Söz Yazarları: Claude Lemesle (II)
Bu haftaki programımızda söz yazarı Claude Lemesle’in kariyerinin yetmişlerin ikinci yarısından günümüze kadar olan kısmını mercek altına alacağız.
Bu haftaki programımızda söz yazarı Claude Lemesle’in kariyerinin yetmişlerin ikinci yarısından günümüze kadar olan kısmını mercek altına alacağız. Bu kapsamda da açılışı onun 1977’de Serge Reggiani için kaleme aldığı Venise n’est pas en Italie adlı parçayla yaptık. Nakarat kısmında geçen “Venedik İtalya’da değildir, Venedik herkesin evindedir, nereye gidersen, nereyi istersen orasıdır, nerede mutluysan orası Venedik’tir” dizeleriyle mutluluk ve aşk için lüks seyahatlere, pahalı yerlere gitmeye ihtiyaç yoktur; önemli olan sevdiğinle birlikte olmaktır şeklindeki mesajıyla dikkat çeken parça, başrollerinde Benoît Poelvoorde ve Valérie Bonneton’un yer aldığı 2019 tarihli Ivan Calbérac filmine de adını vermişti. Lemesle’in Reggiani ile daha doğrusu onun o dönemdeki eşi Annie Noel ile yolu, henüz kariyerinin başında, şarkıcı olma hayalleri kurarken kesişmişti. Genç adam Reggiani’ye birkaç şarkı sözü göndermiş ama onu ilk arayan Ile-Saint-Louis’deki Deux-Ponts Sokağı’nda bir kabare açan ve burada sahne alacak genç sanatçılar arayan Noel olmuştu. Henüz yirmi beş yaşında bile olmayan Lemesle, ertesi yaz Mougins’de Reggiani’yle, sanatçının Sylvain Lebel ve Annie Noël’le birlikte Boris Vian’a adanan bir gösteri üzerinde çalıştığı sırada yeniden buluştu. Bundan birkaç ay sonra Reggiani onu aradı ve La Demoiselle de deshonneur adlı parçasını kaydetmek istediğin söyledi. Ancak kısa süre sonra albümüne bir hayat kadınını konu alan benzer temalı Jean-Loup Dabadie parçası La putain’i dâhil etmeye karar verince Lemesle’in mutluluğu hayal kırıklığına dönüştü. Söz konusu şarkı 1974’te Carlos, 1978’te de Joe Dassin tarafından yorumlanacak, Reggiani ise parçayı nihayet 1997’de kaydedecekti. Reggiani’nin kaydettiği sözleri Lemesle imzalı ilk şarkı ise 1973 tarihli Bon à tirer albümünde yer alan Pericoloso sporgersi oldu. Bir soygunun ardından soygunu gerçekleştiren çete üyelerinin kendilerine ihanet eden arkadaşları tarafından boşluğa doğru savrulmalarını konu alan parça, Reggiani’nin ustalıkla taklit ettiği mafya aksanı ve Paris-Lyon-Akdeniz hattındaki trenlerinin camlarına uzun yıllardır yazılı olan “Sarkmak tehlikelidir” anlamına gelen İtalyanca deyimin geçtiği nakaratıyla dikkat çekiyordu. Biz de şimdi önce bu eğlenceli parçayı dinleyeceğiz Serge Reggiani’den, bunun ardından da sözleri Claude Lemesle, bestesi ise Alice Dona imzasını taşıyan 1975 tarihli Rue de reve’de: “İyi bir öğrenci değildim, ve kötü bir vatandaşım, ama evim hayaller, ofisim ise arkadaşlar sokağında” diyecek sanatçı.
