Bu haftaki programımızda; Charles Aznavour, Marc Lavoine, Angèle ve Charlotte Cardin gibi isimlerin, “kıskançlık” temasını farklı boyutlarıyla ele alan parçalarına kulak verdik.
Programın açılışını, artık yüz yaşını geride bırakan bir klasiğin Fransızca uyarlamasıyla yaptık. 1925’te Danimarkalı kemancı ve orkestra şefi Jacob Gade tarafından bestelenmişti Jalousie. O dönemde Gade, besteyi gazetelerde okuduğu tutku cinayeti haberlerinden ilham alarak yaptığını söylemişti. 1931’de Vera Bloom parçanın İngilizce sözlerini kaleme aldı, 1951’de Frankie Lane bu sözlerin yer aldığı kendi versiyonunu kaydetti ve tango ritimlerine sahip Jealousy adlı parça Amerika listesinde üçüncü sıraya kadar yükseldi. Şarkının Line Renaud’dan dinlediğimiz 1956 tarihli Fransızca uyarlamasının sözleri ise, Jacques Larue ve André Mauprey’e aitti.
Marc Lavoine, 1996’da piyasaya çıkan ünlü "Lavoine Matic" albümünde yer alan J’habite en jalouise adlı şarkıda, hayatı kıskançlık içinde geçen bir adamdan bahsediyordu bize. Şarkıda: “Acıtıyor içimi ama böyle işte, O benden çok daha güçlü, Birden bastırıyor, haber bile vermeden, Perişan ediyor beni, Ufak bir şey olsun yeter ki, Sakarca yapılmış ufak bir hareket, Bir sokak, bir eşya, bir yer, İşte oldu, tam isabet, kıskanmaya hakkım var yine” sözleriyle kıskançlığı artık belli ki psikolojik bir probleme dönüşen bu adamın ruh halini anlatıyordu. Nakaratta geçen: “Kıskançlıkta yaşıyorum, tuhaf bir ülke burası, güneşle pus arasında, kıskançlıkta yaşıyorum, ziyaretler ve vizeler yasak burada” dizeleriyle de şarkıda bahsedilen kişinin bu duygular yüzünden kendini adeta giriş-çıkışların yasak olduğu karanlık bir ülkeye hapsolmuş gibi hissettiğini ifade ediyordu.
Dinlediğimiz şarkıların isimlerinden de anlaşılabileceği üzere, jalouise kelimesi Fransızcada kıskançlık anlamına geliyor. Bu bildiğiniz gibi aynı zamanda, içeridekilerin dışarıdan neredeyse hiç fark edilmeden dışarıyı gözlemlemesine olanak tanıyan, panjurlu perde sistemine (jaluzi) verilen isim. Bu bağlamda söz konusu sistemin, belki de kıskançlık duygusunun da etkisiyle, dışarıdan bakanların içeridekileri görmemesi ya da içeridekilerin gizlice dışarıda ne olup bittiğini izlemesi için tasarlandığı düşünülebilir.
Fransız popüler müziğinin sevilen isimlerinden Julien Clerc, 1978’te piyasaya sürdüğü dokuzuncu stüdyo albümüne “Jaloux” yani “Kıskanç” ismini vermişti. Sanatçının günümüzde artık bir klasik olarak kabul edilen Ma préférence adlı şarkısını da içeren bu albüme ismini veren parça ise, sözleri Étienne Rhoda-Gil müziği ise Julien Clerc imzasını taşıyan Jaloux de tout idi. Parçada: “Bu akşam rüyalarına süzülüp geleceğim, arzunun dalgalandırdığı o denizin içinde, Bırak seni hazinem yapayım, Harpagon'un altınlarının üstünde diz çöktüğü gibi” sözleriyle Molière’in Cimri adlı eserinin başkahramanı Harpagon’a da vurgu yaparak sevdiği kadını bu tip bir tutku ya da kıskançlıkla sahiplenen bir adamın rolüne bürünüyordu Clerc. Bunu takip eden: “Ateşli göz kapakların, Bana ait, Korkuların, hayallerin, hepsi benim, Kıskanıyorum evet her şeyden kıskanıyorum” sözleriyle de sahiplenme duygusunun kıskançlığa dönüşümüne vurgu yapılıyordu.
