Ganj Nehri, Himalaya nehirleri… Özellikle de Assam ve Bengal’den geçen Brahmaputra’ya uzanan bu bölgelerin hepsinde mevsimsel sel yaşanıyor
Hüsnükabul'de Waseem Ahmad Siddiqui, Hindistan’ın Kerala bölgesinde yaşayan Kerala yerlisi Bilal Jamal ile Hindistan’da şiddetli muson yağmurlarının yol açtığı sel felaketlerini ve iklim krizinin bölgedeki etkilerini konuşuyor.
Waseem Ahmad Siddiqui: Merhaba herkes, Apaçık Radyo burası. Ferhat Kentel ve ben –Waseem Ahmad Siddiqui- ile birlikitesiniz.
2 Auğustos 2026 tarihinden itibaren, Hindistan’ın kuzeydoğu Assam ve güneybatısında yer alan Kerala eyaletinde, şiddetli muson yağmurları nedeniyle ciddi sel yaşanıyor. Ganj ve Himalaya nehirleri.... Özellikle de Assam ve Bengal’den geçen Brahmaputra'ya uzanan bu bölgelerin hepsinde mevsimsel – muson - veya İngilizce (monsoon) yağmurlar nedeniyle seller yaşanıyor. Muson yağmurları çoğunlukla Batı Afrika, Güney Asya-Avustralya, Kuzey Amerika ve Güney Amerika'da olur. Özellikle yaz aylarında, Temmuz aynında başlar ve eylül, hatta bazı bölgeler ekim aylarına kadar devam eder.
Şu anda bu Muson yağmurlar ve seller nedeniyle kuzeydoğu kısmında Assam’da yaklaşık 2 bin 600 köy bu felaketten etkilendi. 170 bin kişi, şehirlerin çeperlerindeki tahliye merkezlerinde geçici olarak barınıyor. Ve neredeyse 3 bin kişi hayatını kaybetti.
Geçtiğimiz hafta, Hindistan’ın Kerala bölgesinde yaşayan ve Kerala yerlisi Bilal Jamal ile bu seller üzerine konuşma imkanım buldu. Epey zorlu koşullarda bize katıldı ve kısa ve öz 18 dakikalık neredeyse, bu sel felaket ile ilgili bizimle konuştu. Bilal ile o gün telefonda konuşurken, bana bu sel felaketinin sadece Hindistan ile sınırlı olmadığını söyledi. Bunun kıta ölçekte bir felaket olduğunu söyledi. Ayrıca, burada yaşayan insanların hayatlarının son derece savunmasız olduğunu da belirtti; şehirde uygun altyapı yok, dereler üzerine inşaat projeleri ile dışarıdan gelen sermaye, bölgeyi daha da yaşanamaz hale getirdi. Bunun sonucunda, “orada yaşayan bizim gibi insanlar her seferinde hükümet tarafından başka yerlere yerleştirilmek zorunda kalıyoruz,” diye paylaştı.
Hindistan'ın Kerala bölgesinde Bilal Jamal'ı kulak veriyoruz. Buyurunuz.
Waseem Ahmad Siddiqui: Bilal, öncelikle bu çok önemli sohbete katılmayı kabul ettiğin için teşekkür ederim. Bize öncellikle, şu anda Hindistan’ın neresinde olduğunu paylaşabilir misiniz? Yani, Hindistan’ın hangi bölgesindesiniz? Ayrıca, o yer hakkında biraz demografik bilgi de verebilirseniz sevinirim.
Bilal Jamal: Hindistan’ın güneybatı kesimindeyim. Eyaletin adı Kerala. Buradaki insanlar Malayalanca konuşuyor. Kerala’nın yaklaşık nüfusu ne kadar? 3 crore yani 36,2 milyon kişi demek. Haziran’dan Ağustos’a kadar “Güneybatı Musonu” adı verilen bir yağmur mevsimi yaşıyoruz.
Bu yılın Haziran ayında yağmurlar o kadar şiddetli değildi, ancak Temmuz sonuna doğru şiddetini artırmaya başladı. Ve geçen hafta, yani iki hafta önce, hafta sonuna doğru yağmurlar, özellikle de bulunduğum eyaletin güney kesiminde, olağanüstü derecede şiddetlendi. Yağış miktarı da normal seviyenin çok üzerindeydi. Bu durum, alçak arazilerde her zamanki gibi selden etkilenen bölgelerin ortaya çıkmasına neden oldu.
W.A.S.: Evet.
B.J.: Ama bu yağmur yüzünden toprak kayması da oluyor. Bir de şöyle bir olgu var, bunun İngilizce kelimesini unuttum. Çevireyim.
W.A.S.: Evet, lütfen, sorun değil.