Serge Reggiani’den dinledik sözleri Claude Lemesle imzasını taşıyan iki parçayı arka arkaya: önce Pericoloso sporgersi, bunun ardından da Rue de reve. Reggiani’nin Rue de reve’in de yer aldığı 1975 tarihli albümünde, bu parça dışında sözleri Lemesle imzalı dört şarkı daha vardı. Bunlardan en fazla dikkat çekeni ise, tiyatro oyunculuğunda başarısız olmasının ardından hayatına suflörlük yaparak devam eden ve etrafındaki oyuncuların performanslarını beğenmeyerek onların yerinde kendisinin olması gerektiğini düşünen adamın hikâyesini anlatan Le souffleur’dü. Bestesi Alain Goraguer imzalı şarkının ortaya çıkış süreci hakkında şöyle demiş Lemesle L’art d’ecrire une chanson adlı kitabında: “Size söz ve müziğin mükemmel bir evliliğine ulaşması için gerekli uygun çalışma biçiminden bahsetmek istiyorum. Ben aklıma bir fikir geldiğinde önce kafamdaki senaryoyu besteciye anlatırım. O da yalnızca benim hikâyemi, hikâyenin kendine özgü ve ilham verici yanlarını da dikkate alarak, hiçbir ölçü kısıtlaması olmadan müziği yazar. Onun işi bittiğinde metni yazmak bana artık kolay gelir; çünkü melodi ve ritim, prensipte, müzisyen ortağıma aktardığım atmosferi yeniden üretir. Bu yöntemi, Serge Reggiani’nin yorumladığı iki şarkıda kullandım: bunlardan biri bestesi Alain Goraguer’ye ait olan Le Souffleur, diğeri ise Alice Dona ile çalıştığım Le Barbier de Belleville’di.” Bu arada 1977’de piyasaya çıkan Le Barbier de Belleville – Belleville berberi de kısa sürede Reggiani repertuarının vazgeçilmezlerinden birine dönüşmüştü. Şarkının yayınlanmasından kısa süre önce hayatını kaybeden, Reggiani’nin babası Ferruccio’nun mesleğinin de berberlik olmasından dolayı otobiyografik bir özellik de kazanan parça: “Hiç peşimi bırakmadı, Manon, Carmen ya da Corneville söyleme arzusu, İtiraf edin ki çok can sıkıcı, Yeteneği olmadan imrenme duygusu. Sesim güzel değil ama, deniyorum bazen, fakat denk gelmiyor bir türlü, yetenekli değilim opera konusunda” sözleriyle gençlik yıllarında ailesinin kuaför salonunda çalışıp o dönemde sahip olması imkansız gibi görünen bir kariyerin hayallerini kuran Sergio’yu konu alıyordu belki de. Biz de şimdi bu iki parçayı dinleyelim dilerseniz Serge Reggiani’den: önce Le souffleur, bunun ardından da Le barbier de Belleville.
Serge Reggiani’den dinledik, sözleri Claude Lemesle imzasını taşıyan iki parçayı: önce Le souffleur, bunun ardından da Le barbier de Belleville. 1995 tarihli otobiyografi kitabı Dernier courrier avant la nuit’de, “Claude benim koruyucu meleğim” ifadelerini kullanmıştı Serge Reggiani. Bu aslında kulağa, kelimeleri özenle işleyip yorumculara sunmaya alışmış bir söz yazarı için tuhaf bir tanımlama olarak gelebilir ama Lemesle’in, Reggiani için sanat yönetmeni, albüm yapımcısı, duyumların ve duyguların kâtibi, sahne yönetmeni ve nihayet bir kariyerin itibarını ve doğruluğunu gözeten mucizevi bir dost rollerini de üstlendiği göz önünde bulundurursak onun bu tanımı ne denli hak ettiğini daha iyi anlayabiliriz. Bunun yanı sıra özellikle Reggiani’nin şarkıcılık kariyerinin düşüşe geçtiği seksenli yıllarda, bir şeylerin zorla yürüdüğünü, açıkça kötü gittiğini ya da hiç işlemediğini bile bile bir macerayı sonuna kadar götürmek zorunda kalan suç ortağı rolünü de üstlenmek zorunda kalmıştı Lemesle ve hasar görmüş, bitkin düşmüş, neredeyse tüm kapasitesi törpülenmiş bir ses için şarkı