Marmara Adası’nın Garos’u ve Kolyozu
Kültürel Miras ve Koruma: Kim İçin? Ne İçin?'de Asu Aksoy ve Burçin Altınsay, Marmara Adası kültürel mirasının önemli bir öğesi olan balık sosu Garos’un Slow Food Ark of Taste/Nuhun Ambarı Listesi’ne eklenmesini sağlayan ve Marmara Adaları’nın Slow Food ağı içine girmesi çalışmalarında yer alan Doç. Dr. Elif Gözler Çamur ve Dr. Emine Önel Kurt ile bir araya geliyorlar.
"Bir kütüphaneye girdiğinizi düşünün; kitap kütüphanesi değil ama dünyanın muazzam yiyeceklerini, sebzelerini ve hayvan cinslerini bulacağınız bir kütüphane." Slow Food Ark of Taste, programının tanıtımını böyle açıyor. Ark of Taste, Türkçeye ‘Nuhun Ambarı’ olarak çevrilmiş; Nuhun Gemisi anlatısındaki gibi bu programın amacı da tehlike altında olan ve kaybolmaya yüz tutmuş biricik tatları ve yemek geleneklerini belgeleyerek, bir listeye yazarak kaybolmalarının önüne geçmek. Marmara Adası kültürel mirasının önemli bir öğesi olan balık sosu Garos’un, Slow Food Ark of Taste/Nuhun Ambarı Listesi’ne eklenmesini sağlayan ve Marmara Adaları’nın Slow Food ağı içine girmesi çalışmalarında yer alan Doç. Dr. Elif Gözler Çamur ve Dr. Emine Önel Kurt ile bir araya geliyoruz.
Kültürel miras denildiğinde taşınır ve taşınmaz fiziki objeler öne çıkıyor ama artık eskide kalmış, unutulmaya yüz tutmuş, yapanı azalmış yemekleri, malzemeleri, tatları ve sofraları korumak ve yaşatmak konuları ancak elle tutulamaz miras başlığına girdiği kadar konu olabiliyor. Slow Food kültürün temelinde yer alan yemek ve beslenme geleneklerinin birer miras ögesi olarak korunmaları ve yaşatılmalarının önemini anlatmak üzere ortaya çıkmış küresel bir hareket. Konuklarımız ile Slow Food hareketinin Marmara Adası’nda nasıl yerleştiğini, bunun önemini ve Slow Food’un Ark of Taste listesine adalardan giren Garos, 'adaçayı', 'adakarası üzümü' ve 'adarakası şarabı’nın bu listeye alınma sebeplerini konuşuyoruz.
Odağımızda Garos olacak, geçmişi antik dönemlere uzanan Akdeniz medeniyetinin damak tadı mirasının en önemli ögelerinden bir sos bu. Ancak Garos bugün çok az sayıda kişi tarafından halen yapılmakta ve onlar da Marmara Adası’nda. Garos unutulmaya yüz tutmuş durumda ve önemli bir sebebi Marmara Denizi’nde yaşanan kirlilik, aşırı avlanma, iklim krizi kaynaklı su sıcaklıklarının artışı. Garos’a dair daha çok bilinmesini sağlamak ve bu sosu yaşatmak neden önemli, nasıl başarılır ve listede yer almanın etkisi ne oluyor sorularını konuklarımıza soruyoruz.
Yemek mirasının korunması ve yaşatılması meselesi sadece nihai yemek ürünü ile sınırlı değil; örneğin Garos, kolyoz balığının iç organlarından yapılıyor, Kolyoz olmaz ise balık sosu da olamıyor ve Kolyoz da Marmara Denizi’nde çok azalmış durumda. Garos mirasını korumak ve yaşatmak demek, kolyozun Marmara’da varlığını korumak anlamına geliyor. Kolyoz, Marmara Denizi’nin balık çeşitlerinden birisi. Kolyozun beslendiği balıklar hamsi, sardalya ve istavrit gibi küçük balıklar ve bunlar da Marmara Denizi’nde yaşanan yoğun gırgır balıkçılığı nedeniyle aşırı av baskısı altındalar. Kolyozun durumu besin zincirinin sağlıklı çalışmasına bağlı. Garos’un korunması bizi denizin doğadaki besin zincirinin ve tür çeşitliliğinin korunması meselesine götürüyor. Bu, biyolojik çeşitliliğin korunması ve kültürel çeşitliliğin korunmasının nasıl iç içe geçtiğine dair iyi bir örnek.
Benzer İçerikler
Anadolu'nun doğası soframıza nasıl yansıyor?
Raziye İçtepe
Ekoloji, Tarih ve Sanatın Derin Akıntısı
Evrim Altuğ
Marmara Denizi ve dünya denizleri
Barbaros Yaras
2025 boyunca neleri konuştuk?
Asu Aksoy