Angèle, Grand Corps Malade, Ycare... 2026'nın sonbahar albümleri (II)
Fransız Öpücüğü’nde bu hafta; Grand Corps Malade, Angèle, Ycare ve Camille gibi sanatçıların Eylül ve Ekim aylarında yayınlanan albümlerinden şarkılar dinledik.
Programın açılışını, Michel Sardou’nun 2 Ekim’de yayınlanan yeni single’ı Je le referai ile yaptık. Sanatçının bundan yirmi yıl önce yayınlanan "Hors format" albümünün kayıt seanslarından kalan, o dönemde yayınlanmamış bir parça bu. Artık belli bir yaşa geldikten sonra gençliğinde yaptıklarını gözden geçiren ve o zaman yaptıklarımı bugün olsa yine yaparım diyen bir adamı konu alan sözler Michel Sardou’ya, müzik ise Jean-Jacques Goldman’ın J.Capler adıyla tanınan erkek kardeşi Robert Goldman’a ait. Bu arada 2024’te sahnelere veda ettiği açıklayan Sardou, geçtiğimiz günlerde RTL’e yaptığı açıklamada bu kararının değişmediğini belirtti ve sesinin artık sahneye çıkmasına olanak tanımadığını bir kez daha vurguladı.
Grand Corps Malade adıyla tanınan 1977 doğumlu Fabien Marsaud, 20 yaşında bir tatil köyünde çalışırken havuza yaptığı dalış sırasında boynunu kımış ve ancak uzun bir rehabilitasyon sürecinin ardından yeniden yürüyebilmişti. 2003’te slam’ı keşfeden sanatçı kısa sürede bu tarzı Fransa’da geniş kitlelere tanıtan isimlerden biri olmuştu. Günlük hayattan ve banliyö yaşamından beslenen metinleriyle tanınan Grand Corps Malade aynı zamanda oyunculuk ve yönetmenlik de yapıyor. Son olarak Mehdi Idir ile birlikte Charles Aznavour’un hayatını konu alan Monsieur Aznavour isimli filmi yazıp yönetmişti sanatçı. Müzik kariyerinin yirminci yılını kutladığı dokuzuncu stüdyo albümü "Voir la mer"i ise 18 Eylül’de yayınladı Grand Corps Malade. 2025’te ailesiyle birlikte Montreal’de geçirdiği bir yıldan oldukça etkilenmiş, albüm de Paris’in temposundan uzaklaşmak ve aileyle zaman geçirmek fikrinden doğmuş. “Voir la mer” (Denizi görmek) ismi de bir metafor aslında ve daha çok “başka yerlere bakmak, nefes almak, mesafe almak, bir parantez açmak” anlamını taşıyor. Albümdeki on altı parçada da aile, aşk, zamanın geçişi, kişisel kusurlar, kırılganlık ve ırkçı söylemlerin yaygınlaşması gibi temalar ele alınıyor.
Fransız alternatif pop müziğinin şöhretini uluslararası boyuta taşıya isimlerin 1978 Paris doğumlu Camille, ilk albümünü 2002 yılında yayınlamış, asıl çıkışını ise 2005 tarihli "Le fil" adlı çalışması sayesinde yapmıştı. Beş yüz bini aşan bir satış rakamına ulaşan bu albüm, ona ertesi yıl düzenlenen Les Victories de la Musique töreninde "En İyi Çıkış Albümü" ve "En İyi Sahne Çıkışı" ödüllerini getirecek, Camille bu ödüle 2009’da "En İyi Kadın Şarkıcı", 2013’te "En İyi Şarkı", 2018’de "En İyi Konser" dallarında üç kez daha layık görülecekti. Fransa listesinde bir numaraya kadar yükselen son stüdyo albümünü 2017 yılında yayınlayan sanatçı, bu dönemde sinema alanındaki çalışmalarını yoğunlaştırdı ve 2013’te Emmanuelle Bercot’nun Elle s’en va, ertesi yıl da Raphael Neal’in Fever filmlerinde rol almasının yanı sıra bazı yapımların orijinal müziklerine de katkı sağladı. 2024’te erkek arkadaşı Clément Ducol’le birlikte Jacques Audiard’ın Emilia Perez filminin müziklerine imza atan Camille, filmde yer alan El mal adlı parçayla, "En İyi Şarkı" dalında Oscar ve Altın Küre ödüllerine layık görüldü. Bu büyük başarının ardından yeni bir albüm için kolları sıvayan sanatçının 18 Eylül’de piyasaya çıkan bu çalışması “The Sound of Milk” adını taşıyor. Partneri Clément Ducol’le olan iki çocuklarının gelişim sürecini takip eden albüm, doğum, çocukluk ve ergenlik gibi bölümlerden oluşuyor. Albümün adı yani “sütün sesi” de annenin bebeğini emzirmesini çağrıştırıyor. Camille bununla ilgili: “Süt ve melodi, ikisi de görünmezdir; biri anneden çocuğa akar, diğeri duyulur ama görülmez. Müzik ve annelik burada birleşiyor.” ifadelerini kullanmış ve çocuklarının seslerini de albüme dâhil etmiş.
