Apaçık Radyo

Bursa’da, ‘Eşit Yaşam, Ortak Gelecek’ Buluşması

21 Ekim 2026

Sakat Muhabbet'te Alper Tolga Akkuş, 10-11 Ekim tarihlerinde Bursa Nilüfer’de düzenlenen “Eşit Yaşam, Ortak Gelecek” buluşmasından ses kayıtları paylaşıyor; engelli hakları, erişilebilirlik, bağımsız yaşam, akıllı ev teknolojileri ve dayanışma üzerine katılımcılarla konuşurken Nilüfer Belediyesi’nin engelli bireylere ve ailelerine konaklama imkânı sunduğu Bizim Bahçe’yi tanıtıyor.

Alper Tolga Akkuş: Merhaba, Apaçık Radyo’ya, Sakat Muhabbet’e; sağlamcı zihniyetin kör topal muhalifine hoşgeldiniz. Ben Alper Tolga Akkuş ve bugün 21 Ekim 2026 Çarşamba. 

Şu anda Bursa’nın Nilüfer ilçesinde, Nilüfer Belediyesi’nin engellilere sunduğu Bizim Bahçe etkinlik ve konaklama yerindeyim. Dün akşam Mersin’den otobüse binip 12 saat süren yolculukla buraya geldim.

Niye buraya geldik? Çünkü 10-11 Ekim hafta sonu iki gün sürecek olan “Eşit Yaşam, Ortak Gelecek” etkinliğinde yer alacağız. Bursa dışından ben Mersin’den konuk oldum. Manisa’dan da Can Kırca ve eşi Müge Kırca gelecekler.

Ben burada, en son Ağustos 2025’te İstanbul Beyoğlu Karşı Sanat’ta sahnelediğim Sit Down (Bazı Bazı) Remedy Show performansımla yer alacağım. Performansım 10 Ekim Cumartesi günü saat 17:30’da başlayacak, bir saat sürecek ve şu anda bulunduğumuz yerde gerçekleşecek.

Gelmişken Sakat Muhabbet’e de bir ses kaydı alayım, arkadaşlarımla konuşayım, parça parça sesler alarak herkesi tanıtayım istedim.

Image
""

Eda Keskin Teker Hanım buranın sorumlusu. Eda Hanım da arada gelirse onun da sözlerini alırız. Şu anda Nilüfer Belediyesi’nin sağladığı aşevi hizmetinden faydalanıyoruz. Masada benim dışımda üç kişiyiz. Sıraç Erbek… Burakhan, senin soyadın neydi?

Burakhan Yıldırım: Yıldırım.

A.T.A.: Burakhan Yıldırım yanımda. Sıraç kör, ben spastik parapleji. Senin neydi Burakhan?

B.Y.: Benimki de ortopedik. Spina bifida.

A.T.A.: Spina bifida. Bir sandalye kullanan, bir baston kullanan, bir kanadyen kullanan. Böyle Voltran gibi bir şey olduk aslında burada.  Sıraç’ı tanıyoruz zaten de, Burakhan seni de tanıyalım.

B.Y.: Merhabalar. Öncelikle tekrar söyleyeyim, adım Burakhan Yıldırım. 28 yaşındayım. Aslında doğma büyüme Tokat Erbaalıyım ama iki yıldır burada ikamet ediyorum. 2024 yılında Adana’da mütercim-tercümanlık bölümünden mezun oldum.

A.T.A.: Evet, şimdi buraya niye geldik? Sen bu etkinlik hakkında ne biliyorsun? Niye geldin buraya? Seninle yeni tanıştık. Herhalde tanışalı 15-20 dakika oldu.

B.Y.: Evet, doğru. Bugün buraya gelme sebebim, engellilik konusunda insanları bir şekilde bilinçlendirmek. Ben de bu amaçla buraya geldim. Bunun dışında, bu amacımızı gerçekleştirirken arkadaşlarımızla sohbet etmek ve bir arada olmak da var. Bu kadar.