Repertuarında kadın erkek ilişkilerini hemen her yönüyle ele alan onlarca şarkı bulunan Charles Aznavour’un favori temaları arasında aşk ve kıskançlık da yer alıyordu. Örneğin 1966’da piyasaya çıkan Et moi dans mon coin (Ve ben kendi köşemde) adlı parçada, bir yemek ya da davet sırasında, eşinin ya da belki de sevgilisinin kendisinin yanında bir başka erkeğe kur yaptığını fark eden ama bu duruma sesini çıkaramayan bir adamın hikâyesini anlatıyordu bize Aznavour. Şarkının kahramanının içinde bulunduğu durum karşısındaki çaresizliğini şu sözlerle ifade ediyordu sanatçı: “O sana bakıyor, Gizlice, Sen gevezelik ediyorsun, Fazla serbestçe, O sana kur yapıyor, Benim yanımda, Sen sarhoş oldun, Gülüyorsun kahkahalarla. Ve ben kendi köşemde, Hiçbir şey demesem de, Kalbim gözyaşlarının eşiğinde, Ve ben kendi köşemde, İçiyorum kederimi, Çünkü aşk el değiştirmekte…” Şarkının sonunda ise kadın adamın yaşadığı huzursuzluğu fark ediyor, neyin var siye soruyor ama adam bu duygularını dile getirmiyor ve “Hayır hiçbir şeyim yok, belki biraz yorgunum, harika bir akşam geçirdim” diye cevap veriyor ona.
Aznavour, 1963 tarihli Qui? (Kim) adlı şarkısında bu kez, o öldükten sonra kendinden bir hayli genç sevgilisinin başkalarıyla olacağını düşünen ve bundan dolayı kıskançlık duyan bir adamın hikayesini anlatıyordu ve şöyle diyordu: “Kim dokunacak dudaklarına, Ve titrerken ateşler içinde, Yakalayarak vücudunu, Sahip olacak sana, Kim devralacak nöbeti, Rüyalarını doldurmak üzere, Ve hiç vicdan azabı çekmeden, Bir kahkahayla, Yönetecek seni, Beni yok ederek, Kalbinin derinliklerinden” Parçanın sonunda ise: “Kim? Kimse bunu söyleyemez, Kim? Hiçbir fikrimiz yok, Ve kalbim yırtılıyor düşününce, Birinin gelip; Bir Seni seviyorum cümlesiyle seni alacağını Ve bu "seni seviyorum"la, Şimdiden biliyorum ki, Önce alacak dudaklarını, Sonra da yatağını, Ve gömecek beni, İkinci bir defa” sözleriyle kendinden sonra sevgilisiyle olacak kişiye karşı duyduğu dayanılmaz kıskançlığı ifade ediyordu. Burada geçen “Gömecek beni ikinci bir defa” cümlesinin de ilginç bir hikâyesi var. Charles Aznavour dünyaya geldiğinde babası Misha Aznavourian, onu nüfusa kaydettirmek için belediyeye gitmiş ancak burada kayıt için kendisine eşinin evlenmeden öneki soyadı sorulduğunda bunu hatırlayamamış ve aklına ilk gelen soyadı olan Papazian’ı söylemiş, kayıt da bu şekilde yapılmış. Eve gidip bunu eşine anlattığında ise duruma bozulan eşi ona: “Sen bugün annemle babamı ikinci kez gömdün” diye tepki göstermiş. Kendisine sonradan anlatılan bu hikâyeyi hiç unutmayan Aznavour da, annesinin sözlerini yıllar sonra bu şarkının sonunda kullanmış.
Birilerine benzeme isteği ya da bazı kişilerin hayatına imrenme duygusu de zaman zaman kıskançlığa dönüşebiliyor. Serge Reggiani’nin 1973 tarihli albümünde yer alan Le moniseur qui passe (Yoldan geçen beyefendi) adlı parça da sokakta gördüğü bir adamın asaletine hayran kalan, onun hayatını yaşamak isteyen bir adamı konu alıyordu. Alice Dona & Annie Noël ikilisinin imzasını taşıyan parçada: “Yoldan geçen bu beyefendinin yerine olmak isterdim, geçip giden ve beni görmeyen bu beyefendinin. Bakışlarında pişmanlığın can sıkıntısının en ufak bir izini görmediğim. Ne kadar kıskanıyorum onu ne kadar isterdim onun yerinde olmayı, geçip giden ve “ben” olmayan bu adamın. Artık bıktığım, içinde dolanıp durduğum ve hiç sevmediğim o “ben” sözleriyle hem gıpta etme hem kıskançlık hem de kendini sevmeme gibi duygular ele alınıyor. Ne var ki şarkının sonunda adamın evine gidip onun eşini gördükten sonra onun yerine geçmekten vazgeçiyor şarkının kahramanı ve kendi haline şükrediyor. Bir başkasının yerine geçme arzusunu işleyen şarkının, bu açıdan asıl mesleği oyunculuk olan Reggiani’yle birebir uyuştuğu da söylenebilir.
