Kayıt Arşivi
Podcast kanalları ve üyeliği hakkında daha detaylı bilgi almak için tıklayın.

Gezegenin Geleceği: 25 Mart 2026
Ankara’daki 8 Mart mitinginde bildiriyi de okuyan Elif Gamze Bozo ile 2025’in son günlerinde çıkan Görünmeyen Güç: Uluslararası Engelli Hakları ve Mücadeleler kitabını konuşuyor ve 8 Mart - 1 Mayıs gibi eylemlerde sakat katılımcıların erişimine dair ülkemiz perspektifini bütüncül bir bakışla gözler önüne serme çabasına girişiyoruz.

Sağlamcılık ve Patriyarka El Ele, Engelli Kadınlar Nerede?
Konuğumuz psikiyatrist Prof. Dr. Serap Erdoğan Taycan ile savaşların siviller üzerindeki etkilerini; ruh sağlığı açısından sonuçlarını, Türkiye Psikiyatri Derneği’nin dikkat çektiği riskleri, bireylerin ve çocukların kendilerini nasıl koruyabileceğini, ne zaman profesyonel destek gerektiğini, savaşı yaşamayıp izleyen toplumlarda ortaya çıkabilecek sorunları ve medyanın rolünü ele alıyoruz.

Savaşların siviller üzerindeki etkileri
Bir dönem ülkemizde de ilgi gören Yunan oyuncu Aliki Vougiouklaki'nin Türkiye macerasını, 16 kitaba imza atmış profesyonel rehber Orhan Türker'den dinliyoruz.

Bir Yıldızın İzinde: Aliki Vougiouklaki
İran’ın dron saldırıları ve Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının Dubai üzerindeki etkilerini tartışırken, Şubat’ta gördüğümüz kentin Mart’ta nasıl hızla değiştiğini ve bunun dünya kentlerinin kırılganlığına dair ne söylediğini ele alıyoruz.

Bir Ayda Değişen Kent: Dubai
Fosil yakıtların yakılmasına bağlı olarak atmosferde artan sera gazları nedeniyle okyanuslarda her yıl yaklaşık 3 buçuk milyar olimpik havuz dolusu suyu buharlaştıracak kadar ekstra ısı birikiyor.
Bu hafta Dünya Meteoroloji Örgütü'nün 2025'te İklimin Durumu Raporu'nu konuşuyoruz.

Dünya Meteoroloji Örgütü: 2025 İklim Durum Raporu

Sevgili Günlük, 25 Mart 2026'da neler var?
Shahram Khosravi Stockholm Üniversitesi’nde antropoloji profesör, iki hafta önce — tam tarihi belirtilmemiş olmakla birlikte — Cabinet dergisinde, 28 Şubat’tan bu yana İran’da ABD ve İsrail tarafından gerçekleştirilen bir dizi saldırıyı ele alan bir makale kaleme aldı: “Defeat as method: Thinking from within the ruins” (Bir yol-yordam olarak yenilgi: Yıkıntılar arasında düşünmek).
Shahram, bu yazıda, 1987 yılının sonlarında, İran-Irak savaşından kaçmak için İran’dan bir sınırdan diğerine yasadışı olarak geçerken babasının gönderdiği mektuptan bahsediyor. Babasının ona yazdığı son iki cümle şu şekilde: “Hayat, yenilgiden ibaret. Hayatın karşısında yenilgiyle yüzleşmeyi öğren.”
Ve şu soruyu soruyor: Peki, yenilgiye nasıl hazırlanılır? Henüz gelmemiş bir yenilgiye, toprakları, isimleri, zamanları elinden alınmış, yenilgiye artık yabancı olmayan onun gibi insanlar için.
Shahram için yenilgi bir şeyin kaybı olsa da bir sonraki yenilgiyi hazırlamak için bir kapı açıyor. “Bir bakıma,” diye yazıyor, “onun için yenilgi bir şeyi kaybetmek değil, başka bir yenilgiye hazırlıklı olmaktır — bununla yüzleşerek, o yenilgiyle göze göze gelerek.”
Öyleyse, yeryüzünün mağluplarının paylaştığı şey, yenilginin mücadelenin sonu değil, mücadelenin koşulu olduğu anlayışınındır, diyor. Filistinliler bunu 1948’den beri anlamışlar. Biz İranlılar, yeryüzünün mağlupları, Filistinlilerden yenilgilerimizle yüzleşmeyi nasıl öğrenmişizdir. Bu yüzden tekrar tekrar yeniliyoruz, ama asla aynı şekilde değil. Yenilgilerimiz aynı şeyin tekrarı değil. Çünkü tekrarlamak dünyayı ona ihanet etmek olur, diyor. Tekrar ediyorum: “Çünkü yenilginin tekrarlaması dünyanın ihanet etmektir, anlamına geliyor.” Stockholm Üniversitesi’nden Profesör Shaharam Khusravi.
Tamamen bu iki kelime yenilgi ve ihanet üzerine durmak istiyorum. Şu anda Beyrut'tan gelen haber: 1.000'den fazla ölü, 1 milyondan fazla yerinden edilmiş kişi; pek çok kişi Güney Lübnan'ın uzun süreli işgalinden endişe duyuyor.
İsrail, Lübnan ve Hizbullah milis güçlerine karşı yeniden başlayan savaşta Lübnan’ı bombalamaya devam ederken, Beyrut’tan Associated Press’ten Kareem Chehayeb’den son gelişmeleri Democracy Now!'da anlatıyor: “Bu savaşı, iki yıldan az bir süre önce yaşanan son savaşla karşılaştırırsanız, son üç haftada yaşananlar, o zaman yedi ya da sekiz ayda yaşananlara denk geliyor,” diyor Kareem. Kitlesel yerinden edilme olaylarını ve yakın zamanda gerçekleşecek bir kara harekâtı endişesini anlatıyor. “Ülkede bir insani kriz yaşanıyor ve bu saldırıların yakın zamanda sona ereceği görünmüyor.”

Bitmeyen Savaş: Yenilgi, İhanet ve Yıkıntılar arasında düşünmek
Nevroz süreci, gözaltılar ve devam eden silahsızlanma tartışmaları ekseninde Türkiye’de Kürt meselesine dair güncel gelişmeleri ve toplumsal dönüşüm ihtiyacını Mesut Yeğen ile ele alıyoruz.

"Sürecin mutlaka bir zihniyet dönüşümüyle desteklenmesi gerekiyor"

25 Mart 2026 nüshası