A.T.A.: Nilüfer Kent Konseyi Engelli Hakları Çalışma Grubu’nun Başkan Yardımcısı Sıraç, sabah beni aldı. Ben az önce odamızda uyumuşum, o da konuşuyordu. Bu organizasyonun önde gelen isimlerinden biri de Sıraç.

Sıraç, sen ne yapıyorsun? Nasıl geçiyor? Etkinlik yarın başlayacak. Bugün 9 Ekim Cuma ama öncesinde senden ne gibi bilgiler alabiliriz?

Sıraç Erbek: Evet, tam şu anda sen beni tanıtırken yine telefonum çaldı, hiç susmadı. Alper abiyi de uyutmak için yanından çıktım, onu da söyleyeyim.

Aslında heyecanlıyız tabii. Kent Konseyi Engelli Hakları Çalışma Grubu olarak ekipçe çok emek verdik. Hem gelenler, hem misafirler, hem de bizler için gerçekten büyük emek var burada. Herkese teşekkür ediyorum.

Etkinliğimizin en önemli noktalarından biri Can Kırca’nın yapacağı atölye sunumu. Tabii hepsi birbirinden çok kıymetli.

A.T.A.: Can ne yapacaktı? Hemen bilgisini ver adı geçmişken.

S.E.: Akıllı yaşam ve akıllı ev üzerine bir stant açacak. Ben de teknolojiyle az da olsa ilgili birisiyim. Mesela bir kör ya da başka bir engelli birey, Türkiye’de şu anda bunları deneyimleyebileceği bir alana maalesef sahip değil. Bu nedenle Bursa’da ilk kez biz gerçekleştiriyoruz. Aslında Türkiye’de de bir ilk olmanın heyecanı ve açıkçası stresi var.

Onun dışında senin stand-up’ın var. Sit-down diyorsun sen, pardon, özür dilerim.

Image
""



A.T.A.: Evet, Bursa Nilüfer’de, Bizim Bahçe’de devam ediyoruz. Sıraç, Burakhan ve Alper olarak yemeklerimizi yedik. Şimdi yanımıza iki güzel hanımefendi geldi: Ayrin ve Eda.

Eda Hanım da buranın sorumlusu, doğru mudur?

Eda Keskin Teker: Evet.

A.T.A.: Biraz sizi tanıyalım, kimdir Eda Hanım?

E.K.T.: Olur. Ben Nilüfer Belediyesi’nde sosyal destekte çalışıyorum, büro personeliyim. Bir buçuk yıldır Bizim Bahçe’nin sorumlusuyum.

Bizim Bahçe, yaklaşık beş dönümlük bir arazi üzerine kurulmuş, yedi bungalov evden oluşan bir tesis. Burada engellilere ve ailelerine hizmet veriyoruz. Her üç ayda bir, bir haftalık konaklama imkânları var. Yani yılda dört defa gelip konaklayabiliyorlar. Burada aileleriyle kafa dinleyip daha sakin bir ortamda, engelsiz erişime sahip evlerde kalabiliyorlar.

A.T.A.: Ama Bursa'da yaşaması gerekiyor değil mi? Öyle bir detayı var.

E.K.T.: Bursa’da ikamet etme şartımız var. Bunun dışında, en az %40 engelli raporuna sahip her bireye hizmet veriyoruz. Buranın numarasını arayıp benimle doğrudan iletişime geçtiklerinde müsaitlik durumunu kontrol ederek hepsine yardımcı olmaya çalışıyoruz. Bursa’da ikamet eden bireyler, ikametgâh belgesi, engelli raporu ve kimlik fotokopileriyle giriş yapabiliyorlar.

A.T.A.: Sizin çocuk mu geldi? 

E.K.T.: Evet. 

A.T.A.: Seni tanıyalım. İsmin ne senin? 