B.J.: Bu toprak kayma farklı. Şey, daha çok çamur seli gibi. Bir nevi yüksek arazinin patlaması gibi bir şey.
W.A.S.: Anladım.
B.J.: Yani toprak— toprak yağmur suyunu tutamadığında patlıyor. Bu da yüksek arazilerdeki yerlerde ani sel baskınlarına neden oluyor.
Ama sel uzun sürmüyor. Sel, alçak arazilerde kalıyor. Sel, yüksek arazilerde kalmıyor, ancak yüksek araziler ya da yüksek arazilere yakın yerler bundan hemen etkileniyor; bu, benim kasabamda da yaşandı. Genellikle şiddetli sellerimiz olmaz. Eskiden seller olurdu. Sel’in etkilediği belirli bölgeler vardır.
W.A.S.: Evet.
B.J.: Ama bu seferki, memleketimin kayıtlı tarihindeki en yüksek seviyelerden biriydi. Selden yaklaşık 720 aile etkilendi, evleri sular altında kaldı. Ayrıca, bir saniye izin verin. Kaşi'de o sırada yaklaşık olarak iş yerleri zarar gördü. Yani 720 aile etkilendi ve 100'den fazla iş yeri zarar gördü, çünkü memleketimdeki ana geçim kaynağı ticarettir.
İş dünyası ise zararı yaklaşık 300 crore rupi yani 3.000 miliyon TL olarak tahmin ediyor.
W.A.S.: Evet, ben de sosyal medyada ve bazı haber kaynaklarında okudum. Örneğin Al Jazeera’da, özellikle Assam eyaletinin kuzeyinde yaklaşık 170.000 kişinin geçici olarak kamplarda sığınmak zorunda kaldığı yazıyordu.
B.J.: O farklı bir durum. Assam’da sel başka bir zamanda meydana geldi. Assam’da sel Haziran ayında yaşandı. Bu olay yaklaşık 2 ay önce gerçekleşti. Assam tarihsel olarak selden etkilenen bir bölgedir. Assam, Bengal… Brahmaputra Nehri’nin kıyısında, Bengal’e uzanan bu bölgelerin hepsinde mevsimsel sel yaşanır.
W.A.S.: Tam olarak bu noktada, sizden yıkımın boyutları hakkında konuşmanızı da istiyorum. Ancak, buna geçmeden sizin de belirttiğiniz gibi, az önce telefon üzerine konuşuyorduk. Bu sel sadece Hindistan’la sınırlı değil, bölgesel bir sel felaketi olarak tanımlıyorsunuz. Bize bölgedeki yıkımın boyutları hakkında biraz daha fikir verebilir misiniz? Başka hangi yerler, hangi bölgeler etkilendi?
B.J.: Hindistan’ın diğer bölgelerindeki sel hakkında kesin bir yorumda bulunmak zor çünkü, her bölgedeki selin nedeni farklı. Benim bölgemdeki selin nedeni, güneybatı musonu nedeniyle olağanüstü yüksek yağış miktarı. Öte yandan, Assam ve Bengal gibi yerlerdeki selin nedeni ise esas olarak Himalaya nehirlerindeki su akışındaki düzensizliktir. Assam ve Bengal gibi yerler alçak arazilerdir. Orada pirinç ekimi yapılan alanlar vardır. Bu bölgeler düzdür ve çok geniş taşkın yatakları ile nehir yataklarına sahiptir. Dolayısıyla bu yıl, Assam’da selin nedeni olarak gösterilen şey, ani sağanak yağışlar ve yoğun yağışlardır.
Komşu bölgelerde ise tepelik alanlarda. Ve bu durum, özellikle küresel ısınma ve Himalayalar’daki buzların erimesi nedeniyle giderek daha sık yaşanıyor. Ganj gibi Himalaya nehirleri, özellikle de Assam ve Bengal’den geçen Brahmaputra. Sel—tarihsel olarak bu bölgelerde her zaman sel yaşanır. Bu yüzden o topraklar çok verimlidir.
W.A.S.: Bir neden daha var; sanırım El Niño’yu duymuşsunuzdur.
B.J.: El Niño, muson yağmurlarını etkiledi.
W.A.S.: Ve — bu da aslında, bilirsiniz, iklim değişikliği olarak özetleyebileceğimiz bir neden olabilir.
B.J.: Evet Assam için öyle diyebiliriz. El Niño musonu etkiledi, çünkü Assam daha çok... belki emin değilim, çünkü El Niño çoğunlukla musonu etkiliyor; zira Assam’da yağmur bulutları ve her şey Bengal Körfezi’nden, doğudan geliyor. Ve yanılmıyorsam El Niño Atlantik’te meydana geliyor.
