği yerlerdir.” Bu sezon Radio Grenouille, Fas rap’inden Cezayir’deki feminist hareketlere, yeni radyo dayanışmalarından Akdeniz’deki iklim krizine uzanan geniş bir programla bu sesleri aynı denizde buluşturuyor.

Biz de bu çağrıya karşılık verdik.

Radio Grenouille’da Jean-Baptiste Imbert’in hazırlayıp sunduğu yayında Apaçık Radyo’dan İlksen Mavituna ve Özdeş Özbay’a, Antarktika’daki çalışmalarının ardından şimdi Akdeniz havzasında araştırmalarını sürdüren görsel sanatçı Laure Winants ile geçtiğimiz yıl yayın hayatına başlayan ekolojik yerel radyo Qui Vive Media’dan Gaëlle Cloarec eşlik etti.

Yayının çıkış noktalarından biri, Radio Grenouille ve Apaçık Radyo’nun iklim dezenformasyonuna karşı birlikte yürüttüğü Sonic Resilience projesiydi. Buradan hareketle medya, siyaset ve sanatın Akdeniz bağlamında nasıl yan yana gelebileceğini; iklim krizinin farklı kıyılarda nasıl deneyimlendiğini ve bu deneyimlerin birbirine nasıl aktarılabileceğini konuştuk.

“Crise climatique depuis la Méditerranée” yayınını dinlemek için.

Sohbetin Türkiye ayağında ise yaklaşan COP31 vardı. Apaçık Radyo olarak 9–20 Kasım tarihleri arasında Antalya’da düzenlenecek BM İklim Zirvesi için hazırladığımız özel yayın çalışmasını ve iklim krizini yalnızca resmi müzakere masalarından değil, iklim adaleti perspektifinden ele alma çabamızı anlattık. COP31’in resmi gündemine alternatif olarak düzenlenecek Halkların İklim Zirvesi'ni de bu bağlamda gündeme getirdik.

Tam da iklim krizini konuştuğumuz bu etkinlik sırasında, Marsilya’da gökyüzü bir anda karardı. Süper hücre fırtınası şehri etkisi altına alırken, yaklaşık bir saat boyunca şiddetli yağış ve büyük dolu yağışı yaşandı. Gezegen ortalamasından çok daha hızlı ısınan Akdeniz Havzası’nın iklim krizinin etkilerine ne kadar açık olduğunu konuşurken, bunu kelimenin tam anlamıyla yerinde deneyimledik. Fırtınanın ardından Marsilya sahillerinde toksik kirlilik nedeniyle ilan edilen denize girme yasağı ise iklim krizinin başka bir yüzünü gösterdi: Isınan denizler, aşırı hava olayları ve ekolojik kırılganlık birbirinden ayrı meseleler değil. Akdeniz de dahil olmak üzere bildiğimiz dünyaya ilişkin tasavvurumuzu yenilemenin ve ortak bir ufka birlikte yönelmenin zamanı geldi.

Kısacası; Marsilya buluşması bizim için tek seferlik bir yayın deneyiminden fazlasını ifade ediyor. Akdeniz’in farklı kıyılarında benzer soruların peşine düşen radyoların, gazetecilerin, sanatçıların ve bağımsız medya kuruluşlarının birbirini bulması; deneyimlerini, araçlarını ve seslerini paylaşması için yeni bir alan açıyor.

Tam da iklim krizini konuştuğumuz bu etkinlik sırasında, Marsilya’da gökyüzü bir anda karardı. Süper hücre fırtınası şehri etkisi altına alırken, yaklaşık bir saat boyunca şiddetli yağış ve büyük dolu yağışı yaşandı. Gezegen ortalamasından çok daha hızlı ısınan Akdeniz Havzası’nın iklim krizinin etkilerine ne kadar açık olduğunu konuşurken, bunu kelimenin tam anlamıyla yerinde deneyimledik. Fırtınanın ardından Marsilya sahillerinde toksik kirlilik nedeniyle ilan edilen denize girme yasağı ise iklim krizinin başka bir yüzünü gösterdi: Isınan denizler, aşırı hava olayları ve ekolojik kırılganlık birbirinden ayrı meseleler değil. Akdeniz de dahil olmak üzere bildiğimiz dünyaya ilişkin tasavvurumuzu yenilemenin ve ortak bir ufka birlikte yönelmenin zamanı geldi.

Kısacası; Marsilya buluşması bizim için tek seferlik bir yayın deneyiminden fazlasını ifade ediyor. Akdeniz’in farklı kıyılarında benzer soruların peşine düşen radyoların, gazetecilerin, sanatçıların ve bağımsız medya kuruluşlarının birbirini bulması; deneyimlerini, araçlarını ve seslerini paylaşması için yeni bir alan açıyor.

Bu metin ilk kez İlksen Mavituna'nın Substack hesabında yayımlanmıştır.

Benzer İçerikler

  -     
Canlı Yayın
Şimdiki
Sıradaki
Sıradaki
Sıradaki