
Distopyalar içinde yaşanan zamanın kaygılarını yansıtan aynalar mı?
Distopyaların karanlık dünyasına dalıyor, Orwell'in 1984'ünden başlayarak totaliter rejimlerin dil üzerinden düşünce kontrolünü, Huxley'nin Cesur Yeni Dünya'sında mutluluk ilacı "soma" ile görünmeyen zincirleri, Atwood'un Damızlık Kızın Öyküsü'nde kadın bedeninin üreme aracına indirgenmesini konuşuyoruz. Ayrıca distopik temaların sinemadaki yansımalarına bakıp, yaşlı nüfusun yok edilmesi, tüketimin din haline gelmesi, kadınların doğurganlığı üzerindeki devlet kontrolü gibi konular ele alınıyor. Distopyalar içinde yaşanan zamanın kaygılarını yansıtan aynalar mı ve aslında uyarıcı kabuslar mı sorularına cevap arıyoruz.
