3500 Yıl Öncesinden Bir Tsunami Kurbanı: Bağlararası’nda Çeşme Adamı
Kültürel Miras Ve Koruma: Kim İçin? Ne İçin?'de Asu Aksoy ve Burçin Altınsay, Prof. Dr. Vasıf Şahoğlu’ndan ANKÜSAM (Ankara Üniversitesi Sualtı Arkeolojik Araştırma ve Uygulama Merkezi) ile yürüttüğü Çeşme Bağlararası kazılarının ve araştırmalarının sonuçlarını konuşuyoruz.
Yaz biterken bu akşam İzmir Çeşme’deyiz. Çeşme ve civarı daha çok Alaçatı, Urla gibi deniz ve tatil odağı yerlerle bilinir. Kültürel miras bakımından Urla civarında sürdürülmekte olan arkeolojik kazılar da bilinir; Çeşme’nin kalesi vardır, Alaçatı evleri ünlüdür. Oysa Çeşme’nin tam ortasında Marina’nın hemen arkasında bugün yapılar arasında kalmış çok önemli veriler saklayan bir yer daha varmış: Bağlararası. Geçtiğimiz Ağustos ayında Alaçatı’da düzenlenen bir seminerde Prof. Dr. Vasıf Şahoğlu’ndan ANKÜSAM (Ankara Üniversitesi Sualtı Arkeolojik Araştırma ve Uygulama Merkezi) ile yürüttüğü Bağlararası kazılarını ve araştırmalarını duyma fırsatı bulduk. Biz de kendisini konuk ederek, Prof. Dr. Şahoğlu’ndan burada dünya çapında önemli sonuçlara ulaştıkları çalışmalarını dinliyoruz.
Bağlararası, aslında biraz da tesadüfen fark edilmiş bir alan; bir inşaatın temel kazıları sırasında 2001 yılında ortaya çıkmış. 2002-2005 yılları arasında Hayat Erkanal başkanlığında Çeşme-Bağlararası’nda yapılan kazılarda bir Tunç Çağı yerleşimi açığa çıkarılmış. 2009’da tekrar başlayan kazılar, 2019 yılına kadar sürmüş. Bağlararası kazısını çok ilginç kılan bulgulardan birisi, günümüzden takriben 3500 yıl önce Santorini Adası'nda gerçekleşen büyük volkan patlaması ile etrafa yayılan küller ve ardından gelen tsunamilerin Çeşme’ye, Bağlararası’na kadar gelen etkilerinin izleri. Bu izler yıllar süren araştırmalar, laboratuvar tetkikleri, kazılar sonucu ortaya çıkarılmış durumda ve üzerinde çalışılan izlerden birisi de bir tsunami kurbanının kemikleri. Santorini volkanının patlaması sonrası meydana gelen kül yağmuru ve tsunamide can veren kim bilir kaç kişiden şimdiye kadar bulunabilmiş tek iskelet ise bu Çeşme adamına ait.
Günümüzde depremler, tsunamiler gibi doğal afetlerin etkileriyle sürekli ilgiliyiz. Dolayısıyla binlerce yıl öncesinde yaşanan doğal bir afetin nasıl büyük bir alanı etkileyebildiğini, buna dair izlerin çok uzaklarda bile bulunabildiğini ve volkanın küllerine ve tsunami kalıntılarına ilişkin dünyada bugünkü durumda sadece Çeşme’de görülebilen kanıtların neler olduğunu çok merak ediyoruz. Prof. Şahoğlu’na bütün bu sorularımızı yöneltiyoruz ve arkeoloji biliminin diğer bilim dalları ile birlikte çalışarak Akdeniz dünyasında bundan 3500 yıl önce yaşanan bu muazzam doğal afetin etkilerine dair çıkarımlarını ele alıyoruz.
Prof. Dr. Vasıf Şahoğlu Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Arkeoloji Bölümü, Protohistorya Ve Önasya Arkeolojisi Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi. Uzmanlık alanları ise Protohistorya ve Önasya Arkeolojisi, Batı Anadolu Tunç Çağı kültürleri ve deniz arkeolojisi. Ayrıca kendisi Ankara Üniversitesi Deniz Arkeolojisi Uygulama ve Araştırma Merkezi (ANKÜSAM) müdürü ve Urla’da yer alan Liman Tepe Kazı Başkanı.
Benzer İçerikler
Batan Geminin Malları: Uluburun 3300 Yaşında
Sidar Duman
Tophane'de Bulunan Bizans Kalıntıları ve İstanbul'da "Eski Eserlerin İhyası" Meselesi
Yangın binlerce yıllık antik kenti yok etti
NTVMSNBC
Geçmişteki insan-çevre etkileşimi ve iklimsel değişimler
Bülent Arıkan