Basma(ha)ne’de Basmacılık Yeniden: Semtin üretim hafızası canlanıyor
Kültürel Miras ve Koruma: Kim İçin? Ne İçin?'de Asu Aksoy ve Burçin Altınsay, İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanı Ayşegül Güngören ile Basmane’nin çok katmanlı endüstriyel ve kültürel mirasını; semtin tekstil ve basmacılık geçmişini araştıran yerel tarih çalışmalarını, Ahmet Hepdoğru Koleksiyonu’nda korunan baskı kalıplarını ve kurulan yeni basma atölyesi aracılığıyla bu belleğin mahalleli, çocuklar ve gençlerle birlikte yeniden canlandırılarak günümüz üretimine ve mahalle ekonomisine kazandırılmasını konuşuyorlar.
İzmir’in Basmane semtinde İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi tarafından yürütülen bir hafıza projesini ele alıyoruz. Basmane Garı ve çevresindeki otellerle bilinen bu semt, bugün biraz gözden düşmüş, yoksullaşmış gibi görünse de İzmir kent tarihinde belirleyici olmuş, çok katmanlı bir geçmişe sahip. Basmahane’den evrilerek Basmane olan isminden de anlaşılacağı gibi, burası İzmir’in bir zamanlar tekstil üretim merkezi olmuş ancak artık bu geçmişten hiçbir şey kalmamış geride.
Konuğumuz Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi başkanı Ayşegül Güngören ile Basmane’de başlattıkları yerel tarih araştırması ve buranın kültürel miras belleğinin kentlilerle, mahallelilerle birlikte yaparak, üreterek canlandırılması çalışmasını konuşuyoruz. Bu; hafızayı araştırma, belgeleme ve iletişimi ötesinde bir yeniden canlandırma projesi. Ayşegül Güngören ve ekibi, Basmane’de yeniden bir basma atölyesi kurmuşlar ve bu mahallede 19. yüzyılda gelişmiş olan tekstil üretim ve baskı yöntemlerini bir taraftan araştırırken, belgelerken ve tanıtırken bir taraftan bu bilgilerin öğrenilmesi, kent belleğinde canlı tutulması ve mahalle ekonomisine katkı yapması amacıyla yeniden uygulanması için uğraşıyorlar. Karşılarındaki en önemli sorun ise Basmane’nin endüstriyel geçmişine ilişkin hiçbir yapının ayakta kalmamış olması: 19.yüzyılda şimdiki tren garının yerinde üretim yapan devasa tekstil fabrikasından ve yanı başındaki Boyacı Deresi’nden geriye kalan bir şey yok.
Buna karşın kendisi de bizzat 1978 yılına kadar Basmane’de atölyesinde faaliyet göstermiş olan Ahmet Hepdoğru Koleksiyonu’ndaki baskı kalıpları koruma altına alınmış durumda. Bu koleksiyon sayesinde basmacılığın teknik bilgisi, desen repertuvarı, usta-çırak ilişkileri ve ticaretine dair önemli bilgiler ortaya çıkıyor. Basmane’den kurulan yeni basma atölyesi bu belleğin görünür kılınmasını ve geçmişten gelen bilginin günümüz koşullarına adapte edilerek yeniden üretime dönüştürülmesini hedefliyor. Basmane ahalisinin ve çocuklar ve gençlerin özellikle bu çalışmalardan nasıl yararlandıklarını konuğumuz Ayşegül Güngören'e soruyoruz.
Benzer İçerikler
Şehrin Hafızası Bir Somun Ekmekte Yaşar
Utku Perktaş, Fatma Ece Demir
Adanın Hafızası: İskeleden Yetimhaneye
Derya Tolgay
Haliç Tersaneleri’nde ne oluyor?
Asu Aksoy
"Biz önem verdikçe, güzelleştirdikçe buranın değerini artırmış olacağız"
Derya Tolgay, Zeynep Çoban Keleşmehmet