Kayıt Arşivi

-
Aa
+
a
a
a
Programın kayıtlarını buradan dinleyebileceğiniz gibi, podcast kanalına üye olarak farklı podcast uygulamaları aracılığıyla mobil cihazlarınızdan da dinleyebilir, yeni bölümler yayınlandıkça haberdar olabilirsiniz: iTunes / RSS

Podcast kanalları ve üyeliği hakkında daha detaylı bilgi almak için tıklayın.
Görme Tutkusundan Kör Olabilir İnsan

Konuklarımız Emre Şahin, Kübra Gürel, Aslı İçözü ve Gülce Oral ile "Görme Tutkusundan Kör Olabilir İnsan" performansını konuşuyoruz. 

Görme Tutkusundan Kör Olabilir İnsan
 

Görme Tutkusundan Kör Olabilir İnsan

15 Nisan 2026
Gezegenin Geleceği: 15 Nisan 2026
Gezegenin Geleceği: 15 Nisan 2026
 

Gezegenin Geleceği: 15 Nisan 2026

15 Nisan 2026
İran’da Otistik Birey Olmak

İran’dan Türkiye’ye eğitim için gelen, Ahou Mostowfi ile Shayda Kafai’nin “Sanat Tarihini Sakatlamak” yaklaşımı üzerinden Crip Kinship ve Mia Mingus’un “Access Intimacy” kavramlarını, doktora çalışması ve aktivizmi bağlamında konuşuyoruz.

İran’da Otistik Birey Olmak
 

İran’da Otistik Birey Olmak

15 Nisan 2026
Sağlıkta kriz

İstanbul Tabip Odası’nın 18-19 Nisan’da yapılacak seçimli genel kurulu öncesinde, Demokratik Katılım Grubu’nun Yönetim Kurulu başkan adayı Prof. Dr. Talat Kırış ve Yönetim Kurulu adayı Op. Dr. Irmak Saraç ile İstanbul’da ve Türkiye’de sağlık alanının güncel durumu ile sağlık çalışanlarının yaşadığı sorunları ele alıyoruz.

Sağlıkta kriz
 

Sağlıkta kriz

15 Nisan 2026
Alican Sekmeç ile Kitaplar ve Sinema Üzerine

Konuğumuz araştırmacı, yazar ve yönetmen Alican Sekmeç ile kitapları ve sinema üzerine bir araya geliyoruz. 

Alican Sekmeç ile Kitaplar ve Sinema Üzerine
 

Alican Sekmeç ile Kitaplar ve Sinema Üzerine

15 Nisan 2026
Üsküdar Kadıköy ve Havalisi Halk Tramvayları Şirketi 1927-1954 (1966)

20. yüzyılın ilk yarısında Doğu Yakası’nın öyküsünü, Üsküdar-Kadıköy ve Havalisi Halk Tramvayları Şirketi’nin kuruluş, yükseliş ve çözülme süreçleri üzerinden tartışıyoruz. 

Anadolu Yakası’nın gelişme öyküsü, İstanbul kent tarihi içinde birkaç paragraf ya da uzun dipnotlarla geçiştirilemeyecek kadar derin ve belirleyici. “Doğu Yakasının Öyküsü”, sorgulandıkça giriftleşen, çok katmanlı bir bilmeceyi andırıyor; pek çok yönü hâlâ karanlıkta kalan bu kentleşme tarihi, açığa çıkarılmayı bekliyor.

Murat Güvenç, bir yandan veri toplayıp bir yandan yazıya döktüğü bu çalışmada, Üsküdar-Kadıköy ve Havalisi Halk Tramvayları Şirketi’nin merkezi rolünü ortaya koyarken; aşina olduğumuz semtlerin, banliyö hatlarından ziyade tramvay şebekesi üzerinden, ABD ve Birleşik Krallık’ta gözlenen “tramvaya bağlı alt kentleşme” (streetcar suburbanization) süreciyle şekillendiğini gösteriyor.

Üsküdar Kadıköy ve Havalisi Halk Tramvayları Şirketi 1927-1954 (1966)
 

Üsküdar Kadıköy ve Havalisi Halk Tramvayları Şirketi 1927-1954 (1966)

15 Nisan 2026
COP31’e Doğru

Murat Kurum’un COP31 Başkanı olarak yayımladığı ilk mektupta öne çıkan “uygulama ve eylem odaklı” yaklaşım çerçevesinde, Kasım ayında Antalya’da gerçekleşecek COP31’e doğru ilerlerken, ay sonunda Santa Marta’da düzenlenecek fosil yakıtlardan çıkış zirvesiyle birlikte sürecin son gelişmelerini ele alıyoruz.

COP31’e Doğru
 

COP31’e Doğru

15 Nisan 2026
Sevgili Günlük, 15 Nisan 2026'da neler var?
Sevgili Günlük, 15 Nisan 2026'da neler var?
 

Sevgili Günlük, 15 Nisan 2026'da neler var?

