Elbistan Hayatı ve Doğayı Koruma Platformu'nun yürüttüğü kampanya devam ediyor.
Elbistan Hayatı ve Doğayı Koruma Platformu, change.org/TermiksizAfsinElbistan adresinde yürüttükleri kampanyalarına devam ediyor. “Havamız, suyumuz, toprağımız için yeni santral istemiyoruz” diyen kampanyacı ekip, yapılacak yeni santralin hava kirliliği, tarımın bitişi, su kaynaklarının tükenmesi, daha fazla hastalık ve ölüm demek olduğunu vurguluyor. Halihazırdaki iki santralin, kuruluşlarından 2020 yılına kadar 17.500 erken ölüme neden olduğunu, Afşin A Santrali’ne eklenecek iki yeni ünite 1.900 erken ölüme neden olacağını, Sağlık Bakanlığı kayıtlarının, Afşin A Santrali’nin açılışını takiben bölgedeki kanser vakalarının sekiz kat arttığını ortaya koyduğunu belirtiyor. “Afşin-Elbistan'da bulunan termik santraller hava kirliliği, su kirliliği ve sağlık sorunlarına neden olmaya devam ediyor. Ayrıca, bölgenin deprem riski altında olması, son yaşanan depremde santralin ciddi hasar alması bu santrallerin güvenliğini de sorgulatıyor. Bu nedenle, bu santrallerin faaliyetlerine son verilmesi, yeni üniteler planlanması yerine temiz enerji kaynaklarının tercih edilmesini istiyoruz,” mesajı taşıyan kampanya change.org/TermiksizAfsinElbistan adresinde.
Tüm canlılar ve doğa için adil ve etik bir yaşam
Adaletsizliğin derinleştiği bu günlerde, Türetim Ekonomisi Derneği tüm canlılar ve doğa için adil ve etik bir yaşamı savunduğunu vurguluyor. Türetim Ekonomisi, tüketimi değil; çevreye saygılı, insan haklarına duyarlı ve etik bir ekonomik modeli destekler. Şeffaflık ve adillik ilkeleri üzerine kurulu bu sistem, doğayı korurken sosyal eşitsizlikleri azaltmayı hedefler. Dayanışma ekonomisi, Türetim Ekonomisi’nin temeli; yerel üreticileri destekleyerek toplumsal yapıyı güçlendirmek ve ihtiyaçları yerelden karşılamak mümkündür. Bu şiarda programımızı bu hafta vatandaşların ve sivil toplum kuruluşlarının başlattığı çevre ve iklim kampanyalarıyla ilgili gelişmelerle bitiriyoruz.
Doğa ve iklim alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarından ifade özgürlüğü çağrısı
Doğa ve iklim alanında çalışan sivil toplum kuruluşları, sosyal medyadan “ifade özgürlüğü” çağrısında bulundu. Yapılan açıklamada “Doğayı ve iklimi korumanın ilk adımının ifade özgürlüğü, barışçıl protesto ve yaşam hakkını savunmaktan geçtiğini biliyoruz. Her zaman olduğu gibi bugün de ifade özgürlüğü, barışçıl protesto ve yaşam hakkının yanındayız,” denildi. Çağrıya Doğa Derneği, Ekosfer, Greenpeace Türkiye, İklim için 350 Derneği, İklim Öncüleri Sandras’ı Koruma Platformu, Türetim Ekonomisi Derneği, Yaban Hayatı ve Doğa Koruma Vakfı, Yeşil Düşünce Derneği, Sürdürülebilir Ekonomi ve Finans Araştırmaları Derneği (SEFiA) destek oldu.
Kapadokya betona kurban gitmesin!
Demet Canbazoğlu, Kapadokya’nın yok olmaması için change.org/KapadokyayıKoru adresinde bir kampanya başlattı. “Kapadokya, binlerce yıllık tarihi ve eşsiz doğal güzellikleriyle dünyanın en özel bölgelerinden biri. Ancak son yıllarda hızla artan betonlaşma, bu büyüleyici coğrafyayı tehdit ediyor. Plansız yapılaşma, otel ve konut projeleri bölgenin doğal dokusunu geri dönülemez şekilde bozuyor.” açıklamasında bulunan kampanyacı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Nevşehir Valiliği’ni acilen harekete geçmeye çağıyor ve taleplerini şu şekilde sıralıyor: Kapadokya’da yeni beton yapılaşmanın durdurulması. Mevcut tarihi ve doğal dokunun korunması için sıkı denetimler getirilmesi. Sürdürülebilir turizm politikalarının uygulanması. “Kapadokya sadece Türkiye’nin değil, tüm insanlığın ortak mirası. Eğer hemen önlem alınmazsa, eşsiz kaya oluşumları, peri bacaları ve tarihi yapılar geri dönülmez şekilde zarar görecek. Gelecek nesillere miras bırakmak istediğimiz Kapadokya için bugün harekete geçmek zorundayız!” mesajı taşıyan kampanya change.org/KapadokyayıKoru adresinde.
Değişim Elçileri Programı Samsun’da
Değişim Elçileri Programı Samsun’da başlıyor. Değişim Elçileri Programı'nın Samsun ayağında düzenlenecek çeşitli eğitim ve atölyelerde; katılımcı gençlerin ekolojik okuryazarlığını artırılması, savunuculuk alanında güçlenmelerinin sağlanması, kampanya yürütmeleri ve karar alma mekanizmalarında etkin roller üstlenmeleri hedefleniyor. Program kapsamında Samsun’da yaşayan ve okuyan 18-30 yaş arası 15 gençle bir araya gelinecek ve Ekolojik Okuryazarlık, Samsun’un Ekolojisi, Kampanyacılık ve Savunuculuk, Karar Verici Haritalama ve Karar Süreçlerine Katılım, Samsun’un Neye İhtiyacı Var? başlıkları altında atölyeler düzenlenecek. Atölyeler sonucunda, Samsun'da çevre ve iklimle ilgili değişim talepleri doğrultusunda iki farklı imza kampanyası başlatılacak. Süreç boyunca konuyla ilgili iletişim çalışmaları yürütülecek ve karar alıcılarla görüşmeler yapılacak. Programın hedefi, Samsun’da gençlerin öncülüğünde kalıcı bir ekolojik savunuculuk hareketinin ilk adımlarını atmak. Proje ekibi birlikte yapılacakları şöyle sıralıyor: “Aynı amaç için bir araya gelen bir topluluk olacağız. Eğitimler öncesinde birebir görüşmeler ve çevrimiçi toplantı yaparak ihtiyaçlarımızı belirleyeceğiz. 26-27 Nisan (Cumartesi-Pazar) tarihlerinde Samsun’da 2 gün-1 gece bir arada olacağız ve yüz yüze atölyeler düzenleyeceğiz. Atölyelerin ardından kampanyalar için bir yol haritası oluşturacağız. Kampanya sürecinde çevrimiçi toplantılar yaparak ilerlememizi değerlendirecek ve taleplerin gerçekleştirilmesi için kampanya stratejileri belirleyeceğiz. Program Temmuz sonunda bitecek ve tamamlayanlara ‘Değişim Elçisi’ sertifikası verilecek.” Başvuru için son tarih, 8 Nisan 23.59. Başvuru linki Değişim Elçileri Instagram hesabında.