Kerem Aren Teker: Kerem Aren Teker. 

A.T.A.: Kaç yaşındasın sen? 

K.A.T.: 3,5. 

A.T.A.: Ne yapıyorsun peki şu anda? Annenle evine mi gideceksin sen? 

K.A.T.: Evet. 

A.T.A.: Bir mesajın var mı dinleyenlere ve bize? 

K.A.T.: Hayır. 

A.T.A.: Niye? Bir şey söyleseydin keşke. Söyleyecek misin?

K.A.T.: Salatalık alıp geleceğim.

A.T.A.: Tamam. Salatalık alıp gelecek az sonra. Kerim miydi?

E.K.T.: Kerem Aren.

A.T.A.: Kerem Aren, evet. 

Diğer konuğumuz da tabii biliyor Sakat Muhabbet dinleyenler. Ayrin Erciyas. Konuğumuz da olmuştu Ayrin. Ayrin sen de hoşgeldin. Nasılsın, ne yapıyorsun, nasıl gidiyor?

Ayrin Erciyas: Hoşbulduk abicim. İyiyim, her şey yolunda. Burada hep birlikte çalışmaya gayret ediyoruz. Güzel bir hafta sonu olacak diyelim.

A.T.A.: Sıraç’la başkan yardımcısı olarak konuştuk ama bir de başkan olarak senden dinleyelim. Bu etkinlik ne hakkında, neler olacak? Bugün Cuma ama etkinliği Cumartesi ve Pazar olmak üzere iki gün gerçekleştireceğiz. Bayağı yoğun olacak.

Şu anda pek fazla kişi yok, dört kişiyiz. Eda Hanım’ın da mesaisi bitti, ayrılıyor. Hafta sonunda bizi neler bekliyor?

A.E.: Senin gibi şehir dışından gelen misafirlerimiz, erişilebilirlikle ilgili sunumlar yapacaklar. Programımızın bu alanda oldukça geniş kapsamlı olduğunu düşünüyorum. Bunun dışında, farklı etkinliklere katılmak isteyen arkadaşlarımız için sosyal ve kültürel anlamda iki atölyemiz olacak.

Buradaki öncelikli amacımız, erişilebilirliği birlikte konuşmak, farklı deneyimleri paylaşmak ve bir araya gelmek. Umarım güzel zaman geçiririz ve güzel ortaklıklar da ortaya çıkar.

A.T.A.: Teşekkür ediyorum. Ses kayıtlarımız devam ediyor. 

Evet, Nilüfer Belediyesi Bizim Bahçe’deyiz. Saat şu anda 22:03. Ben tabii 12 saatlik yoldan geldiğim için her odaya gidip 10 dakika oturayım derken iki saat uyuyan bir insan olarak yeni uyandım ve burası kalabalıklaşmış. Yeni arkadaşlarımız var.

İki çift geldi. Dört kör arkadaşımız daha oldu. Onları tanıyacağız. Önce sol yanımdaki Mehmet’e döneceğim. Mehmet, biraz tanıtsana kendini. Kimsin sen?

Mehmet Kurt: Merhaba, ben Mehmet Kurt. Bu etkinlik için İzmir’den geliyoruz. Biz de üç-dört saatlik yolculuğun ardından yeni geldik. Yarınki etkinliği bekliyoruz.

A.T.A.: Müge, sen bahset kendinden.

Müge Kırca: İsmim Müge. Ben de Manisa’dan geldim. Yarışmacı arkadaşlara başarılar dilerim.

A.T.A.: Ne yapıyorsun, ne ediyorsun?

M.K.: Ben psikolojik danışmanım. Yarınki etkinlik için buradayız. İnşallah benim de güzel bir oturumum olacak. Katılımları bekliyoruz.
 
A.T.A.: Ne hakkında olacak senin oturum?

M.K.: Engellliik ve psikolojik sağlamlıkla ilgili ufak bir oturum yapacağız birlikte. 