El Niño’dan en doğrudan etkilenen hava bölgesi muson bölgesi, yani Hint Okyanusu’dur. Bengal konusunda emin değilim. Bu açıdan Assam hakkında bir şey söyleyemem. Ancak muson için, insanlar El Niño nedeniyle musonun başında daha az yağış, daha sonra ise yoğun yağış bekliyorlardı ve öyle de oldu. Ve, bilimsel olarak, meteorolojik olarak bir şey söyleyemem ama yağmur bulutları normalden çok daha yüksekteydi. Çok sıra dışı bir yağış oldu, özellikle de memleketim yüksek bir bölgede yer alıyor. Sel, bu tür yerleri etkilemez ama şaşırtıcı bir şekilde biz de etkilendik.
W.A.S.: Evet, ben de size bunu soracaktım. Kendi eviniz etkilendi mi?
B.J.: Hayır. Evim çok daha yüksek bir yerde bulunuyor, ancak aile üyelerimin evleri etkilendi, arkadaşımın ailesinin evi de etkilendi. Su, normal sel alanından 100 metre daha ileriye kadar girdi.
W.A.S.: Evet, şimdi bir yandan selin bir doğal afet olup olmadığı sorgulanabilir, ancak diğer yandan bunun aslında insan kaynaklı bir afet olduğu da söylenebilir. Bu bağlamda, hükümetin tutumu hakkında, özellikle de bölgedeki iklim değişikliği konusundaki tutumu hakkında ne düşünüyorsun? Özellikle Hindistan’da?
B.J.: Hindistan’da hükümet politikaları merkezi hükümet ve eyalet hükümetleri arasında bölünmüştür. Dolayısıyla bazı konularda, örneğin nehir kıyılarındaki inşaatların sınırlandırılması veya ekolojik açıdan hassas bölgelerdeki inşaatların sınırlandırılması gibi konular, yerel yönetimlerin yetki alanına giriyor. Panjayat inşaat konusunda son sözü söyler. Evet, yerel yönetimler bu konuda son sözü söyler. Ekolojik politikalar ise, merkezi hükümetin durumunda olduğu gibi, her beş yılda bir eyalet düzeyindeki her hükümet için ayrı ayrı belirlenir. Dolayısıyla, Hindistan genelinden bahsetmek isterseniz bu çok geniş bir konudur, çünkü her bölgenin farklı ekolojik hassasiyetleri vardır.
Benim bölgemde, — inşaat alanında bazı kısıtlamalar ve ekolojik felaketlere yol açan insan kaynaklı nedenler olmuştur, ancak bu kısıtlamalar — asla il genelinde uygulanmamaktadır. Bunlar bölge genelinde, bölgesel düzeyde ve illerin içindeki alt bölgelerde gerçekleşmektedir. Dolayısıyla, bir hükümet belirli bir alanda otel veya tatil köyü inşaatını kısıtladığında, inşaatçılar başka bir yere geçmektedir. Ve genellikle hükümet, ancak bir felaket yaşandıktan sonra sıkı düzenlemeler getirmektedir. Örneğin benim memleketimde bile... aslında memleketimizde iki nehir var. Burası iki nehrin birleştiği bir yer. Bu nedenle memleketimizde çok sayıda küçük dere bulunuyor. Bu dereler suyun dengelenmesinde büyük rol oynuyordu, ancak insanlar derelere ait arazileri işgal edip inşaat yaptıkları için artık bu derelerin çoğu çok küçülmüş durumda.
Dolayısıyla yükselen su için bir tahliye vanası yok. Bu da bir faktör. Ancak bu konuda bile, onlar. bunun tamamen insan eliyle olduğunu söyleyemeyiz. Elbette, felaketin boyutu daha küçük olurdu. Bu tür şeyler daha önce de olduğu gibi mevcuttu, ama yine de bu, şey, kaçınılmaz bir felaket. Tabii ki, bunun boyutunu azaltabilirlerdi. Ancak hükümet bu konuda tamamen umursamaz davranıyor.
W.A.S.: Evet, yani, “insan kaynaklı felaket” derken kastettiğim de buydu. Ama size bir şey daha sormak istiyorum; bu benim son sorum olabilir. Biliyorsun, şu anda sel felaketlerinden bahsediyoruz; ancak bu hatırlayamadım, Delhi’deki Jantar Mantar’da öğrenci protestosunun gerçekleştiği tarihlerle aynı zamanda mıydı? Yoksa sel felaketi daha sonra mı meydana geldi?
B.J.: Hayır, bölgemizdeki sel felaketi protestodan sonra meydana geldi, ama sanırım Assam’daki sel felaketi öğrenci protestosu sırasında gerçekleşti.