yazmaya devam etmişti. Bu açıdan Reggiani’nin beş yıllık bir aradan sonra müziğe geri döndüğü 1989 tarihli albümündeki tüm şarkıları onun kaleme almış olması şaşırtıcı değildi. Söz konusu çalışma; Picasso, Molière, Robespierre, Adèle Hugo ve Camille Claudel gibi tarihe mal olmuş isimlerin yanı sıra Reggiani’nin kendisi ile eşi Noëlle Adam’e ithafen yazılmış on şarkıdan oluşan bir konsept albümdü. Piyasaya çıkmasının ardından eleştirmenler tarafından Reggiani’nin küllerinden doğmasını sağlayan albüm olarak nitelenmiş, gazeteler de usta sanatçıya yeniden geniş yer ayırmaya başlamıştı.Tüm bunların gerçekleşmesini sağlayan ise Claude Lemesle’in sahne arkasında verdiği inanılmaz mücadeleydi. Lemesle, ilk olarak sözleşmeyi imzalamadan önce şarkıları dinlemek isteyen plak şirketiyle mücadele etmiş, bunun ardından sanat yönetmenliği mesleğini keşfederek ikinci bir kayıt yapmaktan daima kaçınan bir yorumcudan bir tekrar daha istemek, bunu ona dayatmak, hatta bunun için ona yalvarmak zorunda kalmıştı. Onun bu fedakâr tavrı, albümün başarısına büyük katkı sağladı ve Reggiani’nin 1989’da Olympia’da verdiği konserlerin desteğiyle albüm elli bini aşan bir satış rakamına ulaştı. Biz de şimdi önce bu albümde yer alan ve Reggiani’nin 1972’de tanışıp hayatının sonuna dek birlikte yaşadığı Noelle Adam’a ithaf edilen Noelle adlı parçaya kulak vereceğiz, bunun ardından da sözleri Claude Lemesle müziği ise Raymond Bernard imzasını taşıyan 1997 tarihli Les miroirs se souviennent ile gelecek Serge Reggiani Apaçık Radyo mikrofonlarına.
Serge Reggiani geldi Apaçık Radyo mikrofonlarına sözleri Claude Lemesle imzasını taşıyan iki parçayla: önce Noelle, bunun ardından da Les miroirs se souviennent. Claude Lemesle’in şarkı sözü yazarlığı yaptığı sanatçılardan biri de İspanyol popüler müziğinin efsanevi ismi Julio Iglesias’tı. 1979 yılında, Fransızca şarkılardan oluşan ikinci albümü “A vous les femmes”daki bazı parçaların sözlerini yazması için Lemesle’in kapısını çalmıştı Julio. Söz konusu albümdeki çoğu parçanın İspanyolca orijinal versiyonları sanatçının bir yıl önce piyasaya çıkan albümü Emociones’te yer alıyordu. Bunlardan biri de müziği Arjantinli besteci Dino Ramos’un imzasını taşıyan No vengo ni voy’du. Bu parçayı Je n’ai pas changé adıyla Fransızcaya uyarlayan Lemesle, bu yazım sürecinde Julio’nun İspanyol aksanıyla rahatça telaffuz edebileceği kelimeleri kullanmaya özellikle özen gösterdi. Bununla birlikte şarkının teması bir hayli değişmişti. Parçanın orijinal versiyonunda anlatıcı kimse onu hiçbir yerde beklemediği için yaşamakla ölmenin kendisi için fark etmediğini ifade ederken nostaljik bir aşk şarkısına dönüşen Fransızca uyarlama, sevdiği kadına geçen yıllara karşın değişmediğini anlatmaya çalışan bir adamın hikayesini konu alıyordu. Julio Iglesias tarafından 1979’un ilkbahar aylarında kaydedilen bu versiyon, 1980’in Ocak ayında 45’lik olarak piyasaya çıktı ve üç yüz binin üzerinde bir satış rakamına ulaşarak Fransa’da yılın en popüler parçalarından biri haline geldi. Şimdi biz de önce bu şarkıyı Julio Iglesias’tan dinleyeceğiz, bunun ardından da Hervé Vilard, Toto Cutugno’nun 1978 tarihli Donna donna mia adlı parçasından Claude Lemesle tarafından Fransızcaya uyarlanan ve bir milyonu aşan satış rakamıyla 1979’un en fazla ses getiren single’lardan biri olma unvanını kazanan Nous ile bizlerle olacak.
