Ömer Madra: Evet, Apaçık Radyo'nun Açık Gazete’si devam ediyor. Saat sekiz buçuğu bir dakika geçerken, biraz önce sözünü ettiğimiz gibi Marx'in günlerini konuşmak üzere Şenol Karakaş'la beraberiz. Merhaba Şenol, hoşgeldin.
Şenol Karakaş: Merhaba, iyi yayınlar.
Özdeş Özbay: Günaydın.
Ö.M.: Teşekkürler, günaydın. Neler oluyor bitiyor bu sene?
Ş.K.: Bu sene dünyanın çivisi çıktığı için, Marksizm’i de çivisi çıkmış dünyaya uyarlayalım dedik. Ana başlığımızı; savaşlara, iklim krizine ve aşırı sağa karşı kitlesel direnişi inşa etmek olarak belirledik. Marksizm’i programlarken esas olarak iklim krizinin, Filistin’de ve Gazze’de süren soykırımın, Türkiye’deki çözüm süreci tartışmalarının ve otoriterleşme dalgalarının yoğunlaşacağını öngörüyorduk. Tam programı hazırladığımız sırada, her cümlesinin başına “harika” kelimesini koyan “harika” ABD Başkanı Trump’ın ansızın İran’a saldırmasıyla, biz de “harika” Marksizm’imizin konseptini bu yeni duruma göre uyarladık.

Hem iklim krizinin, hem savaşların, hem de aşırı sağın — Arjantin gibi bazı ilginç istisnalar dışında — yükselerek dünyayı çok acayip bir yere sürüklediği koşullarda nasıl bir dünyada yaşadığımızı ve buna nasıl yanıt üretebileceğimizi tartışacağımız; üç gün sürecek, yaklaşık 30 konuşmacının katılacağı 10 toplantılık bir Marksizm buluşması bizi bekliyor.
Ö.M.: Bugün başlıyor değil mi? 7-8-9 Mayıs.
Ş.K.: Evet, bugün saat 17:00’de başlıyor. İlk toplantımız “Lenin ve Gramsci’den 2026’ya Parti Teorisi Tartışmaları” başlığını taşıyor. Konuşmacılar arasında Kanada'dan International Socialists örgütünden Canan Şahin ile DSİP'ten Irmak Özinanır yer alıyor.
Akşam oturumunda ise “Kürt Meselesi ve Çözüm Sürecinin 19 Ayı: Sonuçlar ve İhtimaller” başlığıyla, yaklaşık iki yıldır memlekete damgasını vuran süreci ele alacağız. Devlet Bahçeli’nin Meclis konuşmalarıyla milliyetçilerin yüreğine indiren gelişmelerden, çözüm ihtimallerine kadar Kürt meselesindeki son durumu tartışacağız. Konuşmacılar arasında DEM Parti milletvekili, Çözüm Süreci Komisyonu ve İmralı Heyeti’nde yer alan; geçtiğimiz yıl Abdullah Öcalan’ın yaptığı “Demokratik Toplum ve Barış” çağrısını kamuoyuna açıklayan heyetin üyelerinden Cengiz Çiçek bulunuyor. Bir diğer konuşmacı ise yaşamını insan hakları mücadelesine adamış Eren Keskin. Ben de toplantının konuşmacılarından biriyim.
Bu toplantıda yalnızca Kürt meselesini değil; aynı zamanda özellikle CHP’ye yönelen, ardı arkası kesilmeyen otoriter şok dalgalarına karşı nasıl mücadele edilebileceğini de konuşacağız. Bir yandan barışı savunurken, diğer yandan otoriterleşmeye karşı nasıl bir mücadele hattı kurulabileceğini birlikte tartışacağız.
Yarın program saat 15:00’te “Asıl Olan Dünyayı Değiştirmektir: Marksizmin Güncelliği ve İşçi Sınıfının Mücadele Potansiyelleri” başlıklı oturumla başlıyor. Bu oturumda Bekir Ersin ve Tarık Kunduracı konuşacak.
Saat 17:00’de ise “İklim Krizi, İşgal Politikaları ve Sınıf Mücadelesi: COP31’e Karşı Stratejiler” başlıklı toplantı gerçekleşecek. İklim İçin 350 Derneği Başkanı Efe Baysal ve Onur Korkmaz ile İklimi Değiştir, Sistemi Değiştir Platformu’ndan Zişan Tokaç konuşmacılar arasında yer alıyor. Bu Kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31 zirvesine karşı alternatif, antikapitalist ve uluslararası bir halkların iklim zirvesinin hangi politik bağlamlarda tartışılması gerektiğini ele alacağız. Aynı zamanda iklim ve sistem değişikliği mücadelesinin üzerinde yükseldiği zemini tartışacağız.Hatırlarsınız, Tahran’ın yoğun bombardımana maruz kaldığı günlerde kent dumandan görünmez hale gelmişti. Bu toplantıda savaş ekonomisi ile iklim krizi arasındaki bağlantıyı ve buradan hareketle adil geçiş tartışmalarını konuşacağız.
Cuma akşamı ise “Otoriterizm, Faşizm ve Aşırı Sağın Farklı Biçimlerine Karşı Direniş” başlıklı oturum yapılacak. Galatasaray Üniversitesi öğretim görevlisi Buket Türkmen, Bilgi Üniversitesi öğretim görevlisi ve yazar Bülent Bilmez ile tam karşınızda oturan Özdeş Özbay konuşmacılar arasında olacak. Küresel bir fenomene dönüşen otoriterizmi, Trumpçılığın neyi temsil ettiğini ve bunun faşizmle kurduğu geçişken ilişkiyi tartışacağız.
