
#14 Eda Recalar, yoksa Lu the Ethereal mı demeliydim?
Lu the Ethereal, sihirli bir kişiliğin sahnede içinden gelenleri haykırarak söylediği bir fantezisini onu dinleyenlere aktarmak için yanıp tutuşuyor. İzmir’de yaşayan sanatçıların kendi kollektifleri ve birlikte üretmelerinden yola çıkan sohbetimiz, ister istemez sosyal medyada üretilen yersiz eleştirileri ve kendi sesini oluşturmanın zorluklarına kadar ilerliyor. İlk albümü Unknown ile karakterini keşfe çıkan Lu, erkekliğin egemenliğini sürdürdüğü underground rap dünyasında bir kadın sanatçı olarak sesini fazlasıyla iyi kullanıyor. Bu bölümün sonundaki canlı performansı da, buna en iyi örnekti!
Lu the Ethereal is burning with the desire to share her fantasy with her audience, a fantasy where a magical personality shouts out her innermost feelings on stage. Our conversation, starting with the collective and collaborative production of artists living in Izmir, inevitably delves into the unwarranted criticism generated on social media and the challenges of creating one's own voice. Lu, who explored her character with her first album, Unknown, uses her voice exceptionally well as a female artist in the male-dominated underground rap world. Her live performance at the end of this segment was the best example of this!