Kıskançlık ve sahiplenme duygusu kimi zaman da daha tehlikeli bir hale gelip şiddete ve hatta cinayete sebep olabiliyor. Bu tip bir temayı işleyen Gilles Thibault ve Gérard Layani imzalı Johnny Hallyday şarkısı Requiem pour un fou, 1976 ilkbaharında piyasaya çıkmış ve olay yaratmıştı. İlk olarak Fou d’amour (Aşktan delirmiş) gibi bir isim verilmişti şarkıya ama bu kısa sürede değişti bu ve Requiem pour un fou'ya (Bir çılgın için ağıt) dönüştü. Parça, sevdiği kadını kaybetmemek için onu öldüren akli dengesi bozuk bir adamın, etrafı polis tarafından çevrildikten sonra, kendisini izleyen kalabalığa yaptığı konuşmayı aktarıyordu bize. Gazeteci-yazar Jean-François Brieu, bu parçayla 1939 tarihli Marcel Carné filmi Le jour se lève (Gün Ağarıyor) arasında bir paralellik olduğunu belirtmiş ve o filmde başrolü oynayan Jean Gabin’in canlandırdığı karakteri, bu şarkıdaki katile benzetmiş. Johnny Hallyday, yayınlandıktan sonra Fransa listelerinde bir numaraya oturan şarkıyı 1998’de Stade de France’da verdiği konserde bu kez Lara Fabian’la birlikte seslendirmiş, bu sayede parça, aradan geçen yirmi iki yılın ardından yeniden gündeme gelmişti.
Programın kapanışını Kanadalı söz yazarı, besteci ve yorumcu Charlotte Cardin’in geçen yıl çıkan bir parçasıyla yaptık. 1994’te Montréal’de dünyaya gelen sanatçı, kariyerine mankenlik yaparak başlamış, bunun ardından 2013’te katıldığı ses yarışması La Voix’yı ilk üçte tamamlamayı başarmıştı. 2016’da ilk EP’sini yayınlayan Charlotte, 2019 boyunca çeşitli festivallere katıldıktan sonra neredeyse tamamı İngilizce şarkılardan oluşan ilk stüdyo albümü "Phoenix"i 2021’de piyasaya sürdü. Bu çalışması sayesinde 2022’de "Yılın Sanatçısı" ve "Yılın Albümü" dallarında Juno ödülüne layık görülen Cardin, yine İngilizce şarkılara ağırlık verdiği ikinci albümü "99 Nights"ı 2023 yazında yayınladı. 2024’te uzun süredir romantik bir ilişki yaşadığı Aliocha Schneider ile birlikte Ensemble adlı parçayı seslendiren sanatçı, geçen yılın Eylül ayında; Jason Brando ve Ellie Blondeau ile beraber yazıp bestelediği Tant pis pour elle adlı single’ı piyasaya çıkardı. Kıskançlık, intikam ve özgürleşme gibi temaların işlendiği parçada, sevgilisinin başka bir kadınla olan ilişkisinin bitmesini büyük bir sevinç ve zafer duygusuyla kutlayan bir kadının rolüne bürünüyor Cardin. Parçanın ismi: Tant pis pour elle de, Türkçeye "Onun için kötü olmuş ama umurumda değil" şeklinde çevrilebilir.
Kaynaklar:
- Charles Aznavour - Star sans l'être, Baptiste Vignol, Grund, 2019
| Şarkıcı / Yorumcu | Parça Adı | Albüm Adı | Süre |
|---|---|---|---|
| Line Renaud | Jalouise (Remasterisé en 2013) | C'qu'on est bien | 3:01 |
| Marc Lavoine | J'haibte en jalouise | Lavoine Matic | 3:57 |
| Angèle | Jalouise | Brol | 3:44 |
| Julien Clerc | Jaloux de tout | Jaloux | 4:38 |
| Emily Loizeau | Je suis jalouse | L'Autre bout du monde | 3:16 |
| Charles Aznavour | Et moi dans mon coin (Live) | Palais des Congrès 2000 (Live) | 3:15 |
| Charles Aznavour | Qui? | L'album de sa vie 100 titres | 3:38 |
| Serge Reggiani | Le monsieur qui passe | L'Intégrale des albums studio | 4:15 |
| Enrico Macias | Jalouise Maladie | Mélisa | 2:25 |
| Lara Fabian & Johnny Hallyday | Requiem pour un fou (Live) | Live 1999 | 4:03 |
| Jean-Pierre Mader | Jalouise | Jalouise - EP | 3:37 |
| Charlotte Cardin | Tant pis pour elle | Tant pis pour elle | 2:38 |