Sözleri Claude Lemesle imzasını taşıyan iki uyarlama dinledik arka arkaya: önce Julio Iglesias’tan Je n’ai pas changé, bunun ardından da Hervé Vilard’dan Nous. Claude Lemesle’n uzun süre birlikte çalıştığı efsanevi isimlerden biri de Gilbet Bécaud. 1980’li ve 90’lı yıllarda birçok şarkı yazmıştı Lemesle sahnedeki enerjisi nedeniyle Bay 100.000 Volt lakabıyla tanınan sanatçı için. 2021’de, başka bir deyişle Bécaud’nun yirminci ölüm yıldönümünde Jacques Pessis ile onun hayatını ve şarkılarını konu alan On revient te chercher adlı kitabı da kaleme alan Lemesle, onunla tanışmasını ve çalışmaya başlamasını şöyle anlatıyor: “Rennes Caddesi’ndeki Saint-Hilaire kulübünde Pierre Delanoe ile birlikte neşeli bir gece geçiriyordum. Gilbert Bécaud da oradaydı. Onunla tanışmaya cesaretim yoktu ama mekânın sahibi, François-Patrice bu görevi üzerine aldı ve Gilbert, tüm nezaketiyle, benimle çalışmak istediğini söyledi. Samimi görünüyordu. Bu beni sevinçle boğdu ama aynı anda bir gün bu kutsal canavarla baş başa kalacağım düşüncesi karşısında korkunç bir sahne korkusu yaşadım. Kulüpten viski, müzik ve umutla sarhoş olmuş halde çıktım. Yetmişlerin ikinci yarısında Wallons Caddesi’ndeki dairemde telefon sık sık çalıyordu. Onlara kalemimi ödünç vermemi isteyen her türlü sesi duyuyordum, ama Bécaud bir türlü aramıyordu. Onu bekledim, bekledim. Bir yıl kadar sonra nihayet aradı. Beni birlikte çalışmak için sahne aldığı Brüksel’e çağırdı. Hazırlıklarımı yaptım ve 24 Şubat 1978 günü, Brüksel’e indim. Otele yaklaştıkça kalbim daha hızlı atıyordu. Odama varınca onu aradım, hemen cevap verdi, seni bekliyorum dedi. Arenaya giren bir boğa misali odasına girdim, matador çok sempatik görünüyordu. Bir kahve içtik ve çalışmaya başladık. Bécaud piyanonun başına geçti, bir melodi çaldı ve “Bunu nasıl buldun” dedi. Güzel bir melodi, akılda kalıcı bir nakarat; kısacası bir söz yazarı için bulunmaz nimetti çaldığı beste. “Bayıldım” dedim. Mutlu oldu ve ben beyaz kâğıt mavi tükenmezimle çıkarırken müziği durmadan tekrar tekrar çaldı. Sonra birden durdu ve: “Ah! Az daha unutuyordum, bu şarkıyı aslında Michael Kunze ile birlikte Almanca yazmıştım, yani bir uyarlama olacak. Seni rahatsız eder mi?” dedi. “Hiç önemi yok: asıl önemli olan sonucun güzel olması” dedim. “Zaten merak etme, çok yakında özgün şarkılar yazma fırsatımız da olacak” diye cevap verdi.” Bu aynı zamanda Bécaud’nun Un instant d’étérnité adlı şarkısının da ortaya çıkış hikâyesiydi. Seksenlerde Becaud’nun Michael Kunze ile yazdığı Almanca sözlerden Lemesle tarafından Fransızcaya uyarlanan bir diğer şarkı da Désirée idi. Bu parçayla ilgili de şunları söylemiş Lemesle: “1982’de bir gün Gilbert beni Paris’teki ikametgâhı olan Porte Maillot’daki Hotel Meridien’e çağırdı. Süitine gittim. Her zamankinden daha mutlu, daha coşkulu görünüyordu. Bana arkadaşı