Büyükada Rum Yetimhanesi'nin geleceği artık yatırımcılarının elinde

-
Aa
+
a
a
a

Kültürel Miras ve Koruma: Kim İçin? Ne İçin?'de Asu Aksoy ve Burçin Altınsay, yazar, gazeteci ve Büyükada sakini Adil Bali ile Büyükada Rum Yetimhanesi'nin geleceği için Rum Patrikhanesi ile özel şirketler arasında yapılan yeni anlaşmayı ele alıyor; Yetimhane'nin yalnızca restore edilmesinin değil, hangi işlevle ve kimin yararına yaşatılacağının da belirleyici olduğuna dikkat çekiyorlar.

""
Büyükada Rum Yetimhanesi'nin geleceği artık yatırımcılarının elinde
 

Büyükada Rum Yetimhanesi'nin geleceği artık yatırımcılarının elinde

podcast servisi: iTunes / RSS

15 Haziran’da Rum Patrikhanesi ile gayrimenkul yatırım şirketi Bilgili Holding ve Yunanistan merkezli, sürdürülebilir turizm ve gayrimenkul geliştirme şirketi ĒNSOFI Holding ortaklığı arasında Büyükada Rum Yetimhanesi ile ilgili bir anlaşma yapıldığı duyuruldu. Büyükada Rum Yetimhanesi'nin kapsamlı bir restorasyon sürecine girerek yeniden hayata döndürüleceği söylenerek bu anlaşma bir nevi müjdeli haber olarak sunuldu. Bir sene önce, 5 Haziran 2025’te Rum Patrikhanesi, “Büyükada Rum Yetimhanesi Alanının Restorasyonuna İlişkin Karar”ını duyurmuştu. Bu kararda özetle “söz konusu alanda Adanın mimari ve sosyal karakterine uygun, çevreye özen göstererek ekolojik bina standartlarına uyumlu turizm faaliyetlerinin geliştirilmesi maksadıyla gerekli girişimlerde bulunulması” söylenmekteydi. Bu girişimlerin sonucu olarak işte karşımıza Bilgili Holding ve ĒNSOFI Holding ortaklığı ile yapılan anlaşma çıktı.



Yapılan anlaşmanın içeriği hakkında malumat verilmemiş durumda.
Büyükada Yetimhane Binası Restorasyon Kurulu Koordinatörü Laki Vingas’ın 17 Haziran’da Agos Gazetesi’ne verdiği mülakattan, “uzun süreli kiralama modeli”nin benimsendiğini ve Büyükada Rum Yetimhanesi alanının kullanımının bu iki şirkete “restorasyon karşılığı tahsis” edildiği bilgisini öğrendik. Laki Vingas mülakatta, binanın işlevi konusunda “turistik gelir kaynaklı bir yatırımın olacağı muhakkak” diyerek, 1990’lardan beri Yetimhane binası ile ilgili beslenen otele dönüştürmek hevesini yeniden ortaya koymuş oldu.



Hatırlanacağı gibi, 
Büyükada Rum Yetimhanesi’nin otel yapılması ilk olarak 1990’lı yılların başında gündeme gelmişti. Yetimhane’nin 49 yıllığına bir özel girişime kiralanarak lüks bir otele dönüştürülmesi girişimi o dönem çok büyük bir tepki ve sivil toplumun itirazı ile karşılaşmış ve otel fikri rafa kalkmıştı. Geçtiğimiz hafta duyurulan anlaşma ile yeniden o günlere dönülmüş oldu. Koruma camiası da yine özel sektöre derdini anlatmaya çalışacak; zira turistik yatırımın içeriğinin ne olacağına, “hangi fonksiyonun nasıl verileceğine, imalatı ve işletmesine dair yol haritasının” ne olacağına dair soruların muhatapları Laki Vingas’ın mülakatında işaret ettiği gibi anlaşmaya imza atmış bu iki şirket olacak.

Konuğumuz yazar, gazeteci ve Büyükada sakini Adil Bali ile yetimhanenin kültür varlığıyla ilgili bu son anlaşmayı değerlendiriyoruz ve geleceğinin teslim edildiği bu girişimin ortaya çıkaracağı projenin Büyükada için muhtemel sonuçlarını ele alıyoruz. Yetimhanenin korunması için 30 yılı aşkın bir süredir verilen sivil toplum mücadelesinde binanın ve alanın kültürel miras değerlerinin çok katmanlılığının anlaşılmasının ve kamu yararına bir ‘işlev’ ile yaşatılmasının önemine vurgu yapılıyor. Adil Bali ile “turistik gelir” odaklı bir turizm projesinin bu hassasiyetleri ne derecede takip edebileceğini, Adayı ve Adalıları nasıl etkileyebileceğini ve özellikle turizm kapasitesi bakımından Büyükada’nın böylesi bir turizm yatırımını kaldırıp kaldıramayacağını konuşuyoruz.