Kayıt Arşivi
Podcast kanalları ve üyeliği hakkında daha detaylı bilgi almak için tıklayın.
Konuğumuz Mehmet Ali Nuroğlu ile Kadıköy’ün yeni sahnesi Kino Vertov'u ve ekibin sezonun en ters köşe oyunlarından birine imza attığı Dünyada oyununu konuştuk.

Kadıköy'ün yeni sahnesi Kino Vertov ve "Dünyada" oyunu
Türkiye'de galericilik mesleğinin kurumsallaşması ve dayanışma içinde şeffaf bir ekosistemin temellerini atma hedefini kamuoyuna duyurmayı amaçlayan Uluslararası Sanat Galerileri Derneği çatısı altında düzenlenen Art Show: Galeriler Buluşması 2026 etkinliğini programcımız ve Galeri Nev İstanbul'un sahibi Haldun Dostoğlu ile konuştuk.

Sanat galerileri için şeffaf bir ekosistem: Artshow 2026

Gezegenin Geleceği: 04 Şubat 2026
Konuklarımız Down sendromlu ressam olarak da bilinen ZİÇEV öğrencisi Ayla Sökemen, ZİÇEV Mersin koordinatörü Burcu Ünlü Türkcan, ZİÇEV’de görsel sanatlar eğitmeni Hamit Memiş ve edebiyat öğretmeni olmasının yanı sıra 15 yıldır belgesel sinema alanında çalışmalar yürüten yönetmen Zülfü Gül ile Çocuklar Gibi adlı belgesel projesi üzerine konuşuyoruz.

‘Çocuklar Gibi’ Belgeseli Çekim Süreci
6 Şubat 2023 depremlerinin 3. yıl dönümü nedeniyle dört haftalık bir seri planladık ve bu serinin ilk programında konumuz 'Hukuk ve Deprem Davaları'.
Konuklarımız İstanbul Barosu Afet Hukuku ve Koordinasyon Merkezi Yürütme Kurulu Sekreteri Av. Seher Eriş ve olası kast kararı çıkan Adana Alpargün Apartmanı davası avukatlarından Sergen Nisanoğlu.

6 Şubat 2023 Depremleri Özel: Hukuk ve Deprem Davaları
Konuğumuz sinema araştırmacısı ve yazar Ali Can Sekmeç ile yeni kitabı Oyuncu Dediğin Ahmet Mekin Türk Sinemasının Cumhuriyet Çocuğu üzerine konuşuyoruz.

Oyuncu Dediğin Ahmet Mekin Türk Sinemasının Cumhuriyet Çocuğu
Yer Yüzleri’nde Kentin Köpüğü programında küçük bir değişiklik yapıyoruz: Funda Ferhanoğlu, konuğu Murat Güvenç ile kent tarihçiliğini, kentleri nasıl anlattığımızı ve bu alanın nasıl şekillendiğini tarihsel bir perspektifle ele alıyor. Aynı zamanda Murat Güvenç, Tarih Vakfı ile Kadıköy Belediyesi (Tarih, Edebiyat ve Sanat Kütüphanesi) kısaca TESAK biriminin birlikte düzenlediği 2026 yılı konuşmalar dizisi kapsamında gerçekleştirdiği sunumunu da anlatıyor.

Kent Tarihi Üzerine
Aslanların yok oluşundan kömür yatırımlarının geri dönüşüne uzanan küresel ekolojik krizi ele alıyor; fosil yakıtların yarattığı yıkım karşısında iklim adaleti ve yaşam savunusunun aciliyetini konuşuyoruz.

Gezegen Alarm Veriyor

Sevgili Günlük, 04 Şubat 2026'da neler var?
Vijay Prashad ile yaptığımız röportajın geri kalan kısmını yani röportajın tamamına kulak veriyoruz.
Geçen hafta Vijay, Walter Benjamin'in Tarih Meleği üzerine yazdığı denemeyi “ütopik umutsuzluk” olarak nitelendirmişti. “Bu Avrupa medeniyetine bakan felç olmuş bir bakıştır. Bu bizim hayatımızı yansıtmaz Waseem. Atalarımın ve senin ailenin şehri olan Lahor'daki her çocuğun okuyabileceği, geceleri aç kalmadan uyuyabileceği gün gelsin. Geriye değil, ileriye bakıyoruz. Bunu reddediyorum.” demişti.
Vijay, Batı merkezli bir “istisna” algısını sorgulayarak cevap veriyor. Ona göre bugün yaşananlar, özellikle Küresel Güney açısından yeni değil; sömürgecilik, darbeler, kitlesel ölümler ve ekonomik yıkım, bu coğrafyaların yüzyıllardır süregelen deneyimleri. Vijay, asıl meselenin tekil felaketlere odaklanmak değil, bu felaketleri mümkün kılan küresel sistemleri ve güç ilişkilerini görünür kılmak olduğunu vurguluyor. Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Batı’nın —özellikle Amerika’nın— dünya sistemini neredeyse sınırsız biçimde şekillendirdiğini, bunun bedelinin ise Küresel Güney halklarına ödetildiğini ifade ediyor. Ancak bu tabloyu mutlak bir umutsuzlukla değil, tarihsel bir bakış açısıyla ele almak gerektiğini savunuyor.
Söyleşinin ilerleyen bölümünde tartışma, tarihçi Alfred McCoy’un “ABD çökmekte olan bir imparatorluktur” tezine odaklanıyor. Vijay, ABD’nin ekonomik ve diplomatik gücünde ciddi aşınmalar yaşandığını kabul etmekle birlikte, askeri kapasitesinin hâlâ benzersiz olduğunu ve bu nedenle klasik imparatorluk çöküşleriyle bire bir kıyaslanamayacağını söylüyor. Ona göre mesele, ABD’nin tamamen çöküp çökmediğinden ziyade, dünyanın tek kutuplu bir yapıdan çok kutuplu ve çok aktörlü bir düzene doğru evrilip evrilmediği. Bu bağlamda Vijay, yeni bir hegemonun ortaya çıkmasından çok, hukuka, karşılıklı tanımaya ve uluslararası anlaşmalara dayalı bir dünya düzeninin mümkün olup olmadığını tartışmaya açıyor.

Vijay Prashad ile Söyleyiş: "Bunu - Ütopik umutsuzluğu (!) - reddediyorum"