15 Nisan 2026
Filistinli esirler adına: “Suç Duyurusu!”

8 Nisan 2026 tarihinde Çağlayan Adliyesi'nin adına “Filistinli esirler adına: ‘Suç duyurusu’” başlıklı basın açıklaması yapılmıştı. Biz de bu vesileyle Gülden Sönmez'i ağırlıyoruz. 

Ancak öncesinde, Pakistan’ın başkentinden İslamabat’ta ABD ile İran arasında iki gün süren ateşkes görüşmeler ile ilgili bir görüş yazısıyla ilgili özet olarak bahsetmek istiyorum: Sık sık dile getirdiğimiz, Harvard Kennedy Okulu Uluslararası İlişkilerde Profesör, Lahor Üniversitesi Dekanı, Rabia Akhtar, 13 Nisan 2026 tarihinde, yeni bir yazı daha kaleme almış:  “Pakistan, Ateşkes ve Savaş Sonrası Ortadoğu’nun Biçimi” (Pakistan, the Ceasefire, and the Shape of the Post-War Middle East).

Rabia Akhtar, bu yazıda, “ABD ile İran arasında ilan edilen iki haftalık ateşkes, barış değildir. Bu, bölgesel düzenin ne kadar kırılgan olduğunu, Hürmüz Boğazı’nın ne kadar çabuk küresel bir baskı aracına dönüşebileceğini ve sınırlı çatışma ile sistemik çöküş arasındaki çizginin ne kadar ince olduğunu ortaya koyan bir savaşın ara vermesidir,” diyor.

Pakistan’ın bu ateşkesin sağlanmasında oynadığı rol, çatışmayı çözdüğü için değil, stratejik kriz anlarında coğrafya, güven ve diplomatik hafızanın hâlâ önem taşıdığını bölgeye hatırlattığı için önemlidir. Pakistan, mevcut ateşkesin sağlanmasında kilit bir rol oynadı ve İslamabad’da takip eden diplomatik görüşmelere ev sahipliği yaptı; ancak ateşkes, özellikle Lübnan ve deniz erişimi konusunda hâlâ kırılgan ve tartışmalı bir durumda.

Bu savaşın ardından ortaya çıkacak durum, savaş öncesi Ortadoğu’ya benzemeyecektir. Silahlar susmuş olsa bile, bölgenin eski dengesine dönmesi pek olası görünmüyor. Bunun yerine, bölge daha militarize, daha ağa bağlı ve krizlere daha yatkın bir düzene doğru ilerliyor: Körfez’in güvenliği, İran’ın nükleer potansiyeli, İsrail’in hareket özgürlüğü, ABD’nin bölgedeki varlığı ve orta güç arabulucuların rolü gibi konuların hepsinin birden yeniden müzakere edileceği bir düzene. Ateşkesin kendisi bile çatlakları ortaya koyuyor. Washington ve Tahran bir ara verilmesi gerektiği konusunda hemfikir, ancak tam olarak neyin kararlaştırıldığı konusunda anlaşamıyorlar. Pakistan ve İran, ateşkesin Lübnan’ı da kapsaması gerektiğini söylerken, ABD ve İsrail bu yorumu reddediyor. Bu, önemsiz bir uyuşmazlık değil. Bu ateşkesin nihai bir çözüm değil, çözülmemiş savaşlar üzerinde askıya alınmış, tartışmalı bir çerçeve olduğunu gösteriyor.

Şimdi, esas konuya gelirsek, 8 Nisan 2026 tarihinde, Çağlayan Adliyesi'nin adına 'Filistinli esirler adına ‘Suç duyurusu’' olarak bir basın açıklaması gerçekleşti. İstanbul'da Av. Gülden Sönmez’in de yer aldığı bir grup avukat ve insan hakları savunucusu, İsrail cezaevlerinde tutulan Filistinlilere yönelik işkenceleri ve idam yasasını, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyine ve Ulusal Yargı Mekanizmalarına taşıdı. Ayrıca, temsil ettiği 18 Filistinli tutuklu ve yakınları adına İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundular.  İsrail zindanlarında hayatını kaybeden 145 kişinin bilgilerini de içeren dilekçemizde kimliklerini tespit ettiğimiz Türk vatandaşı İsrailliler de bulunmaktadır. İsrailli sorumlu kişiler hakkında INTERPOL vasıtasıyla yakalama talep edilmiştir.

Filistinli esirler adına: “Suç Duyurusu!”
 

Filistinli esirler adına: “Suç Duyurusu!”

15 Nisan 2026
"Ana gövdede bir mutabakat sağlanırsa süreç çok hızlı ilerler"

Konuğumuz DEM Parti’den Saruhan Oluç ile süreçteki tıkanıklığı; iktidarın “önce silah bırakma” yaklaşımı ile DEM Parti’nin “eş zamanlı yasal düzenleme” vurgusu üzerinden ele alırken, karşılıklı adım beklentisinin sürece etkilerini ve olası çözüm yollarını değerlendiriyoruz.

"Ana gövdede bir mutabakat sağlanırsa süreç çok hızlı ilerler"
 

"Ana gövdede bir mutabakat sağlanırsa süreç çok hızlı ilerler"

15 Nisan 2026