A.T.A.: Rabia. 

Rabia Kurt: Rabia ben de. İzmir'den geliyorum. 

A.T.A.: Sen ne yapıyorsun?

R.K.: Ben aile danışmanıyım, aynı zamanda psikoloğum. Yarınki hedefim Can’ın hediyelerini kazanmak.

Image
""

A.T.A.: Can hediyeler mi verecek? Allah Allah! Can Kırca daha önce konuğumuz olmuştu. Tabii yüz yüze olmak farklı oldu.

Can Kırca: Teşekkürler, merhabalar. Ben de Can. Yarın akıllı ev standımız var. Bir deneyim alanı tasarladık. Katılımcıların en azından bir kısmına, Rabia’nın da söylediği gibi, akıllı ev hediyeleri vermeye çalışacağız.

Gün boyu devam edecek deneyim standımızda farklı ürün gruplarından çeşitli ürünler olacak. Deneyimlemek isteyen herkesi bekliyoruz.

A.T.A.: Bu akıllı ev dedikleri şey sadece körler için mi? Diğer sakatlık grupları için de var mı?

C.K.: Aslında tamamı için. Çünkü biz senaryoları genişletiyoruz. Şöyle düşünün, bir görmeyenin hayatını zenginleştirebilecek bir teknoloji, çok küçük bir dokunuşla başka bir sakatın, başka bir engellinin hayatını da kolaylaştırabilir.

Ayrin burada, zaten önceden kayıt almışsındır. Onunla konuşurken de bahsi geçmişti. Mesela evdeki perdeleri akıllandırmak. Tekerlekli sandalye kullanan bir birey için koltukların arasına girip perdeleri baştan başa çekmek çok büyük bir zulüm. Türkiye’de biliyorsunuz, perdelerin her biri en az üç metre. Ama akıllı ev teknolojileriyle perdeleri sesli komutla, telefonunuzdaki bir uygulama aracılığıyla veya uzaktan kumandayla kontrol edebiliyorsunuz.

Biz yarın bunları demo hâline getireceğiz. Atölyede ahşaptan bazı demo ekipmanları hazırladım ve üzerlerine kurulumlar yaptık. Yarın burada bu cihazların ihtiyaçlarına uygun, kendimize özel bir Wi-Fi ağımız olacak.

Bu arada çantam bir hayli ağırdı, onu da söyleyeyim, kayda geçsin. Gerçekten inanılmaz yorucu bir taşıma süreci oldu benim için. Hem kıyafetlerimizin bulunduğu valizimiz, hem de yarın hediye edeceğim ve tanıtmayı planladığım ürünlerin bulunduğu büyük bir çantamız vardı. Dolayısıyla biraz ağır oldu.

Buradan Sıraç’a sevgilerimi ve saygılarımı iletiyorum.

A.T.A.: Şimdi... 

Merve Erbek: Merhaba! 

A.T.A.: Evet yeni bir ses geldi. Evet. Sıraç’ın eşi Merve. Merve, hoşgeldin. 

M.E.: Hoşbulduk. 

A.T.A.: Tamam kayda devam edeceğiz. Şimdi kesiyoruz biraz. 

Bu hafta müzik seçimini ben yapıyorum. Bizim Bahçe, Bursa dedik ya, ben de Bursa yöresinden bir türkü aradım. Candan Erçetin’den “Zeytinyağlı Yiyemem Aman” parçasını dinliyoruz.


A.T.A.: Bursa Nilüfer’de, Bizim Bahçe’de benim ikinci günüm ama etkinliklerin birinci günü. Bugün 10 Ekim Cumartesi, saat 09.00 civarı. Şu anda Bizim Bahçe’nin toplanma binasının önündeki sundurmadayız. Gelenler de oldu.

Yanımda kör dağcı olarak da bilinen Necdet Turhan var. Abi, hoşgeldin. Nasılsın, iyi misin? Bugün burada neler olacak? Niçin geldin?

