Orchestra Baobab – Made In Senegal: Baobab Hâlâ Ayakta!
Afrikon’dan Ufuk Aktaş, Senegal müziğinin efsanevi topluluğu Orchestra Baobab’ın dokuz yıl aradan sonra yayımladığı "Made in Senegal" albümünü ele alıyor; grubun kaybettiği ustaların ardından yeni kuşak müzisyenlerle yeniden şekillenen kadrosunu, müzikal mirasını ve Senegal’in kültürel hafızasındaki yerini değerlendiriyor.
Orchestra Baobab, Afrika’da bir efsane. 1970'te Dakar’daki Baobab Club’ın kulüp orkestrası olarak kurulan grup, Afrika müziğinin tarihini şekillendiren büyük orkestralar kuşağından geliyor. Repertuvarında Afro-Küba ritimleri, Mandinka geleneği ve caz yan yana duruyor. Grup, 2007'de yayınladıkları Made in Dakar’ın ardından bu kez Made in Senegal ile geldiler. Albüm 23 Ekim 2026'da Strut Records ve Madoky Music ortaklığıyla çıktı. 2017 tarihli Tribute to Ndiouga Dieng’den bu yana grubun ilk stüdyo albümü. Yeni şarkılardan oluşan ilk albümleri ise yaklaşık on yıl sonra geliyor.
Bu albümü önemli kılan şey sadece aradan geçen süre değil. Baobab bu on yılda omurgasını oluşturan isimlerin çoğunu kaybetti. Gitarın efsanevi ismi Barthélémy Attisso, saksofoncu Issa Cissokho, şarkıcı-perküsyoncular Balla Sidibé ve Rudy Gomis birer birer aramızdan ayrıldı. Kurucu kadrodan geriye davulcu Mountaga “Taga” Koité kaldı. Kendini “tapınağın bekçisi” olarak tanımlıyor. Made in Senegal bu kayıplardan sonra yapılmış ilk albüm. Dolayısıyla asıl merak edilen soru şuydu: Baobab, Baobab olarak kalabilecek mi?
Kadro: oğullar, yeğenler, yeni sesler
Cevap kadroda saklı. Grup kendini oğullar, yeğenler ve yıllardır yanında çalan müzisyenler üzerinden yeniden kurmuş. Alto saksofonda ve müzikal direktörlükte grubun uzun yıllardır lideri olan Thierno Koité var. Ritim gitarda 76 yaşındaki Yahya Fall, perküsyonda Moussa Cissokho, davulda Taga Koité çalıyor. Yeni kuşakta ise Taga’nın oğlu Zacharia “Papino” Koité vokalde, Malick Sy baste, Wilfrid Zinzou trombon ve tenor saksofonda yer alıyor. Attisso’nun yerini alan Beninli genç gitarist “Bolero” da bu kuşaktan.
Kadrodaki en dikkat çekici değişiklik ise Korka Dieng. 2023'te gruba katılan Dieng, Baobab’ın yarım asırlık tarihindeki ilk kalıcı kadın solist. AFP’ye verdiği röportajda yeni kuşağın hedefini şöyle anlatıyor: “Efsanevi orkestrayı bugünlere getiren özgünlüğü korumak.” Ekliyor: “Dinleyiciler Orchestra Baobab’ın sadece eski usul olmadığını, yeni bir kuşak olduğunu fark etmeye başladı.”
Albüm: eskiyle yeni yan yana
Tamamı Dakar’da kaydedilen albümde 12 şarkı var. Bunların yaklaşık yarısı yeni beste, diğerleri yeniden yorumlanmış klasikler. Baobab’ı Baobab yapan karışım yerinde duruyor: Afro-Küba ritimleri, Wolof griot geleneği, mbalax, Kongo rumbası ve caz.
Albüm, Rudy Gomis’in büyükannesine yazdığı “Ana Maria” ile açılıyor. Büyükanne, ailesinde müzik kariyerini destekleyen tek kişiymiş. Şarkı Casamance Kreol şiir geleneğinden besleniyor ve rüzgârı kuşaklar arasında haber taşıyan bir haberci olarak kullanıyor. Albümün ilk teklisi “Togne Bakhoul” da bir Gomis bestesi. Eşine yazdığı bu şarkı, pişman bir kocanın özr gibi. Böylece albüm, kaybedilen bir ustanın sesiyle hem açılıyor hem de yol buluyor.
“Tioro Bye Samba”, Senegal müziğinin dev isimlerinden merhum Thione Seck’in şarkısı ve Korka Dieng’in ruhlu yorumuyla geliyor. Yedi dakikaya yaklaşan “Sibo Odia” eleştirmenlerin neredeyse ortak favorisi. Dieng’in vokali, nefeslilerin karşılıklı konuşması ve Bolero’nun çetrefilli gitar solosu burada sahneyi paylaşıyor. “Souvenir” yavaş ve düşünceli başlayıp nefeslilerle pistte bitiyor. “Wuti Xaliss” ise rahat grooveu ve tekrar eden hook’larıyla albümün en bulaşıcı anlarından biri.
Yeni bestelerde yeni kuşağın imzası net. Zinzou’nun “Gorgorlou”su adını, sadece geçinebilmek için didinen insanı anlatan bir Wolof kelimesinden alıyor. Bolero’nun “Wida”sı ise memleketi Benin’deki Ouidah’a, köle ticaretinin tarihi limanına ve oradaki “Dönüşü Olmayan Kapı”ya uzanıyor. AllMusic’ten Thom Jurek şarkıyı albümün sosyopolitik parçası olarak öne çıkarıyor. “Casamance”, grup üyelerinin bir kısmının geldiği güney Senegal bölgesini ve sabahın erken saatinde işe koşan kadınlarını anlatıyor. Jurek bu şarkıyı albümün en neşeli anı olarak görüyor. “Baobab 50 Ans” grubun yarım asrını kutluyor. Albüm de tek kelimelik bir şarkıyla kapanıyor: “Senegal”.
Bir anıt, bir hafıza
Senegal’de Baobab sadece bir grup değil. Akademisyen Ibrahima Wane, Toumani Sangaré’nin 2021 belgeseli Orchestra Baobab, une autre histoire du Sénégal’de grubu ülkenin çağdaş tarihinden ayrılamaz bir parça olarak tanımlıyor. Albümün adı da bu yüzden kendiliğinden geliyor. Zinzou’nun sözleriyle: “İnsanlar Senegal’e bizim üzerimizden bakıyor. Senegal kültürünü yanımızda taşıyoruz.”
Thierno Koité ise bütün albümü tek cümleyle özetliyor:
“Adımızı aldığımız ağaç gibiyiz. Ne olursa olsun, baobab dimdik ayakta durur.”
Made in Senegal albümü bu cümlenin kanıtı. Yaprakları dökülmüş ama kökleri aynı yerde duran, yeni dallarla yeniden yeşeren bir ağaç gibi.
Benzer İçerikler
Toumani Diabaté ve Kora
Zekeriya Şen
Afrika Müziğinin Efsaneleri
Zekeriya Şen
Sosyal Müzik: Emekçi Kadınlar Günü
35. yılında Akbank Caz Festivali: Gözde Sivişoğlu ile söyleşi
İlksen Mavituna