Kayıt Arşivi
Podcast kanalları ve üyeliği hakkında daha detaylı bilgi almak için tıklayın.

Açık Gazete: 06 Mart 2025
Konuğumuz Oyuncular Sendikası Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Birimi Sorumlusu Gizem Erman Soysaldı ile sendikanın cinsiyet eşitliği ve kadın çalışmaları ile Kadınlar, Gölgeler ve Duvarlar projesini konuşuyoruz.

Kadınlar, Gölgeler ve Duvarlar
Konuğumuz Çisel Karacebe ile 2023 tarihli 'Doku'yu Dinlemek' adlı işi üzerine konuşuyoruz.

Doku'yu Dinlemek

Gezegenin Geleceği: 05 Mart 2025
8 Mart’a sayılı günler kala Mimar Sinan Üniversitesi’nden çıkan ‘2000 Sonrası Türkçe Romanda Sakat Erkeklik Temsilleri’ adlı doktora tezi sonrası Bilgi ve Kadir Has Üniversitelerinde akademik çalışmalarını sürdüren Sevcan Tiftik ile feminizm, sakatlık, ‘sağlamlık’ ve erkeklik temsiliyeti konularına değiniyoruz.

Türkçe Romanda Sakat Erkeklik Temsilleri
Konuğumuz ülkemizdeki itfaiye çalışmalarına önemli yenilikler getirmiş olan emekli itfaiye daire başkanı Emin Pehlivan ile Kartalkaya Otel yangınını, turistik tesislerde alınması gereken önlemleri konuşuyoruz.

Turistik tesislerde alınması gereken önlemler
Konuğumuz Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyesi Fatih Altuğ ile sohbetimizin dördüncü bölümünde edebiyatta insan dışı varlıkların temsili üzerine tartışmaya devam ediyoruz. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın eserlerinde kökler, toprak ve bitkiler üzerine geliştirdiği metaforları ele alırken, organizmacı ve kök-merkezli düşünceyle yerinden edilme ve merkezsizlik arasındaki gerilimi inceleniyoruz. Ardından da Latife Tekin’in özellikle Ormanda Ölüm Yokmuş romanı üzerinden, doğayla iç içe geçmiş insan dışı varlıkların rolünü değerlendiriyoruz.

Dolanan Kökler Saplar Bitkiler
Apaçık Radyo dinleyicilerinin yakından tanıdığı psikiyatrist Dr. Uğur Çıkrıkçılı ile sapkınlık ve zihinsel sapmalar üzerine konuşuyoruz.

Uğur Çıkrıkçılı'yla sapkınlık ve zihinsel sapmalar üzerine

Açık Yeşil: 05 Mart 2025
Vijay Prashad geçtiğimiz hafta Communist Party USA Eastern Washington'de, Donald Trump ve Zelensky görüşmeler ardında şöyle dedi, “Trump'ın Zelenskyy'ye davranış biçimi sizi şoke etti ancak bu bizim için yeni bir davranış değil; bu sadece sizin için yeni çünkü bir Avrupalıya bu şekilde davranıldığını görünce şok oldunuz. Afrikalılara, Asyalılara ve Latin Amerikalılara rutin olarak bu şekilde davranılıyor. Ancak - tevazularından dolayı - şikayet etmezler.”
Bugünkü yayınımızda bu şikâyetsizlik konusuna odaklanmaya çalışıyoruz. Biliyorsunuz, Sudan konusunda dünyanın derin bir sessizliğe büründüğüne tanık oluyoruz. Bugün gözlerimiz Sudan'da da olacak ama önce Vijay'in söylediklerine ve bu 'şikayetsizliğin, hoşnutsuzluğun ve memnuniyetsizliğin' dünyada olup bitenlerle nasıl örtüştüğüne bakalım.
Dünyanın bazı bölgeleri, özellikle de 'Küresel Güney', ayrıcalıklara o kadar odaklanmış durumda ki sesleri neredeyse hiç duyulmayan yerlerden hiç bahsedilmiyor. Vijay Prashad da Trump ve Zelensky konuşması hakkında bu ‘barış çağrısı’ için söylediği gibi, “Trump 'ters kissinger' yapıyor, Çin'i izole ediyor ve Rusya ile ilişki kuruyor. Bu, savaş karşıtı bir strateji değil; bu, bir hiper-emperyalizm - aynı demokratların yaptığı gibi. Obama'dan Biden'a kadar hepsi aynıydı. Trump akıllıca bir şey yapıyor; o sadece Rusya'nın Ukrayna'dan istediğini vermek istiyor. Homofobik, trans karşıtı, göçmen karşıtı, iklim karşıtı, her türlü insan hakları karşıtı. Rus Elitlerinin dostu olmak için düğmelere basıyor.”
Merkez siyasetin dost olmak için bir araya geldiklerinde, bu dünyayı garip bir şekilde değiştiriyor. Bu dostluk, güçlünün yanında olmanın bir tür tezahürü - aşırı sağın enternasyonalizmi - ama bu sefer merkez kaymalarının bir tür bir aradılığı, güvenin olmadığı garip bir denge... Bu bana hala çok garip geliyor.
- Sudan'da yerinden edilmiş insanlar aktif çatışmaların yaşandığı bölgelerde “rehin tutuluyor”. Clementine Nkwera-Salami, BM Sudan İnsan Hakları Koordinatörü
- Avusturya’da uzun süren görüşmelerin ardından üç partili koalisyon hükümeti kuruldu ve hükümet programında iltica yasalarının sertleştirilmesi öngörüldü.
- Almanya’da göçmen kökenli milletvekillerinin oranı değişmedi. Almanya’da geçen Pazar günü düzenlenen genel seçimlerin ardından oluşan yeni Federal Meclis’teki göçmen kökenli milletvekillerinin temsiliyet oranı yine düşük kaldı.

Küresel Güney'in Sessizliği, Trump’ın Stratejisi ve Sudan’daki İnsan Hakları Krizi
