Kayıt Arşivi
Podcast kanalları ve üyeliği hakkında daha detaylı bilgi almak için tıklayın.

Sevgili Günlük 15 Temmuz 2026'da radyoda neler var?
Konuğumuz sanat tarihçisi, küratör ve yazar Uras Kızıl ile 'Madde Uyandı mı?' başlığı altında Yeni Materyalizm üzerine konuşuyoruz.
Çok uzun vadede geleceği beklenen, Geleceğin krizi olarak görülen iklim krizi artık her gün, ölümcül sıcaklarla, fırtınalarla, sellerle kendini gösteriyor. Sanki artık bütün insan dışı olarak adlandırılan şeyler; yağmurlar, rüzgarlar, denizler, sular, seller, çöpler, petroller, plastikler, bakteriler, virüsler, mikroplar, algoritmalar bir düşman gücü gibi üstümüze üstümüze geliyorlar.
Öyle ki, diğer bütün sorunların savaşların, ekonominin, siyasetin hepsinin önüne geçecek bir durum bu.
Belki bir zihniyet, bir paradigma değişikliğine ihtiyaç var…

Madde Uyandı mı?
Konuğumuz Prof. Dr. İsmail Gezgin ile Sanatın Mitolojisi kitabı üzerinden insanın kendini anlamlandırma serüvenini konuşuyor; ilk mağara resimlerinden Gılgamış Destanı'na uzanan bu yolculukta sanatın, mitlerin ve inancın insan olma hikâyesini nasıl şekillendirdiğini; ölümsüzlük arayışını, kültürün kökenlerini ve mitlerin günümüz dünyasındaki etkilerini ele alıyoruz.

İlk Resimden Gılgamış’a İnsan Hikâyesi

Gezegenin Geleceği: 14 Temmuz 2026

Adil Gıdaya Erişim ve Kooperatifler
Adil Geçiş'i, sendikaların iklim mücadelesini ve dünyadan örneklerini konuşuyoruz.

Dünyadan Örneklerle Adil Geçiş
Çocuk edebiyatının hafızalarda yer eden iki klasiği, René Goscinny’nin (Rö-ne Go-si-ni) Pıtırcık serisi ile Colette'in (Ko-let) Canikosu üzerinden, usta çevirmen Vivet Kanetti ile edebiyata, çeviri sanatına ve hayata uzanan dolu dolu sohbet ediyoruz.
Çevirmenin görünmeyen emeğinden metinlerin kültürler arasında yeniden doğuşuna, çocuk edebiyatının estetik ve pedagojik gücünden modern metinlerin zamanın hızına nasıl direndiğine uzanan sohbetimiz, kitaplardan okuma kültürüne, edebiyatın dönüştürcülüğünden yayıncılığın bugünkü konumuna farklı bir perspektiften bakıyor.

Vivet Kanetti ile Edebiyat, Çeviri ve Hayat
Dönemin seyyahlarının ve hekimlerinin 'İstanbul’un en sağlıklı iklimi' olarak tanımladığı Adalar, uzun yıllar boyunca sadece bir sayfiye yeri değil; fiziksel ve ruhsal iyileşmenin de merkeziydi. 20. yüzyılın başında tüberkülozla mücadele eden Türkiye’nin şifa arayışları, Burgazada, Büyükada ve özellikle Heybeliada’daki sanatoryumlarla somutlaştı.
Peki, bugün birçoğu özgün işlevini yitirmiş ve kaderine terk edilmiş bu yapıların hikâyesi bize ne anlatıyor?
Adalar Vakfı tarafından düzenlenen ilk Akillas Millas Araştırma Ödülü’nün sahibi Fatih Artvinli ile bu hafta "Sanatoryum Adaları" üzerine konuşuyoruz.

Sanatoryum Adaları
Yıllardır bize eşlik eden nefis ada şarkıları dinliyor serbest stilde muhabbet ediyoruz.

Yıllardır bize eşlik eden ada şarkıları...
17. yüzyıl dönümünde Kraliçe Elizabeth'in Osmanlı sarayına gönderdiği hediyeler, İngiltere'de Türk etkisinin konutlara yansıması, ticaret, alışveriş, Safiye Sultan ile ilişkiler, Thomas Dallam'ın örgü ve başka şeyler...

Kraliçe’den Safiye Sultan’a Bir Köprü
