Greenpeace'e tazminat davası!

-
Aa
+
a
a
a

ABD’de bir şirketin açtığı davada, Greenpeace kuruluşları 660 milyon dolardan fazla tazminat ödemeye mahkum edildi.

Gezegenin Geleceği: 25 Mart 2025
 

Gezegenin Geleceği: 25 Mart 2025

podcast servisi: iTunes / RSS

ABD’de bir şirketin açtığı davada, Greenpeace kuruluşları 660 milyon dolardan fazla tazminat ödemeye mahkum edildi. Greenpeace ise, cezanın haksız olduğunu söylerken mücadeleye devam edeceklerini duyurdu. Greenpeace’in, şirketin petrol boru hattının Kuzey Dakota’daki inşasına karşı düzenlenen protestolarla bağlantılı olarak bir boru hattı şirketi tarafından açılan davada 660 milyon dolardan (25 milyar TL) fazla tazminat ödemesi gerektiğine karar verildi. Şirket, Hollanda merkezli Greenpeace International, Greenpeace USA ve finansman kolu Greenpeace Fund Inc. şirketlerini hakaret, izinsiz giriş, rahatsızlık, sivil komplo ve diğer eylemlerle suçlamıştı. Greenpeace Uluslararası Genel Direktörü Mads Christensen, “İklim krizini körükleyen, çevresel ırkçılığı derinleştiren ve fosil yakıt kârlarını halk sağlığının ve yaşanabilir bir gezegenin önüne koyan pervasız davranışlara feci bir dönüşe tanık oluyoruz. Önceki Trump yönetimi dört yılını temiz hava, su ve Yerli halkların egemenliğine yönelik korumaları ortadan kaldırmakla geçirdi ve şimdi müttefikleriyle birlikte protestoları susturarak başladığı işi bitirmek istiyor. Geri adım atmayacağız,” diye konuştu. Ceza alması gereken iklim krizi ile ölümlere neden olan milyonlarca insanı yerinden yurdundan eden fosil yakıt endüstrisi.

Buzulların Korunması

BirGün’den Berkay Sağol’un haberine göre, dün de bildirdiğimiz gibi 22 Mart Dünya Su Günüydü. 1993 yılından beri düzenleniyor ve bu yılın teması “Buzulların Korunması.” Buzulların erimesi, sel, heyelan ve erozyon riskini giderek artırıyor. BM’ye göre buzul kütlesi kaybı son 20 yılda iki katına çıktı. Bunun nedeni ise iklim krizi. Önlem alınmazsa birçok buzul 2100 yılına kadar yok olacak. İklim krizi nedeniyle hava şartlarında da ani değişimler yaşandı. Türkiye’de hem tarım alanında hem göllerin su seviyelerinde önemli değişimler meydana geldi. Bu durumun son örneklerinden biri Çukurova’da yaşandı. Sıfırın altına düşen sıcaklıklar tarımsal üretime zarar verdi. Gece saatlerinde sıcaklıkların -6 dereceye kadar düşmesi sonucu açık tarla ürünlerinden marul, lahana ve sera karpuz fideleri ile narenciye ve sert çekirdekli meyve ağaçları büyük oranda zarar gördü. Yağış, sıcaklık ve buharlaşma başta olmak üzere çeşitli iklim etkenleri göllerin seviyelerinde belirli dönemlerde artış ve azalmalara neden oldu. Bazı göllerde ise kuraklık geri dönülemez seviyelere ulaştı. Son 40 yılda su seviyesi yarı yarıya düşen Acıgöl, kuruma tehlikesiyle karşı karşıya. TMMOB Gıda Mühendisleri Odası, buzulların yeryüzünün tatlı su depoları olarak yalnızca ekosistemin dengesini sağlamakla kalmadığını, aynı zamanda milyonlarca insanın su ihtiyacını karşılayan nehirlerin ve tarım alanlarının da temel kaynağı olduğunu vurguladı. Mühendisler tarafından yapılan açıklamada, “Türkiye, coğrafi konumu itibarıyla buzul kaynaklı su sistemlerine doğrudan bağımlı olmasa da küresel iklim krizinin etkilerinden olumsuz etkilenmekte. Dünya genelinde buzulların hacmi azalırken, bu durum deniz seviyesinin yükselmesine, tatlı su kaynaklarının tükenmesine ve tarım arazilerinin kaybına yol açmakta. Ne yazık ki, ülkemizde su politikaları hâlâ kamu yararı yerine rant odaklı projelere öncelik verilerek yürütülmekte.  İklim krizine karşı acil ve etkili önlemler alınmalı,” dediler. Trakya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tan da iklim krizi etkilerinin yoğun olarak hissedildiği Türkiye'nin, 2030 yılı sonrasında 'su kıtlığı' çeken ülkeler arasında yer alacağının öngörüldüğünü belirtti.

Altın madeni şirketine red

Adı geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı tarafından değiştirilen altın madeni şirketi Gümüşhane Kürtün ilçesi yakınlarındaki işletmek istediği altın madenine verilen ÇED gerekli değil kararı mahkemede iptal edildi. Beytarla Köyü tüzel kişiliği adına açılan davada Erzincan İdare Mahkemesi, projenin çevreye geri dönüşü mümkün olmayan zararlar vereceği gerekçesiyle kararı iptal ettiğini açıkladı.

Akademik boykot

Biyoloji ve Çevre Mühendisliği eğitimi verilen pek çok üniversitede öğrenciler boykot kararı aldı. 19 Mart sabahı yapılan operasyonların ardından İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ve Beylikdüzü Belediye Belediye Başkanı Murat Çalık da dahil 48 kişinin tutuklanmasıyla birlikte memleketin dört bir yanındaki eylemler sürerken, üniversite öğrencileri de tepkilerini okullarında gösteriyor. Ülkenin dört bir yanında boykot çağrısı yapan binlerce öğrenci üniversite sıralarını boş bıraktı. ODTÜ’de boykot çağrısı yapan binlerce öğrenci kampüs içinde eylemde. Öğrenciler üniversite içinde yürüyüş gerçekleştiriyor. Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi öğrencileri “Hacettepe’den ODTÜ’ye selam olsun” diyerek akademik boykot başlattı. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde (İTÜ) öğrencilerin boykot kararının ardından eylemleri başladı. İTÜ Maçka kampüsünde güvenlik bina kapısını kilitledi. Bina içerisindeki öğrencilerin dışarıya çıkışı, bina dışındaki öğrencilerin ise içeriye girişi engellendi. Tabii yangın yönetmeliği dikkate alındığında çıkış kapatılması büyük bir sorun oluşturur. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde öğrenciler “boykot kararı” pankartlarını asarak akademik boykota başladı. Dersleri boykot eden öğrenciler fakültenin bahçesinde buluşuyor. Üniversitelerde doğa koruma ve iklim krizi ile mücadele odağında eğitimin ne kadar mevcut olduğu tartışmalı, gönül ister ki demokrasi, ifade özgürlüğü, hak, hukuk mücadelesi iklim ve biyolojik çeşitlilik koruma alanına da taşınır.