Hiroshi Ebina ve Kafamın İçindeki Boşluklar

Login
-
Aa
+
a
a
a

Login'den Christopher Çolak, doğaçlamanın açtığı ufuk çizgisiz alanlarda ağırlıkla ambient ve elektronik müzikler besteleyen Hiroshi Ebina'nın "On Solitude" adlı son albümü hakkında bilgi veriyor.

""

Günlük yaşamın güzelliklerini arayan; ince ruhlu, derin ve duygusal rezonansı harmanlayan ses dokuları ve estetik anlayışlarıyla öne çıkan müzikleri yayımlamaya gayret eden Singapurlu KITCHEN. LABEL’ın son konuğu Tokyo’dan. Hiroshi Ebina ve yeni albümü On Solitude bu haftaki konuğumuz. 

Uzak Doğu'nun en uç noktası sosyokültürel anlamda özellikle de Batı'ya müthiş çeşitlilikte ve zenginlikte alternatifler sunuyor. Bu alternatiflerin çoğu, Uzak Doğuluların alışık oldukları gelenekleri, görenekleri ve hatta alışkanlıkları. Bu görece, izole ada faunasındaki üretimlerin ve markaların dünyada bu denli şiddetli bir etki bırakmasının arkasında müthiş bir miras olduğu hepimizin malumu. Yıllandırılmış el emeği ve göz nurundan bahsediyoruz ve tabii ki güzel yemeklerden, müziklerden... 

Tokyolu bir ses sanatçısı, gagaku müzisyeni ve fotoğrafçı olan Hiroshi Ebina, İmparatorluk saray müziği ve danslarını kapsayan bir klasik müzik türü olarak tanımlayabileceğimiz geleneksel gagaku enstrümanları olan hichiriki ve biwa'yı çalmayı ve İmparatorluk Sarayı Ajansı'ndan müzisyenlerin rehberliğinde bu özel koreografili dansları da öğrenecek kadar işi ileriye taşımış.



Modüler synthesizler’ları ve yayından ayırmadığı ses kayıt cihazlarıyla sürekli denemeler yaparken, doğaçlamanın açtığı ufuk çizgisiz alanlarda ağırlıkla ambient ve elektronik müzikler besteliyor. “Diz üstü arpımda doğaçlama olarak çaldığım melodi o kadar güzeldi ki, kaydetmeye başladım. Her şeyin akıp gittiği başlangıç ​​buydu,” diyor kendi deyimiyle.

Hiroshi, besteleme sürecini yine kendi deyimiyle, “Beyaz bir kağıda noktalar ve çizgiler yaymak ve onlara bazı emirler vermek gibi” diyerek tanımlıyor ve, “Sonra bu çizgiler ve noktalar bazı şekiller göstermeye başlıyor,” diye belirtiyor. Ona göre, rastgelelik, ambient olarak adlandırılan müziğin en belirgin özelliği. “Ritim veya perde konusunda doğru olmakla ilgili değil ve sadece drone ve yankıdan da ibaret değil; daha çok dokuyla, her nota arasındaki boşluklarla ve bunun kulaklarına nasıl geldiğiyle ilgileniyor,” diyor.

13 parçalık albüm, dream-pop, ambient ve downtempo electronica arasında gidip gelirken, arada klasik duraklarda naif molalar vermeyi de ihmal etmiyor. 



On Solitude, Batı'daki hemen herkesin bir gün hayalini kurduğu o Japonya seyahatinin ruh halini temsil ediyor adeta. Özellikle doğa ile ilişkisini, daha da kötüsü dünyevi sebeplerden doğanın ve gündelik hayatın sıradan ama eşsiz güzelliklerini görme yetisi kaybetmiş insanlara kuş cıvıltılarını, bebek ninnilerini ve usulca esen meltemleri tekrar anımsatıyor. “How to Belong to Yourself” işte tam da böyle bir parça. Yetilerini kaybetmiş, duyularını köreltmiş, metropolis kaosunda kaybolmuş şehirli insanın bir çeşit uyanış alarm melodisi gibi. Kadife sesli Londralı prodüktör Hinori Omori’nin seslendirdiği giriş parçası “The Village in the Sky" ise bu atmosferi daha da yukarılara, bulutların üzerine yükseltiyor. Yine Japonya’nın yükselen ambient sanatçılarından marucoporporo ise “A Silent Room” ile harikulade bir kapanış yapıyor.



New York'taki Greyfade Stüdyosu'nda Joseph Branciforte tarafından mastering'i yapılan albümün çok hoş artwork’ü ise eserleri Japonya genelinde geniş çapta sergilenen tanınmış Japon ressam Chizuru Masumura'nın fırçasından çıkmış. Özenle bezenmiş bir ses örgüsü, naif olduğu kadar güçlü ve gerçek. Yeni yılda dinlediğim en taze ve hoş albümlerden birisi.


Hiroshi Ebina – On Solitude
KITCHEN. LABEL

1. The Village in the Sky (feat. Hinako Omori) 
2. Your Mind is Like the Ocean
3. For Brief Moment
4. How to Belong to Yourself
5. Saudade da Memória Peridida
6. Hush
7. One Step Closer to Awareness
8. Transience Permanence
9. Quiescence
10. Hokokuji Bamboo Forest 
11. My Mind is Like the Ocean
12. Isolation Portrait (Brooklyn, NY)
13. A Silent Room (feat. marucoporoporo)