1983 yılında Lübnanlı bir ailenin oğlu olarak Senegal’in başkenti Dakar’da dünyaya gelen Assane Attyé ya da sahne adıyla Ycare, gençlik yıllarında futbol oynasa da on altı yaşında geçirdiği bir paten kazasında bacağını kırdı. İyileşme sürecinde gitara merak saran genç adam, ilk şarkılarını da bu dönemde kaleme aldı. Sahne adı olarak tercih ettiği “Ycare” (İkarus) da bu düşüş nedeniyle ortaya çıkan bir metafor. Üniversite eğitimi için ailesinin desteğiyle Fransa’ya taşınan sanatçı, burada işletme/finans alanında MBA yaptıktan sonra bir bankada aracı olarak çalışmaya başladı. Bu dönemde bir arkadaşının tavsiyesiyle televizyon ses yarışması Nouvelle Star’a katıldı ve yarışmadan dördüncülükle ayrıldı. İlk stüdyo albümü "Au bord du monde"u 2009’da yayınlayan Ycare, asıl çıkışını ise yüz binin üzerinde satan 2011 tarihli Lap Dance adlı single sayesinde yaptı. 2022’de Zaz’la birlikte seslendirdiği Animaux fragiles adlı parça ile Fransa listesinin üst sıralarına tırmanan sanatçı, en son geçen yıl kendi adını taşıyan bir konsept albümle ziyaret etmişti müzik marketleri. Ycare’ın Jacques Brel şarkılarını yorumladığı "Brel" adlı albüm ise 2 Ekim’de çıktı piyasaya. Gençlik yıllarından beri Brel şarkılarını ezberlediğini, bu repertuvarın kendisini hem korkuttuğunu hem de bunları “bir hediye” gibi gördüğü ifade etmiş sanatçı ve Jacques Brel’in kendisini şarkı yazmaya ve yorumlamaya yönelten en önemli ilham kaynaklarından biri olduğu eklemiş. Bu çalışmasında da Brel’in La chanson des vieux amants, Vesoul, Ne me quitte pas ya da Mathilde gibi on klasiğini, daha çağdaş ve rock/pop ağırlıklı düzenlemelerle yeniden yorumlamış. Max Pinto ve Fred Nardin imzasını taşıyan bu düzenlemelerin oldukça başarılı olduğu söylenebilir. Brel’in şarkılarını seslendiren sanatçılar genelde onun yorumunu taklit etmeye çalışır ve şarkıların düzenlemesine pek dokunmak istemez, buna karşın bu albümde Pinto & Nardin ikilisi, güçlü orkestrasyonlar sayesinde parçaların ruhunu yok etmeden, bunlara yeni bir kimlik kazandırmayı başarmış. Bu anlamda gelecekte yayınlanacak saygı albümleri için de bir örnek teşkil edebilir bu çalışma.
