Kayıt Arşivi

-
Aa
+
a
a
a
Programın kayıtlarını buradan dinleyebileceğiniz gibi, podcast kanalına üye olarak farklı podcast uygulamaları aracılığıyla mobil cihazlarınızdan da dinleyebilir, yeni bölümler yayınlandıkça haberdar olabilirsiniz: iTunes / RSS

Podcast kanalları ve üyeliği hakkında daha detaylı bilgi almak için tıklayın.
Ceylan: Nisan’da Adana’da, Bir Polisiye Macera - Bölüm 1

Hem kahramanı olduğu belgesel Cam Adam, hem de ilk öykü kitabı Muzaffer’in Ölüm Uykusu'ndan tanıdığımız Zekeriya Ünal ile Ceylan adlı ilk romanı üzerine konuşuyoruz. 

Ceylan: Nisan’da Adana’da, Bir Polisiye Macera - Bölüm 1
 

Ceylan: Nisan’da Adana’da, Bir Polisiye Macera - Bölüm 1

11 Şubat 2026
6 Şubat 2023 Depremleri Özel: Planlama ve Yeniden İnşa

6 Şubat 2023 depremlerinin üçüncü yıl dönümü nedeniyle dört haftalık serinin ikinci programda mimar Mustafa Özçelik ve akademisyen Tuğçe Tezer ile bir araya gelerek planlama ve yeniden inşa konusunu ele alıyoruz. 

6 Şubat 2023 Depremleri Özel: Planlama ve Yeniden İnşa
 

6 Şubat 2023 Depremleri Özel: Planlama ve Yeniden İnşa

11 Şubat 2026
Ertan Tunç'la Kemal Sunal Sineması: Yan karakterlerden 12 Eylül’e

Konuğumuz sinema yazarı Ertan Tunç ile yönetmen Natuk Baytan’ın çektiği Kemal Sunal filmleri ve bu filmlerdeki yan karakterler üzerine konuşuyor ve ayrıca 12 Eylül darbesi öncesinde çekilmiş beş filmi ele alıyoruz.

Ertan Tunç'la Kemal Sunal Sineması: Yan karakterlerden 12 Eylül’e
 

Ertan Tunç'la Kemal Sunal Sineması: Yan karakterlerden 12 Eylül’e

11 Şubat 2026
Yıkımdan sonraki süreçte Antakya

6 Şubat depremlerinin ardından geçen üç yılda Antakya'da ortak çalışmalar yürüttüğümüz araştırmacı ve Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Seda Naniç ve Doç. Öğretim Görevlisi Zehra Güngördü ile yıkımdan sonraki süreçte Antakya'yı ele alıyoruz. 

Yıkımdan sonraki süreçte Antakya
 

Yıkımdan sonraki süreçte Antakya

11 Şubat 2026
Türkiye’de İklim Değişlikliği Algısı

KONDA ve İklim Haber’in Türkiye’de iklim değişikliği algısına dair gerçekleştirdiği araştırmanın sonuçlarını ele alırken; bulgular, toplumun büyük çoğunluğunun iklim krizinin varlığını kabul ettiğini, afetlerle bağlantı kurduğunu ve güneş ile rüzgâr enerjisini açık ara tercih ettiğini gösterdiğine dikkat çekiyoruz. 

Türkiye’de İklim Değişlikliği Algısı
 

Türkiye’de İklim Değişlikliği Algısı

11 Şubat 2026
Sevgili Günlük, 11 Şubat 2026'da neler var?
Sevgili Günlük, 11 Şubat 2026'da neler var?
 

Sevgili Günlük, 11 Şubat 2026'da neler var?

11 Şubat 2026
Sadece Bir “Beden” Olarak Görülen Hayatlar: Aliya Rahman’ın Tanıklığından İnsan Hakları Krizine

Geçen ay, Bangladeş doğumlu Amerikan vatandaşı Aliya Rahman, Minnesota eyaletinde ICE tarafından arabasından şiddetle sürüklenerek Whipple Federal Binası'nda gözaltına alındı. Aliya, memurlara defalarca engelli olduğunu ve beyin hasarı olduğunu söylediğini, ancak tıbbi yardım veya başka bir düzenleme taleplerini görmezden geldiklerini söylüyor. “Oradan bilinçsiz bir şekilde çıkarıldım,” diyor, gözaltında kaldığı süre boyunca maruz kaldığı kalıcı yaralanmalar ve travmayı anlatıyor.

Röportaj sırasında Aliya, göçmenleri “beden” olarak nitelendirerek tarihsel bir eleştiri getiriyor. Gözaltında tutulduğu süre boyunca yaşadıklarını anlatırken, engelli ve otistik olduğunu belirtip yardım istediği halde alay edildiğini ve “bir beden getiriyoruz” gibi insanlık dışı ifadelerle taşındığını açıklıyor. Götürüldüğü yerde insanların sıraya dizildiğini, personelin ne yaptığını bilmediğini ve görevlerinin insanları “bedenler” veya “ölü bedenler” olarak görmekten ibaret olduğunu vurguluyor. “Orada zaten bir beden var” gerekçesiyle sorgu odası bulunmamasını, sistematik duyarsızlık ve saygısızlığın bir göstergesi olarak yorumluyor. İnsanların birbirlerine bu tür isimlerle hitap etmek için doğmadıklarını, bunun tarihsel olarak tehlikeli bir süreç olduğunu ve bu tür ortamlarda hayatta kalma isteğinin bile ortadan kalktığını belirtiyor.