Necdet Turhan: Sağol, teşekkürler. Aslında sizlerle birlikte olmak için geldim. Buranın oldukça güzel bir yer olacağını tahmin ediyordum. Çünkü arkadaşlar çok hazırlandılar, oldukça istekli ve faal bir şekilde çalıştılar.

Yarın da benim bir konuşmam var. Başlığı “5 Kıtada 5 Maraton, 5 Zirve”. 2002-2017 yılları arasında tamamladığım projeyi anlatacağım ama konuşmanın konusu sadece spor olmayacak. Ben doğaçlama konuşuyorum. Yeri geldiğinde, total kör bir birey olarak maruz kaldığım sıkıntılardan, kolektif sorunlarımızdan da söz ediyorum. Gelen sorulara göre farklı konulara geçebiliyorum. Hülasa, dilim döndüğünce anlatacağım. Arkadaşlar “5 Kıtada 5 Maraton, 5 Zirve” başlıklı konuşmamı yarın saat 11:00 olarak işaretlemişler.

A.T.A.: Bizim Bahçe’den ses kayıtları almaya devam ediyorum. 10 Ekim sabahında, Bizim Bahçe’nin ortak konutunun sundurmasındayız. Yanımda daha önce İstanbul’da tanıştığım genç arkadaşım Berkay var. 25 Eylül doğum günüymüş, yaklaşık 15 gün önce. Öncelikle doğum gününü kutluyorum. Berkay, hoşgeldin. Tanıyalım seni. Kimsin, niçin geldin buraya, neler söyleyeceksin?

Berkay Çolak: Çok teşekkür ederim. Herkese merhabalar, mutlu günler, mutlu sabahlar diliyorum. Şu anda saat 10:30-11:00 civarı olması lazım.

İsmim Berkay Çolak, 25 yaşındayım. Hani 1 Ocak’ta doğarsın, yılın ilk ayıdır ya da 5 Mayıs’ta doğarsın, beşinci ayın beşidir falan. Ben de 25 Eylül’de doğdum ve 25 yaşındayım. Çok güzel denk geldi. O yüzden 25 yaşımın nasıl geçeceğini ayrıca merak ediyordum. İnşallah güzel bir sene geçiririz, bakalım.

A.T.A.: Sakatlığını da söyle. Dinleyenler görmüyorlar ya.

B.Ç.: Ben total seviyede görme engelliyim.

A.T.A.: Buraya niye geldin, ne yapacaksın? 

B.Ç.: Burada çeşitli atölyeler düzenlenecek. Farklı engel grupları bir aradayız. Bu atölyelerde birbirimize eşlik edeceğiz. Güzel vakitler geçireceğiz inşallah.

A.T.A.: Evet ses kayıtlarına devam ediyoruz. 

Şu an yanımda bugün tanıştığım Betül Hanım var. Betül seni tanıyalım. Niçin geldin buraya? Sakatlığın nedir, detay verir misin? 

Betül Çelik: Merhaba, ben Betül. Mudanya Belediyesi Engelliler Birimi sorumlusuyum. Bugün de Bizim Ev’in bir etkinliğine katıldım. Çeşitli atölyeler düzenlemişler. Bu sayede uzun zamandır görmediğim arkadaşlarımı da görme fırsatım oldu. Ben de görme engelliyim.

A.T.A.: Burada ne olacak, ne yapacaksınız, neler planlıyorsunuz, ne için geldiniz, ne umuyorsunuz?

B.Ç.: Çeşitli atölyeler varmış; el sanatları, teknolojiyle ilgili bilgilendirmeler yapılacakmış. Onları dinlemeye ve o etkinliklere katılmak için buradayım.

A.T.A.: Şimdi Bizim Bahçe’yi biliyorum. Bir de belediyenin Bizim Ev diye bir yeri var galiba. Bizim Ev nedir? Biraz da ondan bahsetsene.

