Kayıt Arşivi
Podcast kanalları ve üyeliği hakkında daha detaylı bilgi almak için tıklayın.
Konuğumuz Agâh Enes Yasa ile, insan ve su gücüne dayalı atölyelerden mekanize fabrikalara geçiş üzerinden 19. yüzyıl Bursa ipek sanayisinin erken kapitalist dönüşümünü; emek, enerji ve sermaye ilişkileri çerçevesinde konuşuyoruz.

İpek: Bursa’da Kapitalizmin Kuruluş Momentleri
Konuğumuz Prof. Dr. Ayşe Caner ile kanser konusunda yaptıkları araştırmaları, kanser hücrelerinin immün sistemden kaçış mekanizmalarını ve 2025 Tıp & Fizyoloji dalında Nobel ödülünün konusu olan düzenleyici T hücrelerini (Treg); kısaca immünolojideki gelişmeleri konuşuyoruz.

İmmünolojideki gelişmeler
Parrhesia Kolektifi Üyeleri Talin Suciyan, Tamar Gürciyan, Meri Tek Demir ve Araz Kojayan ile birlikte 'Ermeni Kavar Edebiyatı'nı konuşuyoruz.
Ermeni Kavar Edebiyatı, en genel anlamıyla İstanbul dışında, özellikle de Ermenilerin yaşadıkları tarihi coğrafyada ortaya çıkmış edebiyat eserleri ve yazarlarını kapsar. Bu programda bazı metinler üzerinden doğayla iç içe zamasallıkları ve kaybolmakta olan mimari pratiklerin ve yaşam biçimlerinin edebiyattaki izlerini ele alıyoruz.

Parrhesia Kolektifi ile Ermeni Kavar Edebiyatı üzerine
Anadolu'da daha önce benzerine rastlanmamış bir mücadeleye tanıklık ediyoruz: Eber Gölü'nü geri getirmek için yapılan çalışmaları değerlendiriyoruz.
Bir başka gündemimiz de denizin kıyılarını, nehirlerin taşkın alanlarını geri alması. Türkiye'nin dört bir yanında yaşanan felaketler engellenebilir mi?

Doğa alanlarını geri alabilir miyiz?

Sevgili Günlük, 20 Şubat 2026'da neler var?
Yapay zekâ asistanlarının neden çoğunlukla kadın sesiyle tasarlandığını, bunun toplumsal cinsiyet kalıplarını nasıl yeniden ürettiğini ve dijital ortamda normalleşen hakaret ile tacizin gerçek hayattaki eşitsizlikleri nasıl beslediğini konuşuyor; uzmanların çözüm önerileri ve dünyadan örneklerle konuyu masaya yatırıyoruz.

Yapay zekâ ve cinsiyetçilik
Konuğumuz Mimarlar Odası Başkanı Prof. Alper Ünlü ile hafta sonu gerçekleşecek Mimarlar Odası seçimlerini konuşuyoruz

Açık Gazete: Mimarlar Odası seçimleri

19 Şubat 2026 nüshası
Programımızın 20. bölümünde, 2. canlı etkinliğimizle yine karşınızdayız. 24–25 Ocak tarihlerinde panel, seminer ve konserlerle dopdolu geçen etkinliğin panel serisinde, New Music Space’in ev sahipliğinde Ankara kökenli kolektif ve mekanlara yakından bakmaya devam ediyoruz. Serinin ikinci programında, Ankara kökenli kadın fotoğrafçı kolektifi Girlstothefront ile oluşum süreçlerini kendi yolculukları üzerinden konuşuyoruz.
Bitiş Müziği:
Bikini Kill - "Rebel Girl" (1993)

Topluluk ve Kolektif Olmaya Dair #2 - ANKARA: Girlstothefront
Müzik fotoğrafçıları tarafından yakın zamanda kurulan Ankara merkezli topluluk Girlstothefront, tam da adını anlatır biçimde kadınların ve queer kadınların kendilerini öne çıkartmalarını hedefliyor. Müzik sektörünün bel kemiği olan ataerk düzenden bunalmış genç sektör üyeleri, yaptıkları işleri ve vizyonlarını daha fazla kişiye ulaştırabilmek için bir topluluk kurmaya karar vermişler ve böylece alternatif bir var olma yolunu sorgulamaya başlamışlar. Ekip Ankara’da olsa da, İstanbul ve diğer şehirlerle bağları kurulmaya başlamış bile. Ekibin İstanbul’a taşınan üyesi Naz ise, bu programda kadınların oluşturduğu bir toplulukta var olmak üzerine konuşuyor.
Girlstothefront, a recently formed Ankara-based collective of music photographers, aims to empower women and queer women, true to its name. Frustrated by the patriarchal structure that forms the backbone of the music industry, these young professionals decided to create a community to reach a wider audience with their work and vision, thus beginning to explore alternative ways of existing. While the team is based in Ankara, they've already established connections with Istanbul and other cities. Naz, a member of the team who moved to Istanbul, speaks on this program about what it's like to be part of an all-female community.

#20 Naz Yıldırım’ın eşliğinde Girlstothefront ve topluluklar üzerine
