Apaçık Radyo

Latin Amerika edebiyatının “büyüsüz” gerçekçiliği

12 Eylül 2026

Haftanın Kitabı’nda Ceyhan Usanmaz, Latin Amerika edebiyatını büyülü gerçekçilik kalıbının dışından okumaya davet eden Arjantinli yazar Aurora Venturini’yi ve Türkçede ilk kez yayımlanan "Kuzenler" romanını ele alıyor.

Latin Amerika edebiyatı denince, akla hemen “büyülü gerçekçilik” geliyor. Bunda şaşılacak bir şey yok aslında; bu akımın önemli örneklerinin çoğunu Türkçede okuyabildiğimiz için de şanslıyız bu arada. Yalnız aynı kavramı o kadar sık tekrarlıyoruz ki, Latin Amerika edebiyatı zaman zaman bundan ibaretmiş gibi görünüyor. Oysa birbirine hiç benzemeyen yazarların bulunduğu çok daha geniş bir edebiyattan söz ediyoruz. Her ne kadar büyülü gerçekçiliğin karşıtı gibi kabaca bir kutba yerleştirmek haksızlık olacaksa da, Arjantinli yazar Aurora Venturini, akıllarımızın bu “alışkanlığını” bozmak için iyi bir isim. Onun romanlarının dünyası da tuhaf, hatta kimi zaman inanılması güç. Fakat bu tuhaflığın kaynağı “büyü” değil; aile, yoksulluk, şiddet, dışlanma ve insanların birbirlerine yapabildikleri... Kitabın Türkçe tanıtımında geçen “büyüsüz” gerçekçilik ifadesi, işte bu yüzden Venturini’nin dünyası için doğru bir nitelendirme! 

Venturini’nin romanlarında toplumun kıyısında yaşayan insanlar, özellikle engelli bireyler, yoksullar ve aile içinde ezilen kadınlar öne çıkıyor. Ama yazar onları acınacak kişiler olarak göstermiyor; yaralarını kapatmaya, davranışlarını okura sevdirmeye de çalışmıyor. Dili sert, alaycı ve yer yer grotesk. Hatta bu yüzden karakterleriyle karşılaşmanın kimi zaman rahatsız edici olduğu bile söylenebilir, kimi zaman da komik. Daha doğru bir ifadeyle, çoğu zaman ikisi birden.

Kuzenler, kısaca Yuna’nın ailesini ve büyüme hikâyesini kendi sesiyle anlattığı bir roman. Yuna’nın bazı dil ve öğrenme güçlükleri var; kız kardeşi ile kuzenlerinden bazıları da toplumun “normal” saydığı kalıplara pek uymuyor. Ailenin kadınları yoksulluk, ihmal ve erkek şiddetiyle çevriliyken Yuna için çıkış yolu resim oluyor. Ayrıca, romandaki olayların yanı sıra, Yuna’nın bunları nasıl anlattığı da önemli. Noktalama işaretleri kayboluyor, cümleler uzuyor, sözcükler bazen yanlış yerde duruyor... Çocukça görünen ifadelerin arasından bazen son derece keskin gözlemler çıkıyor... Bunlar elbette Venturini’nin bilinçli olarak kurduğu dili yansıtan “kusurlar.” Yuna’yı “düzeltmediği” gibi cümlelerini de düzeltmiyor. Diğer bir deyişle, okurun alıştığı anlatım düzeni, romandaki “normal” fikriyle birlikte bozuluyor. Bu nedenle Kuzenler’deki tuhaflığı büyülü gerçekçiliğe bağlamak kolay ama yanıltıcı olur. Burada doğaüstü olanın gündelik hayata karışmasından çok, gündelik hayatın kendisinin ne kadar acayip olabildiği anlatılıyor. Venturini groteski toplumsal gerçeklikle yan yana getiriyor, hatta çoğu yerde ikisini birbirinden ayırmıyor. Latin Amerika edebiyatının yalnızca büyülü gerçekçilikten ibaret olmadığını hatırlatırken, “gerçek” dediğimiz şeyin de öyle pek “düzgün” olmadığını gösteriyor.

Ve işte, bütün bunlardan yola çıkarak, Venturini gibi bir yazarın Türkçedeki ilk kitabının ancak şimdilerde yayımlanması, insana ister istemez “nihayet” dedirtiyor. Ancak Türkçedeki bu “gecikme,” yazarın kendi ülkesinde yaşadığının yanında kısa bile sayılır. 1921’de La Plata’da doğan Venturini otuzdan fazla kitap yazmış. Daha 1948’de El solitario adlı kitabıyla ödül kazanmış ve üstelik bu ödülünü Borges’in elinden almış. Buna rağmen geniş bir okur çevresine ulaşması 2007’yi, yani yazarın 85. yaşını buluyor. O yıl Las primas (yani elimizdeki Kuzenler kitabı) ile Página/12 gazetesinin düzenlediği Nueva Novela yarışmasını kazanıyor. Edebiyata bir anlamda “yeni isimler” kazandırmak amacıyla düzenlenen bu yarışmaya Beatriz Portinari takma adıyla katılıyor. Dolayısıyla gerçek kimliği açıklandığında ortaya edebiyata yeni adım atan biri değil, yaklaşık altmış yıldır yazan bir kadın çıkıyor. Gerçek hayatın kurgudan daha tuhaf (“büyülü” de denebilir burada) olduğu söylenir; 85 yaşında “yeni bir yazar” olarak keşfedilen Venturini de buna herhalde itiraz etmezdi! 


Aurora Venturini
Kuzenler
çev. Seda Ersavcı
Siren Yayınları, 2026, 144 s.

Benzer İçerikler

Haftanın Kitapları: 10.01.2012
10 Ocak 2012
Ceyhan Usanmaz
Orhan Pamuk İsveç Kraliyet Akademi'sinde
9 Aralık 2006
Anadolu Ajansı
'Bir gün Nobel alacaksın oğlum'
8 Aralık 2006
Radikal Gazetesi
  -     
Canlı Yayın
Şimdiki
Sıradaki
Sıradaki
Sıradaki