B.Ç.: Bizim Ev de Nilüfer Belediyesi’nin bir nevi engelliler birimi olarak hizmet veriyor. Orada farklı engel gruplarındaki bireyler eğitim alabiliyor, spor yapabiliyor ve bağımsız hareket konusunda çeşitli derslere katılabiliyorlar.

A.T.A.: Ne zamandan beri Bizim Ev faaliyette?

B.Ç.: Ben aslında 2012 yılından beri Bizim Ev’in üyesiyim. Baston ve bilgisayar eğitimimi Bizim Ev’de, Necdet Hoca’dan, Necdet Turhan’dan almıştım.

A.T.A.: Evet. Az önce onun ses kaydını aldık zaten.

B.Ç.: Evet. Ben de onun öğrencisiyim.

A.T.A.: Bu arada Necdet Hoca bahsetmedi ama sonradan sohbetimizde öğrendim. Aslında Nilüfer Belediyesi’ndeki engelli çalışmalarının öncüsü, atası gibi birisiymiş, değil mi?

B.Ç.: Evet, kurucularından biri.

A.T.A.: Çok çok sağol. 

Image
""

Evet, Bizim Bahçe’de, “Eşit Yaşam, Ortak Gelecek” etkinliğindeyiz. Bugün 10 Ekim ve şu anda yanımda henüz seslerini kaydetmediğim iki arkadaşım var: Yaprak ve Ergün.

Önce Yaprak’la konuşacağız. Yaprak, merhaba. Seni tanıyalım. Sen kimsin, ne yapıyorsun?

Yaprak Karatepe: Ben Yaprak Karatepe, 36 yaşındayım. İşletme Yönetimi mezunuyum. EKPSS’ye hazırlanıyorum. İnşallah başarılı olursam memur olmak istiyorum.

A.T.A.: Engelin nedir?

Y.K.: Engelim CP. Serebral palsi.

A.T.A.: 6 Ekim de Serebral Palsi Farkındalık Günü idi. Daha yeni geçtik.

Y.K.: Evet, güzel etkinlikler yapılıyor. Biraz heyecanlıyım, hatta çok heyecanlıyım. Kusura bakmayın, o yüzden böyle oldu.

A.T.A.: Burada ne olacak, ne biliyorsun?

Y.K.: Etkinlik için toplandık, çeşitli atölyelerimiz var. Ben de resim atölyesine katılacağım. İnşallah resim yapacağım.
 
A.T.A.: Atölyeyi sen mi düzenliyorsun?

Y.K.: Hayır, atölyeyi ben düzenlemiyorum, sadece yardımcı oluyorum. Burada destek veriyorum. Resim yapmayı biraz seviyorum ama çok yapamıyorum, pek becerim yok. Yine de seviyorum.

A.T.A.: Fiziksel engelin neyi kısıtlıyor sende?

Y.K.: Ben çok heyecanlanınca kasılmalarım oluyor, hâlim biraz değişiyor. Engelim beni çok zorlamıyor. Kasılınca elimde sıkıntı oluyor. Özellikle heyecanlandığımda daha fazla yaşıyorum bunu. Onun dışında başka bir sorunum yok.

A.T.A.: Seni daha sonra Sakat Muhabbet’in bir bölümüne konuk almak isterim. Tek bir bölüme, yarım saatliğine. Ne dersin? 

Y.K.: Olur inşallah. Tabii ki.

A.T.A.: Çok sağol. 

Evet Ergün seni tanıyalım. Sen kimsin, ne yapıyorsun, ne ediyorsun?

Ergün Hoşoğlu: Evet, adım Ergün. Öğretmenim, dört yıldır öğretmenlik yapıyorum. Görme engelliyim, tarih öğretmeniyim.