Son gün saat 11:00’de “Soykırım, Sanat ve Direniş” başlıklı ilk toplantıyla başlayacak. Müzisyen Alper Pınar ile mimar-yazar Esra Akbalık konuşmacı olacak. Cumhuriyet’in kuruluş sürecinde azınlıklaştırılan halklardan, İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü soykırıma kadar uzanan tarihsel süreçlerde sanatın direnişin bir aracı olarak nasıl işlev gördüğünü konuşacağız.
Saat 13:00’te ise “Sınıf Mücadelesinde Hayvanlar da Var: Sosyalist Ufukta Hayvan Özgürlüğü” başlıklı toplantı yapılacak. Yaşatacağız Platformu’ndan Seher Yıldırım ve Sevcan Çamlıdağ ile Hayvan Yaşam Özgürlük Platformu’ndan Tuğan Mecal konuşmacı olacak. 25 Nisan’da Ankara’da gerçekleştirdiğimiz yürüyüşte olduğu gibi, sokakta yaşayan hayvanlara yönelik katliamlara, belediyelerin uygulamalarına ve hayvan özgürlüğü mücadelesinin antifaşist boyutuna odaklanacağız.
Saat 15:00’te “LGBTİ+’lar Neden Hedefte, Ne Yapmalı?” başlıklı oturum gerçekleşecek. “Aile yılı” politikaları vesilesiyle hedef tahtasına oturtulan LGBTİ+’ların maruz bırakıldığı baskı ve nefret politikaları tartışılacak. Atilla Dirim, Eylem Çağdaş ve Mika konuşmacılar arasında yer alıyor.
Sondan bir önceki toplantı “Emperyalizmin MAGA Hali” başlığını taşıyor. ABD egemen sınıfının en sağcı, en ırkçı kanatlarının temsil ettiği yeni siyasal yönelim ve buna karşı antiemperyalist mücadelenin ihtiyaçları tartışılacak. DSİP'ten Özden Dönmez, Londra SWP’den video kaydıyla katılan Alex Callinicos ve gazeteci-yazar Kıvanç Eliaçık konuşmacılar arasında olacak. Bu oturumda yalnızca savaşların yıkıcılığını değil, aynı zamanda emperyalizmin eksen kaymasını da konuşacağız. 30 yıldır yaptırımlar altında olan bir ülkenin, Hürmüz Boğazı üzerinden dünyanın en büyük askeri-sanayi gücünü pazarlığa zorlayabilmiş olması tarihsel ölçekte önemli bir dönüşüme işaret ediyor. Elbette bölgede çok büyük bir yıkım, özellikle İsrail’in Siyonist rejiminin sürdürdüğü korkunç çocuk katliamları var. Ancak aynı zamanda bu güçlerin yenilmez olmadığının da görünür hale geldiği bir dönemden geçiyoruz.
Son toplantımız ise etkinliğe adını veren “Savaşa, İklim Krizine ve Aşırı Sağa Karşı Küresel Direnişi İnşa Edelim” başlığını taşıyor. İzmir’den kadın özgürlüğü mücadelesi aktivisti Hacer Yeşilçay, Filistin Özgürlük Platformu ve Hak İnisiyatifi aktivisti Mehmet Ali Devecioğlu ve ben konuşmacılar arasında yer alacağız. Bu toplantıda Marksizm buluşmasının genel bir değerlendirmesini yapacak; özellikle Gazze merkezli küresel intifadanın işçi sınıfı hareketini nasıl yeniden şekillendirdiğini ve bunun Türkiye’ye nasıl yansıyabileceğini tartışacağız.
Son olarak, toplantıların düzenlendiği Kadıköy Sanat Merkezi’nden Kadıköy Belediyesi’ne bir yürüyüş gerçekleştireceğiz. Sumud Filosu’nda gözaltına alınan ve işkenceye maruz bırakılan, ancak geri adım atmayan Saif Keshek ve Thiago Avila için; aynı zamanda Sumud Filosu’yla dayanışmak için yapılacak bu yürüyüşle Marksizm’i Kadıköy Belediyesi önünde gerçekleştirilecek bir basın açıklamasıyla tamamlayacağız.
Ö.M.: Evet, bayağı yoğun bir gündemi oldu. Hem söylemsel, hem de eylemsel olarak oldukça yoğun bir gündemi var. Sen de özetledin bize Şenol, çok teşekkür ederiz.
Ö.Ö.: Evet, çok teşekkür ederiz.
Ş.K.: Bir tek şeyi hatırlatalım: Marxizm 2026 toplantıları bugün saat 17:00 itibariyle başlıyor. Etkinlikler Kadıköy Sanat Merkezi’nde gerçekleşecek. Mekânın Söğütlüçeşme civarında, Ziverbey Köşkü yakınlarında olduğunu da söyleyelim.
Ö.M.: Evet, Kadıköy Sanat Merkezi Eğitim Mahallesi’nde, Abdibey Sokağı’nda bulunuyor. Peki, çok teşekkürler Şenol, görüşmek üzere.
Ş.K.: Görüşmek üzere. Açık Radyo — hâlâ biz Açık Radyo diyoruz — bu fırsatı bize verdiği için çok sağolun. İyi yayınlar.
Ö.M.: Çok mersi, görüşürüz.