Dominique A’nın yeni albümü "Spirales" 9 Ekim’de piyasaya çıktı. On altı şarkıdan oluşan altmış beş dakikalık bu albüm, 1968 doğumlu sanatçının en kişisel çalışmalarından biri olarak gösteriliyor. 2022’de piyasaya çıkan bir önceki albümü "Le monde réel"de ağırlıklı olarak toplumsal meseleleri ele alan şarkılara yer veren sanatçı, bu defa otobiyografik sayılabilecek parçalarla çıkıyor karşımıza. Albümün kayıtlarını, 1992 tarihli ilk albümünün de miksajını yaptığı Nantes’daki Garage Hermetique stüdyosunda gerçekleştirmiş Dominique. Bu anlamda albümün bir döngüyü kapatma hissi yarattığını düşünmek de mümkün. Albümün ismi, yani “spiraller” de, hatıraların etrafında dönen, uzaklaşan ve geri gelen çizgileri getiriyor akla. Sanatçı, doğum yeri olan Provins’teki çocukluk anılarından, eski dostluklarından, ergenlik döneminde keşfettiği müzisyenlerden ve izlediği filmlerden bahsediyor albümdeki şarkılarda. Bu açıdan albümde bir nostalji duygusunun hakim olduğunu söylemek yanlış olmaz. Bunun yanı toplumsal konulara değinmekten de geri kalmamış Dominique A. Örneğin Coltan, dijital bağımlılığın sembolü haline gelen cep telefonlarının yapımında kullanılan bu madeni çıkarmak için ağır şartlarda çalışmak zorunda kalan çocukları ele alıyor (ki geçen haftaki programın sonunda Bernard Lavilliers’den dinlediğimiz Kinshasa adlı parça da yine Kongo’da çıkarılan aynı madenden söz ediliyordu). Albümün üçüncü parçası Bromure’de ise, sağlam bir güç ve erkek egemenliği eleştirisi yapıyor sanatçı.
Adını gün geçtikçe uluslararası alan daha fazla duyurmaya başlayan 1995 doğumlu Belçikalı pop yıldızı Angèle, ilk albümü "Brol"ü 2018 yılında piyasaya sürmüş ve bu albümde yer alan Tout oublier ve Balance ton quoi gibi şarkılarla büyük ses getirmişti. 2019’da düzenlenen Victoires de la Musique töreninde de "En İyi Çıkış Albümü", “En İyi Video Klip” ve “En İyi Konser” dallarında ödüle layık görülen genç kadın, üç yüz bini aşan satış rakamıyla Fransa listesinde ikinci sıraya kadar yükselen bir sonraki albümü "Nonante-cinq"i 2021’de yayınlamasının ardından, 2023’te bu kez “En İyi Kadın Şarkıcı” dalında Victoire de la Musique ödülüne uzanmıştı. 2024’te Paris’te düzenlenen Olimpiyat Oyunlarının kapanış töreninde sahne alan sanatçı, yeni albümü "Instinct"i, bu yılın Şubat ayında elektronik müzik ikilisi Justice ile birlikte kaydettiği What you want adlı single’la duyurdu. Bu yeni çalışmasında Tristan Salvati, Xavier de Rosnay ve sahne adı olarak Marka’yı kullanan babası Serge Van Laeken’la çalışmış Angèle. Albümdeki, elektronik müzik etkisinin geçmişe oranla daha fazla hissedildiği on üç parçada; aşk, cinsellik, kimlik arayışı, kontrol ve özgürlük gibi temalar ele alınmış. Bunun yanı sıra sanatçının önceki albümlerdeki masum pop yıldızı imajından uzaklaşıp daha olgun bir görüntü verme çabası göze çarpıyor.
Haftanın kapanışını, Tunus asıllı Fransız söz yazarı, besteci ve yorumcu Oria’nın ilk stüdyo albümü “Ça ira” ile yaptık. Nice’te dünyaya gelen sanatçı müzik kariyerine Fransız şansonunun klasiklerini yorumladığı sosyal medya klipleriyle başlamış, 2025 yazında yayınladığı Sylvie Vartan cover’ı Toi jamais sayesinde de geniş kitlelerin dikkatini çekmeyi başarmıştı.
2025’in Aralık ayında ilk single’ı Soirée mondaine’i piyasaya süren genç kadın, parçanın müzik platformlarında yüksek dinlenme rakamları elde etmesinin ardından 2026’nın Mart ayında Ycare’ın Olympia’da verdiği konserlerde açılış sanatçısı olarak sahne aldı. Akdeniz ve Kuzey Afrika melodilerine yer verdiği şarkılarında pop ve hip-hop gibi farklı türleri harmanlayan Oria’nın ilk stüdyo albümü de 16 Ekim'de piyasaya çıktı. On bir şarkıdan oluşan bu albümde Claudio Capéo, Mosimann ve Barbara Pravi gibi isimlerle çalışmış sanatçı.
Benzer İçerikler
Les Victoires de la Musique 2023
Devrim Özkan
2026'nın ilkbahar ve yaz şarkıları
Devrim Özkan
Olivia Ruiz, Cali, Alain Chamfort... 2024'ün ilk albümleri
Devrim Özkan
2025'in ilk albümleri
Devrim Özkan