Bugün Ayrin’in davetiyle bu etkinliğe katılıyoruz. İnşallah güzel bir gün geçireceğiz. Aynı zamanda tiyatro yapıyoruz. Osmangazi Kent Konseyi’nde oynuyorduk. Yedi yıldır tiyatroyla ilgileniyorum ve hobi olarak devam etmeyi planlıyorum.

A.T.A.: Bugün neler bekliyorsun?

E.H.: Burada çeşitli atölyeler varmış. Resim yapacağız, ardından söyleşi olacakmış. Siz de burada bir şey yapacakmışsınız. Davet ettiler, geldik. Sürpriz olsun.

A.T.A.: Tamam, tamam. O zaman Berkay, Ergün’e ipucu verecekti. Sen ne biliyorsun?

B.Ç.: Ben de bilmeden ipucu verdim.

A.T.A.: Söyle, sen ne biliyorsun benim performansıma dair?

B.Ç.: Senin ne yapacağını ben de bilmiyorum.

S.E.: İçeri geçelim mi yavaş yavaş?

E.H.: Bilmeyen birinin bilmeyen öğrenciye kopya vermesi gibi, yanlış kopya verecek. Berkay, böyle yaparsan kalırsın bak!

Image
""

A.T.A.: Evet, Bizim Bahçe etkinlik alanında son günümüzde kahvaltımızı da yaptık.

Şimdi yanımızda Nilüfer Kent Konseyi’nde bize her türlü desteği sağlayan arkadaşımız Sümbül Seda Ergün var. Seda, bütün desteklerin için çok sağol. Sen kimsin, neler yapıyorsun ve dün burada neler oldu?

Sümbül Seda Ergün: Öncelikle merhaba, ben Sümbül Seda Ergün. Nilüfer Kent Konseyi Engelli Hakları Çalışma Grubu’nun kolaylaştırıcısıyım.

Hem görevliyim, hem de burada farklı engel gruplarından arkadaşlarımızla bir aradayım. Yeri geldiğinde, biraz önceki “Görmüyor musun?” esprisinde olduğu gibi, görme engelli bir arkadaşımızla birlikte gülebildiğimiz, vakit geçirebildiğimiz ve sorunlarımızı tartışabildiğimiz bir ortamdayız.

Bu, Engelli Hakları Çalışma Grubu’yla kolaylaştırıcı olarak gerçekleştirdiğim ilk etkinlikti. Devamının gelmesini umuyorum. Bence güzel, dolu dolu bir etkinlikti. Farklı engel gruplarından arkadaşlarımızla bir arada yaşamanın sadece aynı ev ortamını paylaşmak olmadığını, birlikte vakit geçirmenin de ne kadar önemli olduğunu anlıyorum. Benim düşüncem bu şekilde.

A.T.A.: Peki, bugün son gün, son saatler. Ne hissediyorsun? Bayağı yoruldun ama sonuna geldin.
 
S.S.E.: Yani şöyle, bence bunlar tatlı yorgunluklar. Dediğim gibi olumsuzluklar olabilir, benim de hatalarım olabilir. Hepimiz insanız. Önemli olan dayanışma ruhuyla bir arada bir şeyler yapmak.

Bence engelli arkadaşlarımız için ilk adım evden çıkmaları, tek başlarına, bağımsız bir şekilde hareket etmeleri. Zaten benim de bu grubun da en önem verdiği konulardan biri bu. Çünkü insanlar engelleri nedeniyle daha çok evlerine kapanma eğiliminde olabiliyorlar. Belki bilmediğimiz birçok engelli arkadaşımız şu anda aramızda değil. Belki katılmak istiyorlar ama ekonomik koşullar nedeniyle, etkinliklerden haberdar olmadıkları ya da nasıl bir ortamla karşılaşacaklarını bilmedikleri için kendilerini geri çekiyorlar. Asıl önemli olan o arkadaşlarla temas kurmak, dayanışma içinde birlikte bir şeyler yapmak.