Michael Kunze ile Almanca yazdığı bir şarkıyı dinletti. Garip biçimde disko tarzındaki bu besteye çok inanıyordu. Orijinal metni çevirdi ve mümkün olduğunca buna sadık kalmamı istedi. Birkaç denemeden sonra: “Dans ettiğin müziğe benziyorsun, Şiddet, ritim ve çöküşsün sen” şeklindeki ilk dizeleri yazdım. Bécaud gayet memnun görünüyordu. Sonra nakarata geçtim ve “Désirée, Ah Désirée, yüreğinde kuşağının melankolisi var, Désirée Ah Désirée, bedeninde blue-jean ama düşlerinde etekler” dizeleri ortaya çıktı. Her şey akıyor gibiydi ama ne yazık ki ikinci kıtayı Bécaud neredeyse tek başına yazdı; Almancadan biraz özensiz, kelimesi kelimesine bir çeviri oldu ve ben de buna razı olma zaafını gösterdim. Bécaud beni etkilemişti ve utangaçlığım bir kez daha bana oyun oynamıştı Bunun bize yakışmadığını söylemeye cesaret edemedim. Buna karşın şarkı piyasaya çıktığında üç yüz bini aşan satış rakamıyla inanılmaz bir başarı kazandı. Eleştirmenler parçayı biraz cinsiyetçi bulsa da dinleyiciler bayıldı ve Desirée, Bécaud’nun son hit şarkısı olarak tarihteki yerini aldı.” Biz de şimdi önce bu parçayı dinleyeceğiz Gilbert Bécaud’dan, bunun ardından da sözleri yine Lemesle imzasını taşıyan 1985 tarihli Desperado’nun 1997 yılına ait bir canlı performans kaydıyla bizlerle olacak sanatçı.
Evet, Fransız şansonunun önde gelen söz yazarlarından Claude Lemesle’e ayırdığımız programların sonuna geldik artık. İki program boyunca kulak verdiğimiz isimler dışında; Gilles Marchal, Gérard Lenorman, Mari Trini, Melina Mercouri, Johnny Hallyday ve Michel Fugain gibi sanatçılarla da çalışmıştı Lemesle. Biz de kapanışını onun Michel Fugain için kaleme aldığı bir parçayla yapacağız. “Claude Lemesle ekibime katıldığında, neler yapabileceğini görmek istedim. Ona söz yazılması neredeyse imkânsız bir melodi verdim. Bana “Dis oui au maître” adlı bir başyapıt getirdi.” sözleriyle anlatıyor Michel Fugain, Lemesle’le nasıl çalışmaya başladığını. İkilinin bu şekilde başlayan ortaklığı, yetmişli yıllar boyunca Dis-moi pourquoi?, Avec ton chœur ve Y a du soleil doksanlar ve iki binlerde de La Bête immonde, Les Alizés ve Va vers le soleil gibi parçalarla devam etti. Bizim şimdi dinleyeceğimiz parça ise 1976’da piyasaya çıkan Vis ta vie. Şarkıda, bir baba üç yaşındaki oğluna sesleniyor ve çocuğun büyümesini, okula gitmesini, ayna karşısında kendini beğenmesini, sonra evden ayrılmasını hayal ediyor. Zamanın geçmesinden dolayı hem gurur duyuyor hem de biraz üzülüyor. Yine de küçük çocuğa “Hayatını yaşa, hiçbir şeyden korkma, yıldızın yolunu çoktan çizdi, hayatını yaşa hiç tasalanma, çünkü benim hayatım yön verecek adımlarına” diyor.
Benzer İçerikler
Söz Yazarları: Claude Lemesle (I)
Devrim Özkan
Serge Reggiani 100 yaşında (II)
Devrim Özkan
Toto Cutugno uyarlamaları
Devrim Özkan
1965 yılının öne çıkan şarkıları
Devrim Özkan