Şöyle diyor kendi ifadesiyle:

“Sanki ölü bedenleri getiriyormuş gibi bağırıyorlardı, bir seferde yedi ya da sekiz tane. Onları koyacak yer yoktu. Benim için sorgu odası bulamadılar, çünkü insanlar sürekli “O odada zaten bir beden var. O odada da bir beden var” diyorlardı. Ve yine, bence insanlar birbirlerine beden diye hitap ederek doğmazlar, bu yüzden şunu sormalısınız: ‘Nasıl bu hale geldik?’ Ve ben çok kitap okurum. Tarih okuyan herkes bilir, bu insanları beden olarak gören insanlar varken ve onların sizi beden olarak adlandırdığı bir yerden sağ salim çıkabileceğinize inanmak için hiçbir nedeniniz yokken ne olur.”

Şimdi, Aliya Rahman’ın ifade ettiği üzere, son günlerde farklı coğrafyalarda yaşanan gelişmeler, göç, güvenlik ve insan haklarının birbirine sıkı sıkıya bağlı olduğunu göstermekte: Avrupa Birliği, Suriye’yi hâlen “güvenli ülke” olarak görmediği için Suriyeli mültecilerin zorla geri gönderilmesini reddederken yalnızca gönüllü dönüşleri desteklemekte, buna karşın Yunanistan’daki ölümcül deniz kazaları sert sınır politikalarının yarattığı ağır insani riskleri gündeme taşımaktadır; Afrika’da Çad, Sudan’daki savaş nedeniyle yüz binlerce mülteciyi kabul ederken yoksulluk, iklim kaynaklı felaketler, gıda güvensizliği ve güvenlik tehditleri altında kapasitesinin çok ötesinde bir yük taşımakta, buna rağmen sınırlarını açık tutarak uluslararası dayanışmanın en zorlayıcı örneklerinden birini sergilemekte; Avrupa ve Güney Asya’da ise Almanya’da özellikle iyi eğitimli göçmenlerin ülkeyi terk etmeyi düşünmesi uzun vadeli ekonomik ve toplumsal risklere işaret ederken, Pakistan’da İslamabad ve Belucistan’daki saldırılar, zorla kaybetmeler ve siyasal baskılarla iç içe geçen güvenlik sorunlarının istikrarsızlığı derinleştirdiğini ortaya koymakta ve tüm bu tablo, göç ve güvenlik politikalarının insan onuru, haklar ve kalıcı barış temelinde ele alınması gerektiğini bir kez daha hatırlatmakta.

Sadece Bir “Beden” Olarak Görülen Hayatlar: Aliya Rahman’ın Tanıklığından İnsan Hakları Krizine
 

Sadece Bir “Beden” Olarak Görülen Hayatlar: Aliya Rahman’ın Tanıklığından İnsan Hakları Krizine

11 Şubat 2026
Açık Gazete: Umur Talu'yla "Dünyanın Tozunu Atalım! - Sınıf, İttifak, Mücadele, Umut..."

Konuğumuz gazeteci, yazar Umur Talu ile yeni kitabı Dünyanın Tozunu Atalım! - Sınıf, İttifak, Mücadele, Umut... üzerinden dünyada yükselen faşizan dalgaya karşı gelişen direnişleri, genişleyen “çalışan sınıf” fikrini ve umut veren taban hareketlerini masaya yatırıyoruz. 

Açık Gazete: Umur Talu'yla "Dünyanın Tozunu Atalım! - Sınıf, İttifak, Mücadele, Umut..."
 

Açık Gazete: Umur Talu'yla "Dünyanın Tozunu Atalım! - Sınıf, İttifak, Mücadele, Umut..."

11 Şubat 2026
11 Şubat 2026 nüshası
11 Şubat 2026 nüshası
 

11 Şubat 2026 nüshası

11 Şubat 2026
Şenol Ayla ile Mutsuzluk Zamanlarında Mutluluk - Bölüm 1

Didik Didik Freud ve Sanat Uzun, İlham Sonsuz gibi radyo tarihinin çok sevilen klasik programlarından tanıdığımız Şenol Ayla ile mutsuzluğun coğrafyasında mutluluğu arıyoruz.

Edebiyatta, sinemada mutsuzluk olağan karşılanırken gerçek hayatta neden bu kadar ürkütücü? Sanatçının muhtaç olduğu mutsuzluk ve mutlu eder sandığımız sanat aslında mutsuzluğa bir dayanma biçimi mi?

Şenol Ayla ile Mutsuzluk Zamanlarında Mutluluk - Bölüm 1
 

Şenol Ayla ile Mutsuzluk Zamanlarında Mutluluk - Bölüm 1

10 Şubat 2026