Evet, etkinliğimizin son günü. Bence başlangıç olarak güzel bir etkinlikti. Daha geniş katılımlı etkinliklerde buluşmak dileğiyle diyelim. Bu birincisiydi, neden ikincisi, üçüncüsü olmasın? “Eşit Yaşam, Ortak Gelecek” ismi de grubumuzdan çıktı ve ben bu ismi kullanmaktan her zaman onur duydum.

Bu sadece engellilerin etkinliği değil arkadaşlar. Bu etkinliğin bir adı var: “Eşit Yaşam, Ortak Gelecek”. İkincisini neden yapmayalım? Neden bir festivale, bir kamp silsilesine dönüştürmeyelim? Bunlar mümkün. Bunun için mücadele edecek, çaba göstereceğiz. Daha iyi şeyler yapmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız.

A.T.A.: Ben de Cuma günü geldim, bugün üçüncü günüm. Buradaki deneyimim, insanların çok mutlu olduğu yönünde. Sakatlıklarının getirdiği zorluklara rağmen herkes çok keyifli, neşeli. Çünkü ayrımcılık yok, eşit olduklarının farkındalar ve her şeyin içindeler. Bu da insanın neşesini, maneviyatını çok etkiliyor.

Bizim Bahçe de özellikle sakatlar için inanılmaz tatlı bir yer. Buna dair de son sözlerini alayım senden.

S.S.E.: Şimdi şöyle, burası Nilüfer Belediyesi Sosyal Destek Müdürlüğü’nün sağladığı bir imkân. Yedi bungalov evden oluşan, engelli raporu olan bireylerin ve ailelerinin şehrin yorgunluğundan uzaklaşıp konaklayabilecekleri bir sosyal tesis.

Evlerde buzdolabından ocağa, banyodan tuvalete kadar bütün imkânlar mevcut. İnsanlar kendi yemeklerini yapabiliyor, önceden rezervasyon yaptırarak bir hafta boyunca burada konaklayabiliyorlar. Bir otel mantığında hizmet veren, Nilüfer Belediyesi’nin sunduğu bir alan.

Gelen arkadaşların memnuniyetini de görebiliyorum. Dediğim gibi eksikliklerimiz, aksaklıklarımız, yanlışlarımız olabilir. Ama bunları en aza indirdiğimiz sürece bir sonraki etkinliği daha büyük çapta gerçekleştirebiliriz. Ben de burada birçok arkadaşla tanıştım. Mesela en başta seninle tanıştım Alper abi. Açık Radyo’yu biliyordum ama daha önce hiç girip bakmamıştım. Nedir, ne değildir, Alper kimdir, bilmiyordum. Seninle tanışmak bile benim için gurur ve onur verici oldu. Geldiğin için teşekkür ederiz. Umarım seni güzel ağırlamışızdır. Tanıştığımıza çok mutlu oldum.

A.T.A.: Ben kendi adıma hakkımı helal ediyorum. Çok çok keyifli bir gündü. 

Image
""

A.T.A.: Bu hafta Bursa’da 10-11 Ekim tarihlerinde düzenlenen “Eşit Yaşam, Ortak Gelecek” buluşmasından ses kayıtları paylaştık sizlerle.

Dünyanın bütün sakatları, eğleşin!

Haftaya görüşmek üzere, hoşçakalın.

Benzer İçerikler

Sakatlar ve İklim Krizi
2 Temmuz 2026
Alper Tolga Akkuş, Sıraç Erbek
Sakatlar Sivil Alanda Ne Denli Etkin ve Görünür?!?
11 Eylül 2026
Alper Tolga Akkuş, Ayrin Erciyas
Yapay Zekâ ve Sakatlar
23 Temmuz 2026
Alper Tolga Akkuş, Can Kırca
  -     
● Canlı Yayın
—
Şimdiki
—
Sıradaki
—
Sıradaki
—
Sıradaki