W.A.S.: Bence bu konu burada çok kritik bir hal alıyor; çünkü bir yandan Delhi’de sokaklarda binlerce, milyonlarca öğrencinin doğru ve daha iyi bir eğitim talep ettiğini gördük. Ama diğer yandan Hindistan’da sel felaketleri yaşanıyordu. Ve sana şunu sormak istiyorum, mevcut hükümetin, yani BJP’nin ‘Bharata Janata Parti Modi’nin partisi, bu sorunları nasıl ele alıyor? Yani, bahsettiğim sorunlar, öğrenci protestoları. Tabii ki protestolar sona erdi ve öğrenciler haklarını neredeyse kazandılar, ama iklim yıkımı devam ediyor. Mevcut hükümet bunun için nasıl adım atacak. Bu konuda yorum yapmak ister misin? Öğrenci protestoyla neredeyse eş zamanlı olarak sel felaketleri yaşanıyordu. Yani şöyle özetleyebilirim: Medyanın rolü neydi? Medya’da neler gösteriyorlardı? Öğrenci protestoları sürerken Assam’daki sel felaketlerini de gösterdiler mi?
B.J.: O kadar değil. Biz bile selin o kadar şiddetli olduğunu hissetmiyoruz. Sadece Assam’dan çok zengin bir milletvekili olduğunu fark ediyoruz. Mağdurlar için çok büyük miktarda para bağışladı. Başka hiç bir şey umurlarında değil. Bir-takım zenginler Hindistan'da parayla bu sel felaketin biteceğini düşünüyorlar. Ama konu derin ve daha çok iklim felaketiyle ilgili.
Ne yazık ki, öğrenci protestoları sırasında Assam’daki sel felaketinden hiç bahsedilmedi. Öğrenci protestoları, kesinlikle—sadece tek bir konuyu gündeme getirmek istiyorlardı: eğitim bakanının istifası. Başka hiçbir konuyu tartışmaya pek istekli değillerdi.
Bu yüzden pek çok kişi stratejik olarak bu olaydan uzak durdu. Hatta Hintli muhalefet liderleri bile. Solcu öğrenci hareketleri gibi diğer öğrenci hareketleri ise, öğrenci protestoları sırasında çok stratejik bir tutum sergiledi; çünkü çoğu zaman insanlar, pek çok kişi bunu daha çok üst kasttan gelen liberal gençlerin bir tür hayal kırıklığı olarak görüyor. Unutmayalım, Hindistan’daki kast sistemi bitmiş değil. Her gün Hindistan’daki sokaklar pek çok şiddet yaşanıyor. Dolasıyla, şunu söylemek isterim, belki bu kulağınıza çok tuhaf gelecektir, ancak Delhi’de Jantar Mantar, öğrenci protestolar başka hiçbir konuyu tartışmaya istekli değillerdi, hatta asıl konuyu bile tartışmaya istekli değillerdi. Dolayısıyla pek çok alt kasttan olan öğrenci, protestoya karşı sadece ilgisizlik duyuyor. Diğer tüm konularda sessiz kaldıkları için protestodan uzak durdular. Yani, uzun süredir sorunlarla boğuşan bu kesimlerden gelen insanlar. Evet, bu sanki CHP Gençlik Kanadının bir protestosu gibi. Tıpkı Kürt gençlerin İmamoğlu için yapılan CHP protestosuna karşı hissettikleri gibi.
W.A.S.: Çok ilginç. Peki, Bilal, sanırım burada bitirebiliriz. Ve sana çok teşekkür ederim—.
bu zorlu zamanlarda bize ayırdığın zaman için. Çok teşekkür ederim.
B.J.: Teşekkür ederim.
W.A.S.: Kendinize çok iyi bakın.
Bilal, bu zorlu koşullar altında bize katıldı. Kısa ancak zihin açıcı, ve çok yalın bir dilde doğrudan bölgeden bilgileri aktardı. Kendisine teşekkür ediyoruz.
Son olarak, Mita Nag’dan bir sitar dinleyerek yayınımızı bitirebiliriz. Herkese teşekkür ederim. Gününüz güzel geçsin, önümüzdeki hafta Çarşamba günü görüşmek dileğiyle.
Benzer İçerikler
Ashish Kothari: “Biz 'Swaraj' deriz; bu, ‘kendi kendini yönetme’ anlamına gelir"
Waseem Ahmad Siddiqui, Ashish Kothari
Soumya Dutta: “Bizler burada Himalayalar’daki felaketi, krizin tarif edilemez boyutunu yaşıyoruz”
Waseem Ahmad Siddiqui, Soumya Dutta
Ayesha Jalal ile Bölünme Sonrası Güney Asya: Tarih, Kimlik ve Sınırlar
Waseem Ahmad Siddiqui
Odada irili ufaklı çeşitli filler var
Waseem Ahmad Siddiqui