"İsrail, Filistin Yanlısı En Önemli Aktivistlerimizden İkisini Kaçırdı"

Editörden
-
Aa
+
a
a
a
""
Gazze’ye doğru yola çıkan bir filodan olan iki yabancı aktivist — Thiago Avila ve Saif Abu Keshek — sorgulanmak üzere İsrail’e getirildi ve 3 Mayıs’ta bir İsrail mahkemesine çıkarıldı. / Fotoğraflar: Ilia Yefimovich/Getty Images

Uluslararası ve ahlaki düzenin ters yüz oluşunu, Gazze’deki soykırım ve bunu sürdürmek için başta ABD olmak üzere Batılı ülkelerin İsrail’e on milyarlarca dolarlık silah sevkiyatı yapmasından daha çarpıcı biçimde ortaya koyan başka bir şey yoktur. Bu tersine dönüşün bir parçası da, soykırımı kınayanların, özellikle de onu durdurmak için hayatlarını riske atan ve hukukun üstünlüğünü talep edenlerin aralıksız biçimde hedef alınmasıdır.

Ancak görünen o ki, hukukun üstünlüğü Gazze’de enkazın altında kalmış durumda.

Ve bu nedenle İsrail, Batılı ülkelerden — İspanya az sayıdaki istisnadan biri olmak üzere, neredeyse hiçbir itiraz yükselmeden, Gazze’ye 500 deniz mili uzaklıkta ve Girit adasının 80 deniz mili batısında, Sumud Filosundaki 175 aktivisti kaçırabilmektedir.

Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’nin bu ihlali, İsrail’in alışıldık sert müdahalesiyle birlikte gerçekleşti. Durdurulan 22 gemiden alınarak İsrail’e ait NAHSHON gemisine aktarılan filo üyelerine yiyecek verilmedi; zemin “defalarca” suyla doldurulurken yerde uyumaya zorlandılar; yumruklandılar, tekmelendiler, elleri bağlı halde güvertede sürüklendiler ve plastik mermiler ve gerçek mermilerle ateş açıldı. Sonunda filo üyelerinin ikisi hariç tamamı Girit’e nakledildi; bunlardan 36’sı tıbbi müdahale gerektirdi.

Filonun önde gelen isimlerinden, Brezilyalı organizatör Thiago Avila ile Avrupa genelinde yirmi yılı aşkın süredir Filistin dayanışma hareketleri örgütleyen Filistin kökenli İspanyol aktivist Saif Abu Keshek gemi Güney Girit’teki Ierapetra Limanı’na ulaştığında, Yunan karasularında olmasına rağmen karaya çıkmalarına izin verilmedi.

İsrail’e götürülmek üzere kaçırıldılar.

“Katılımcı tanıklar, diğerlerinden ayrıldıktan sonra sistematik işkenceye maruz bırakılan Abukeshek’in çığlıklarının gemide yankılandığına dair dehşet verici ifadeler sundu,” ifadeleri Küresel Sumud Filosu tarafından yayımlanan bildiride yer aldı

Abukeshek’in gözleri bağlandı, “yakalandığı andan bu sabaha kadar” yüzüstü yatmaya zorlandı; bu durum yüzünde ve ellerinde morluklara yol açtı. Thiago Avila ise “yüzüstü şekilde yerde sürüklendi” ve o kadar ağır darp edildi ki iki kez bayıldı.

İki aktivist bir İsrail mahkemesine çıkarıldığında yüzlerinde gözle görülür morluklar vardı. Thiago Avila sağ elini kaldırmakta zorlanıyordu. 

Gözaltına alındıklarından bu yana iki isim de açlık grevinde. “Savaş sırasında düşmana yardım etmek” ve “bir terör örgütüne üyelik ile hizmet sağlamak” suçlamalarıyla karşı karşıyalar.

İşte artık içinde yaşadığımız dünya bu. Ahlaki olan ve cesaret gösterenler suçlu ilan ediliyor. Egemen sınıf, hukuksuz olanın işlediği istismar ve vahşeti meşrulaştırmak için hukuku bir silah olarak kullanıyor.

İtalya’da Thiago Avila ile yaptığım röportajın bağlantısı:

İtalya’da çektiğimiz ve Thiago Avila’nın yanı sıra Francesca Albanese, Greta Thunberg, Yanis Varoufakis ile İsrail’e giden gemilere silah yüklemeyi reddeden grevdeki İtalyan liman işçilerinin yer aldığı belgeselin bağlantısı:

Washington, D.C.’deki İsrail Büyükelçiliği ile iletişime geçmeliyiz. Washington, D.C.’deki büyükelçilik önünde ve New York’taki İsrail Konsolosluğu önünde protesto düzenleyerek Thiago ve Saif’in serbest bırakılmasını talep etmeliyiz.

Onlar aramızdaki en iyiler.


Thiago Avila'nın kızına yazdığı mektup: 

Sevgili Teresa,

Şu anda yanında olamadığım için üzgünüm. Ne yazık ki baban, annen ve dünyanın dört bir yanında pek çok insan, yerine getirmekle yükümlü olduğumuz tarihsel görevi fark etti.

Bugün bir milyondan fazla çocuk bir soykırımın ortasında acı çekiyor; açlığa mahkûm ediliyor, anestezi olmadan uzuvları kesiliyor ve Siyonizm ile Emperyalizmin ne olduğunu dahi bilmeden korkunç ve nefret dolu uygulamalara maruz kalıyor.

Biliyorum, beni çok özlüyorsun. Filistinli çocukların anne ve babaları da onları en az senin kadar özlüyor. Onlar da, her insanın hak ettiği sevgi, mutluluk ve huzur dolu bir yaşamı sürdürebilmek için — ırk, din, etnik köken ya da herhangi bir farklılık gözetilmeksizin — her şeylerini vermeye hazır olurdu.

Senin dünyan daha güvenli olacak; çünkü birçok anne ve baba, senin için daha iyi bir dünya kurabilmek adına her şeyini ortaya koymayı seçti. Umarım bir gün anlarsın: Seni bu kadar çok sevdiğim için, soykırımı kabullenen bir dünyada yaşamak senin ve diğer tüm çocuklar için en büyük tehlikeydi.

Beni, sana ninniler söyleyen ve seni uyutmak için gitar çalan baban olarak hatırla. Büyüdüğünde annen sana, babanın bir devrimci olduğunu da anlatacak; ve en korkunç figürlerin karşısında bile — Donald Trump, Benjamin Netanyahu ve Itamar Ben-Gvir — daha iyi bir dünya kurma inancından asla vazgeçmediğini söyleyecek.

Lütfen Filistin’i unutma!

Tüm sevgimle,

Thiago Avila


* Chris Hedges'in 'Israel Has Kidnapped Two of Our Most Important Pro-Palestine Activists' adlı makalesi Nil Kayarlar Sarrafoğlu tarafından çevrilmiştir.