Kayıt Arşivi
Podcast kanalları ve üyeliği hakkında daha detaylı bilgi almak için tıklayın.
İnsani yardımda 'erişim' konusunu konuşuyor; finansal kaynaklara herkes aynı şekilde mi erişiyor, kadın örgütlerinin önünde hangi engeller var sorularını cevaplamaya çalışıyoruz.
Dünyadaki örneklerle keşfe çıkarken, konuğumuz Feminist Humanitarian Network (Feminist İnsani Yardım Ağı) Nijerya koordinatörü Mimidoo Achakpa ile de bir araya geliyoruz.

İnsani Yardımda Erişim: Kaynaklar Kime, Nasıl Ulaşıyor?
Kenti anlatan bir başka radyo programının izini sürüyor; 1960’ların İstanbul’unda radyonun kente dair hafızayı nasıl kurduğunu, sesli temsiller üzerinden kenti nasıl kayda geçirdiğini konuşuyoruz.
Salt Araştırma Fonları tarafından 2025’te desteklenen “Kültürel Hafıza ve ‘Yeditepeden Yankılar’” projesinden hareket ile yazar ve şair Baki Süha Ediboğlu’nun 1963 tarihli 'Yeditepeden Yankılar' programının günümüze ulaşan kayıtları üzerinden İstanbul’un semtlerini, gündelik hayatını ve kolektif belleğini ele alıyoruz. Bu çok katmanlı kent anlatısını, projenin yürütücüleri Bahçeşehir Üniversitesi Mimarlık Bölümü öğretim üyeleri Nilay Ünsal Gülmez ve Berna Yaylalı’dan dinliyoruz.

Kent Hafızasının Sesli Arşivleri: Yeditepeden Yankılar
Ümit Şahin ve Ömer Madra Açık Yeşil'de iklim krizinin politik ve ekonomik cephesindeki son gelişmeleri konuşuyor. Kuzey Amerika ve Avrupa'daki sıcaklık rekorları, finans ve otomotiv devlerinin iklim hedeflerinden vazgeçişi ve Trump yönetiminin bilim kurumlarını kapatma planları.

"Dünyanın buzdolabı ısınıyor"

Sevgili Günlük, 24 Aralık 2025'te neler var?
Bir yılın sonuna daha geldik. Bu, insana iki şeyi hatırlatıyor. Birincisi; zamanın ne kadar çabuk geçtiğini. İkincisi ise yine zamanla ilgili olarak, gelecekte bizi başka nelerin beklediğini. Daha iyi bir zaman, elbette, beklediğimiz bir umut haline geliyor. Geçtiğimiz zaman ise geçmişe yani bir anıya dönüşüyor.
Umuttan ve anıdan bahsetmişken, bu yıl da önceki yıllar gibi pek çok şey yaşadık – karışık, birçok duygu. Hem hüzünlü, hem de neşeli olduğumuz zamanlar oldu. Hayat böyle işte!
Babam bana müziğin dili olmadığını söylerdi hep. Müziğin evrensel bir dili vardır, bizi birbirimize bağlayan dil.
Bir süredir, musiki -yani duyduğumuz uğultu, güzel bir uğultu- aracılığıyla yerinden edilme, hafıza, umut, empati, dostluk ve dayanışma kavramlarını nasıl bir araya getirebileceğimizi düşünüyorum.
Bunun hakkında konuşmanın bir yolu var olduğunu seziyorum.
Belki de musiki (yani uğultu) ve sözler, yerinden edilmenin özüne dair bize farklı biçimde iç görüler sağlayabilir. Belki de musiki ve sözler, şu an duygularımızı canlı tutabilir ve şimdiye kadar yaptığımız şeylere anlam kazandırabilir.
Bu vesileyle Ammar Al Hamidi bize eşlik ediyor.
Ammar Al Hamidi, Suriye'de doğdu ve İstanbul'da yaşıyor. Ammar bir sanatçı müzisyen, ut ile çok yakın bir ilişkisi var. Ut çalar, gurbet özlemini ut çalarak giderir. Aynı zamanda, yerinden edilme nedeniyle çalışmaları kesintiye uğrayan ve hakları olan ve olmayanlar için eşitlik konularını ele alan bir sanatçı.
Yılın sonuna yaklaşırken, dayanışma dolu günlerin çoğaltması umuduyla Ammar AlHamidi stüdyomuzda bizimle ve bizim için bol bol ut çalacak. Yeni yıla girerken, yer değiştirmenin o güzel uğultusuyla onu karşılayacağız. Hepinizin şimdiden yeni yılınızı kutluyorum, sarılıyorum.

Yer Değiştirmenin Uğultusu
TBMM’de ortak rapor aşamasına gelen süreci AKP’nin raporundaki muğlaklıklar, silah bırakma ön koşulunun yarattığı düğüm, Suriye başlığının belirleyiciliği ve demokrasi adımı beklentileri üzerinden değerlendiriyoruz.

"Bu yola girdik, geri dönüş yok"

24 Aralık 2025 nüshası
Audio Parazit bu hafta, Kargart’ın ev sahipliğindeki canlı etkinliğinin ikinci bölümünde konukları Tolga Tüzün ve Alper Maral ile müzik ve politika söyleşisini derinleştiriyor. Programda, müzik eğitimi ve kültür politikaları, çalgı ve müzikal estetik paradigmaların dönüşümü, yapay zeka sonrası teknolojik araçların bu alana etkisi ve yeni müzikal imkânlar üzerine bir sohbet açıyor.

12. Müzik ve Politika 2: Toplum, Teknoloji ve Kültür
Konuğumuz Selçuk Şirin ile sinemanın hayatımıza nasıl dokunduğunu, sofraların neden hikâyelerin kalbi olduğunu ve izlediğimiz filmlerin bizde neyi değiştirdiğini konuşuyoruz.

Selçuk Şirin'le Sinema, Yemek ve Dönüşen Hayatlar
Avrupa’da uydu verileriyle görünür hâle gelen su kaybının ne anlama geldiğini, kuraklığın neden artık geçici bir sorun değil yapısal bir krize dönüştüğünü konuşurken; bu tabloyu Akdeniz havzası ve Türkiye üzerinden okuyarak, yeraltı sularından sulak alanlara, tarımdan su politikalarına uzanan ortak kırılganlıkları ve yanılsamaları masaya yatırıyoruz.

Su Biterken: Avrupa’dan Türkiye’ye Yanılsama
